PARA ALAN EMİR ALIR!
Bugün 24 Temmuz Basın Bayramı...
Kalemini satmayan, eğilip bükülmeyen, bu işi hakkıyla ve onuruyla yapan tüm meslektaşlarımın, gerçek gazetecilerin günü kutlu olsun.
Bugün, kağıt üzerinde "sansürün kaldırılışı" olarak kutlanıyor! Ancak gelin görün ki, Zonguldak’ta sansürün prangalarının fiilen hâlâ kırılmadığını, sadece şekil değiştirdiğini acı bir şekilde tecrübe ediyoruz. Eskiden yazılar baskıyla sansürlenirdi, şimdilerde ise cüzdanlarla sansürleniyor!
Yerel basının bir kısmında büyük ve organize bir dezenformasyon bilinçli olarak yürütülüyor. Mesleğin ağırlığını taşımaktan aciz bir kesim tarafından, bazı kurumlar adeta haraca bağlanmış durumda. Sistem son derece basit ve kirli işliyor: Para aldıkları için, emir alıyorlar!
Cebine giren paraya göre pozisyon alan bu güruh, beslendikleri kurumları ve güç odaklarını asla eleştiremiyorlar!
Şehrin havasını kirletip, insanımızın ciğerlerine kastedenleri yazamazlar!
Kamu kurumlarının binalarına çöküp, babalarının malı gibi üçüncü şahıslara fahiş fiyatlarla kiralayanları eleştiremezler!
Kamuyu milyarlarca lira zarara uğratanların, yetim hakkı yiyenlerin karşısına dikilemezler!
Ama gelin görün ki; boyun eğdiremediklerini, haraç koparamadıklarını "gözünün üzerinde kaşı var" diyerek, sudan sebeplerle acımasızca eleştirir, itibar suikastı yaparlar!
Bunun yakın geçmişte çok çarpıcı, bir o kadar da ibretlik bir örneği yaşandı. Geçmiş dönemde Selim Alan’dan para alamadığı için gece gündüz kalemşörlük yapanlar, eleştiri sınırını aşıp işi çirkinleştirerek eşine, baldızına kadar saldıranlar kimlerdi? Peki ya sonra ne oldu? Para muslukları açılınca, o zehir zemberek yazılar yazanlar bir anda Selim Alan’ı yere göğe sığdıramaz oldu! Dün en amansız düşman olanlar, bugün en büyük şakşakçı kesildi. Çünkü musluk açılmış, emir alınmıştı.
Bir de kendi kirliliğini başkasına sıçratmaya, bana dil uzatmaya kalkanlar var...
Konuştuğunda mangalda kül bırakmayan "solcu", ama iş yaşamaya ve menfaate gelince tam bir "orta yolcu" olan bir sözde gazeteci, benim için utanmadan "Rektörden para alamadığı için yazıyor" deme cüretini göstermiş!
Benim kimseden tek kuruş para talebim olmadı, olamaz da! Kalemimi hiçbir zaman bir şantaj aracı olarak kullanmadım. Bana bu çirkin iftirayı atan herkes, daha önce olduğu gibi yine bağımsız yargı önünde hesabını verdi!
Anlayacağınız, benim nüfus cüzdanım her zaman kendi cebimdedir! İradem de, kalemim de sadece bana ve doğruya aittir.
Ama şundan herkes emin olsun: Gün gelecek, devran dönecek ve bu rektör değişecek. İşte o gün geldiğinde, hangi gazetecilere, hangi kılıflar altında, hangi miktarda paralar akıtılmış, belgeleriyle tek tek ortaya çıkacak elbet!
Gerçeklerin, er ya da geç ortaya çıkmak gibi güzel bir huyu vardır.
Yeniden, kalemini namusu bilenlerin günü kutlu olsun!
PARA ALAN EMİR ALIR!
Akın Kavi
Yorumlar