Sınavla Girenlere Mobbing Torpili Olanlara İş!
Türkiye’nin vizyon projelerinden biri olan, bölge halkı olarak hepimizin gururla takip ettiği Filyos Limanı’nda sular bir türlü durulmuyor. Ancak bu kez dalgalar Karadeniz’den değil, limanın yönetim binalarından, daha doğrusu "güvenlik" zafiyetinden kopup geliyor.
İddiaların merkezinde, TP-OTC Liman İşletme Müdürü Gökhan Merey’in referansıyla yaklaşık 1,5 yıl önce Güvenlik Şefi olarak göreve başlayan Mehmet Koca var.
Koca’nın limana adım atmasıyla birlikte skandalların ardı arkasının kesilmediği, içeriden yükselen feryatlarla gün yüzüne çıkıyor.
Önce filmi biraz geriye saralım...
Bu limanda güvenliği sağlamak öyle kolay bir iş değildi. Liyakat esastı. İşe alınacak 250 güvenlik görevlisi için çok net ve zorlu 3 aşama belirlenmişti:
1. Bilgi ve Birikim: MEB tarafından düzenlenen titiz bir yazılı test sınavı.
2. Fiziki Yeterlilik: Ankara Gazi Üniversitesi Spor Salonu’nda ter dökülen zorlu fiziki parkur.
3. Liyakat ve Temsil: Sıkı bir mülakat süreci.
Bu üç aşamayı hakkıyla, alnının teriyle geçen 250 vatan evladı limanda işbaşı yaptı ve ekmeğini kazanmaya başladı. Ta ki Mehmet Koca dümene geçene kadar...
Mobbing, Yıldırma ve "Boşaltılan" Kadrolar
İddialara göre Koca’nın gelişiyle birlikte limandaki güvenlik personeli üzerinde bir "korku imparatorluğu" inşa edildi. Sudan sebepler, bitmek bilmeyen baskılar ve akıl almaz mobbing uygulamalarıyla eski personeller canından bezdirildi, birçoğu işten çıkmaya mecbur bırakıldı.
Peki amaç neydi? Neden o zorlu aşamalardan hakkıyla geçmiş insanlar kapı önüne konmak isteniyordu?
Cevap, iddiaların en vahim kısmında gizli: Boşalan koltukları "özel" isimlerle doldurmak!
Konuşulanlar yenilir yutulur cinsten değil. Koca’nın, yıldırma politikasıyla işten çıkardığı güvenlik görevlilerinin yerine o zorlu liyakat sistemini tamamen çöpe atarak "torpille" adam aldığı iddia ediliyor.
Rakamlar ve tarihler ise oldukça net:
Aralık 2025: Torpille işbaşı yaptırılan 10 yeni güvenlik görevlisi.
Yaklaşık 2 ay önce: 7-8'i danışman statüsünde olmak üzere toplam 24 kişilik yeni bir şaibeli alım.
Bu alımların hangi şartlarda, hangi şeffaf kriterlerde yapıldığı koca bir muamma. Ufak bir müfettiş incelemesiyle bu alımların altından ne büyük skandalların çıkacağını tahmin etmek hiç de zor değil.
Liman koridorlarında fısıltıyla konuşulan, ancak artık sağır sultanın bile duyduğu asıl skandal ise haksız kazanç iddiaları. Mehmet Koca’nın başı çektiği bu yeni "işe alım" sisteminde, listeye girmenin belli bir meblağ karşılığında olduğu, yani işin içine parasal bir çarkın karıştığı öne sürülüyor. Alın teriyle sınava girenlerin hakkı, belli ücretler karşılığında limana kapağı atanların gölgesinde eziliyor.
Şimdi Zonguldak kamuoyunun ve vicdan sahibi herkesin aklında o can alıcı soru var:
Mehmet Koca bu cesareti kimden alıyor?
En önemlisi; Mehmet Koca, hangi milletvekilinin talimatıyla veya himayesiyle Filyos Limanı’nı adeta kendi "özel istihdam bürosu" gibi kullanıyor?
Burası Türkiye'nin geleceği, Karadeniz'in incisidir; kimsenin arka bahçesi ya da arpalığı değildir. Yetkililerin, mülki amirlerin ve ilgili bakanlıkların bu iddiaların üzerine derhal gitmesi, o zorlu parkurlarda ter dökenlerin hakkını masabaşı oyunlarına kurban etmemesi gerekiyor.
Mızrak artık çuvala sığmıyor. Takipçisi olacağız!