82, 83, 84 ve 85. Vilayetler tarihten geleceği Türkiye'nin hayali.

Gazetecilik, sadece bir şehrin ya da bir bölgenin gündemini takip etmekle sınırlı olmayan; ulusal ve uluslararası gelişmeleri de yakından izleme sorumluluğunu gerektirir. Zonguldak’ta görev yapan bir gazeteci olarak ülkemizin lehine ya da aleyhine yaşanan her türlü gelişmeyi değerlendirmek, bir vatandaş olarak da bir gazeteci olarak da benim için bir görevdir.

Bugün, dünyanın dikkatleri Suriye’deki gelişmelere çevrilmiş durumda. Türkiye’nin öncülüğünde Suriye Milli Ordusu tarafından 14 gün gibi kısa bir sürede Şam ele geçirildi ve Suriye özgürlüğüne kavuştu. Tam 65 yıldır süregelen baskıcı rejim sona erdirildi. Bununla birlikte, terör örgütlerinin yuvalandığı Tel Rıfat ve Menbiç gibi bölgeler de teröristlerden temizlendi. Bu, hem Türkiye’nin güvenliği hem de bölge halklarının geleceği için önemli bir dönüm noktasıdır.

TARİHTEN BUGÜNE: OSMANLI’DAN ALDIĞIMIZ MİRAS

Osmanlı Devleti’nin bir dönem 36 eyaletten oluştuğunu hatırlamak gerekir. Bu eyaletlerden biri olan Bağdat Eyaleti’nin sancakları ve kazaları, bölgedeki hâkimiyetimizin ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Öyle ki bugün bağımsız bir devlet olan Kuveyt, o dönemde Basra Sancağı’nın küçük bir mezrasıydı. Osmanlı’nın büyüklüğünü ve gücünü anlamak için Halep gibi büyük şehirlere vilayet unvanı verilmiş olması yeterlidir. Bu bağlamda, tarihimizin derinliklerinde yer alan Misak-ı Milli sınırları, yalnızca bir coğrafi sınır hayali değil, aynı zamanda bir milletin kimliğini ve haklarını koruma arzusunun bir tezahürüdür.

 

MİSAK-I MİLLİ: TÜRKİYE’NİN HAYALİ VE HEDEFİ

Nasıl ki tarih boyunca, İsrail’in "Büyük İsrail" hayali Nil’den Fırat’a kadar uzanan bir coğrafyayı kapsarken, Türkiye’nin hayali de Misak-ı Milli sınırlarına kavuşmaktır. Bu sınırlar, yalnızca bir harita meselesi değil, milletimizin tarihi ve kültürel bağlarını ifade eder.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, "82 Kerkük, 83 Musul" ifadeleriyle ortaya koyduğu bu vizyon, aslında tarihsel gerçeklerimizden güç alır. Bugün yaşanan gelişmelerle birlikte bu hayalin gerçekleşme ihtimali daha da belirgin hale gelmiştir.

82 HALEP, 83 MUSUL, 84 KERKÜK: TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ

Son dönemde Suriye’de elde edilen başarılar, Türkiye’nin bölgedeki etkisini ve gücünü yeniden gözler önüne serdi. Halep, Kerkük ve Musul gibi şehirler, yalnızca tarihî bağlarımız açısından değil, stratejik önemleri açısından da büyük bir anlam taşır.

Suriye Milli Ordusu’nun Halep ve diğer bölgeleri kontrol altına almasıyla birlikte, bu şehirlerin Türkiye’ye bağlanması için referandum yapılması gündeme geldi. Bu gelişmeler, sadece Türkiye’nin değil, bölgede barış ve istikrar isteyen tüm halkların geleceği açısından sevindirici bir durumdur.

 

TÜRK BAYRAĞI VE GURURUMUZ

Halep Kalesi’nde Türk bayrağının dalgalanması, tarihimize ve milletimize duyulan güvenin bir göstergesidir. Bu durum bazı çevreleri rahatsız etse de, bu rahatsızlık bizler için gurur kaynağıdır. Çünkü bu bayrak, şanlı tarihimizin ve gelecekteki umutlarımızın sembolüdür.

SONUÇ: TARİHİMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK

82, 83, 84 ve 85’inci vilayetler, yalnızca bir hayal değil, tarihimizin ve milletimizin hakkıdır. Bugün yaşanan gelişmeler, bu hayalin gerçeğe dönüşme yolunda atılmış önemli adımlardır.

Tarihimize sahip çıkmak, geleceğimizi inşa etmek için en önemli adımdır. Türkiye’nin büyüklüğü ve gücü, yalnızca topraklarında değil, milletinin yüreğinde taşıdığı cesarette ve inançtadır.

Her şey çok güzel olacak; çünkü biz, tarihimizden aldığımız güçle geleceğimizi inşa etmeye devam ediyoruz.