DEVLETÇİLİK MASKESİ ALTINDAKİ İSTİSMAR!
Kamunun namuslu ve şerefli bürokratlarına isim vermeden iftira atanların, kapılarında besledikleri tetikçiler kalkmış bizi "devlet düşmanı" ilan etmeye cüret etmiş!
Üstelik kendilerine de "devletçi" diyorlar...
Açık konuşalım; bunların lügatinde devletçiliğin tek bir karşılığı vardır, o da "menfaatçilik!" Bunların tek ilkesi cüzdanlarıdır.
Zonguldak ne yazık ki böyle bir şehir haline getirilmeye çalışılıyor. Almanya’da tutunamayıp kapı dışarı edilenlerin "Alman" özentisi evlatları, bugün kalkmış kendini Zonguldak’ın sahibi sanıyor! Üç kuşaktır bu topraklarda doğup büyüyen, bu şehrin kahrını çeken insanları sırf "Doğu Karadenizli" diyerek ötekileştirmeye, dışlamaya kalkıyorlar. Haddinizi bileceksiniz!
Peki, bu kiralık kalemler neden bizi hedefe koyup devlet düşmanı ilan etmeye çalışıyor?
Çok basit: Çünkü Filyos’ta dönen dolapları yazıyoruz! Çünkü kurdukları rant çarkına çomak sokuyoruz!
Psikiyatrik sorunları gerekçesiyle askerlikten malulen emekli edilen bir şahsın, bu kadar kritik ve stratejik bir limanın başına nasıl geçirildiğini soruyoruz. Bir anda türeyen bu akıl almaz servetin, gözümüze sokulan bu şatafatlı lüks yaşamın kaynağını deşiyoruz diye rahatsızlar!
Düğündeki davula takılan üç kuruş bahşişi manşet yapan sözde gazetecilerin, Filyos'ta dönen milyonluk tezgahları bilmeme, görmeme şansı var mı?
Bal gibi biliyorlar!
Ama yazmıyorlar, yazamıyorlar... Çünkü paranın yüzü sıcaktır.
Cem Erdem, belli ki Gökhan Merey hakkında ayyuka çıkan bu ciddi iddialara kulaklarını sıkıca tıkamış, üç maymunu oynuyor. Peki ya Uğur Karataş? Neden bu kirli ilişkiler ağını araştırmıyor?
Şunu herkes aklına iyi kazısın: Filyos, Zonguldak'ın ve bu ülkenin geleceğidir!
Biz bu geleceği; liyakatsiz yöneticilerin insafına, rant çetelerine ve kurulan bu iğrenç günah ortaklıklarına asla feda etmeyeceğiz! Yazmaya, sormaya ve Zonguldak'ın hakkını savunmaya devam edeceğiz.