SU ZAMMI

Türkiye’nin mevcut ekonomik tablosu acı bir şekilde ortada. İğneden ipliğe, temel gıdadan akaryakıta kadar her şeye ardı ardına zam gelirken, ne yazık ki ülke olarak bu ağır reçeteye alıştırıldık.
Elektrik, doğalgaz ve enerji maliyetlerinin son üç yılda ulaştığı akıl almaz boyutlar herkesin malumu.
Hal böyleyken, Zonguldak gibi coğrafyası sarp, engebeli ve zorlu bir şehirde suyu vatandaşın musluğuna ulaştırmanın bedeli devasa bir elektrik enerjisi tüketimidir.
Enerji maliyetleri bu kadar katlanmışken, suyun dağıtımını eski tarifeyle sürdürmenin imkansızlığı gün gibi ortadayken popülizm yapmak en kolayıdır.
Gelelim asıl meseleye;
Yani bu zaruri adımı fırsat bilip köşelerinden zehir kusanlara...
Geçmiş dönemde Ömer Selim Alan’a önce "zamcı", sonra "kancı" diyen, istedikleri parayı ve muslukları bulunca da "yancı" sıfatını gururla taşıyan bir güruh var.
Bugün bu kitle, Zonguldak Belediye Meclisi'nin temmuz ayı toplantısından çıkan zam kararını köpürttükçe köpürtüyor.
Neden mi? Çok basit:
Çünkü Tahsin Erdem döneminde o çok alıştıkları "yancılık" makamına erişemediler!
Bütün karın ağrıları, kesilen mamalarından, bozulan tezgahlarından ve kapanan kapılardan kaynaklanıyor.
Bu suya zam gelmesini elbette ne Tahsin Erdem ne de belediye meclis üyeleri isterdi.
Ancak ülkenin içinde bulunduğu ekonomik enkaz, bu zammı kaçınılmaz ve zaruri bir hale getirdi.
Operasyon çocuklarının kopardığı yaygaraya bakmayın;
Zonguldak halkı sokaktaki ve hizmetteki değişimi kendi gözleriyle, en yalın haliyle görüyor.
Şehrin sosyal donatı alanlarının genişlemesi, Halk Akademisi gibi vizyoner projelerle dezavantajlı öğrencilere ve ihtiyaç sahibi vatandaşa belediyenin şefkat elini doğrudan uzatması, Zonguldak'ın çehresini değiştiren somut adımlardır.
Bugün bu operasyon çocuklarına sorsanız, akaryakıta veya temel gıdaya gelen zammı Trump'a, dış güçlere veya küresel piyasalara bağlarlar;
Ama iş Zonguldak'taki suya gelince utanmadan, sıkılmadan faturayı tek bir kişiye, Tahsin Erdem'e kesmeye kalkarlar.
Suya tarife güncellemesi yapmak zorunda kalan tek şehir Zonguldak mı? Marketlerde satılan bir damacana suyun fiyatı bile son dönemde sekiz katına çıkmışken, tek konuşulanın Zonguldak Belediyesi’nin aldığı bu karar olması kasıtlı bir algı operasyonudur.
Allah aşkına, bugün girdiğimiz marketten dün aldığımız bir ürünü aynı fiyata alabilen tek bir kişi var mı?
Elbette hiçbirimizin bir zammı savunacak hali yok;
Fiyat artışları muhakkak vatandaşın cebini yakar ve rahatsız eder.
Ancak olaylara at gözlüğüyle değil, hakkaniyet ve vicdan penceresinden bakmak zorundayız.
Bu zammın arkasındaki ağır ekonomik gerekçeleri ve zorlu coğrafi maliyetleri görmezden gelip, bütün suçu Tahsin Erdem'e yıkmak, ucuz bir tetikçilikten ve art niyetten öteye geçmez.
Zonguldak halkı kimin hizmet sevdalısı, kimin menfaat peşinde koşan bir yancı olduğunu çok iyi biliyor.
Güneş balçıkla sıvanmaz!

HUKUKÇU NASİHATI!
Hukukçu bir dostum nasihat verdi,
Kendini Zonguldak’ın sahibi sanan,
Kan emici parazitleri şimdilik gündeminden çıkart dedi,
Çok yakında onların ipliği pazara serilecek,
Gerçekler ortaya dökülecek dedi…
Hukukçuların sözü hep dinlerim,
Operasyon çocukları bu sıralar Acılık-Çaydamar hattında git gel yapsın,
Sonrasına izleyip göreceğiz!