Zonguldak, uzun bir aradan sonra gerçekten dönüştürücü bir projeye kavuşuyor. Filyos Vadisi Koridoru, Filyos Limanı’nı merkez alarak Çaycuma, Gökçebey ve Devrek ilçelerini kapsayan yaklaşık 50 kilometrelik entegre bir kalkınma koridoru olarak planlanıyor. Bu, sadece yol veya tramvay yatırımı değil; bölgenin lojistik, ekonomik, turistik ve sosyal dokusunu kökten değiştirecek bütüncül bir vizyondur.

Teknik olarak proje, modern bir araç yolu, yüksek kapasiteli tramvay hattı, Türkiye’nin en uzun bisiklet yolu ve geniş rekreasyon-yürüyüş bandını bir arada barındırıyor. Tramvay, ilçeler arasında hızlı, düzenli, çevreci ve konforlu bir toplu taşıma sistemi kuracak. Bisiklet yolu ve rekreasyon bandı ise turizmi canlandıracak, sporu teşvik edecek ve vatandaşlara yeni sosyal yaşam alanları kazandıracak. Filyos Limanı’nın 25 milyon tonluk kapasitesiyle birleştiğinde bölge, sanayi girdilerini daha ucuza getirme, üretilen malları hızlı ve düşük maliyetle ihraç etme imkânına kavuşacak. Lojistik merkezler, endüstri bölgeleri ve serbest bölge potansiyeliyle birlikte güçlü bir ekonomik omurga oluşuyor.

Süreç de net bir yol haritasına sahip. 18 Mayıs 2026’da Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu başkanlığında yapılan toplantıda, AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, belediye başkanları, kaymakamlar, İl Özel İdaresi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri bir araya geldi. Alınan karar uyarınca her ilçe, kendi sınırları içindeki avan proje çalışmalarını Temmuz ayı sonuna kadar tamamlayacak. Temmuz sonunda ise geniş katılımlı bir çalıştay düzenlenecek. Bu çalıştayda teknik detaylar, maliyet analizleri, çevresel etki değerlendirmeleri, öncelikler ve entegrasyon konuları masaya yatırılacak. Böylece proje, bilimsel ve planlı bir zeminde adım adım ilerleyecek.

Bu projenin bölgedeki beldelere yansımaları ise son derece somut ve dönüştürücü olacak. Çaycuma, limana en yakın konumda lojistik ve ticaret merkezi haline gelecek; yeni sanayi yatırımları, istihdam alanları ve turizm tesisleriyle canlanacak. Gökçebey ve Devrek’te ise tramvay ve bisiklet yolu sayesinde ulaşım konforu artacak, tarımsal üretim lojistik avantaj kazanacak, doğa turizmi ve rekreasyon yatırımları bölgeyi cazip kılacak. Belde ve köylerde yaşam kalitesi yükselecek, mülk değerleri artacak, genç nüfusun göçü yavaşlayacak, hatta tersine göç başlayabilecek. Kısacası bir proje ile; yollar kısalacak, iş fırsatları çoğalacak, şehir ile beldeler arasındaki bağlantı güçlenecek ve Zonguldak bütüncül bir ekonomik coğrafyaya dönüşecek.

Peki bu proje şehre ve vatandaşa somut olarak ne kazandıracak? Öncelikle daha ucuz ve hızlı ulaşım sayesinde günlük hayat kolaylaşacak. Tramvay ile ilçeler arası seyahat süresi kısalacak, trafik yükü azalacak. Turizm hareketlenecek; bisiklet ve yürüyüş yolları, rekreasyon alanları bölgeyi hafta sonu ve tatil destinasyonu haline getirecek. Ekonomik olarak istihdam artacak. Sanayi ve lojistik yatırımlar çoğaldıkça nitelikli iş gücü ihtiyacı doğacak, lojistik maliyetlerin düşmesi yerel sanayinin rekabet gücünü yükseltecek, vergi gelirleri artacak, il bütçesi güçlenecek. Stratejik açıdan ise Filyos, Karadeniz’de önemli bir lojistik düğüm noktası haline gelerek Türkiye’nin kuzey ticaret kapılarından biri olacak.

Bu projenin en değerli yanı, siyaset üstü bir bilinçle yürütülüyor olmasıdır. Farklı kurumlar ve yönetimler, parti ayrımı gözetmeksizin aynı masada oturup ortak gelecek planlıyor. Bu olgun yaklaşım, büyük projelerin en büyük güvencesidir. Şehri ve insanını merkeze alan, dar siyasi hesapların ötesinde hareket eden bu vizyon, tam da Zonguldak’ın ihtiyacı olan anlayıştır.

Bu tarihi sürecin mimarlarını ve katkı sunan herkesi içtenlikle kutluyoruz. Vali Osman Hacıbektaşoğlu’nun kararlı liderliğine, Milletvekili Ahmet Çolakoğlu’nun takipçiliğine, belediye başkanları ve kaymakamların özverili çalışmalarına, İl Özel İdaresi’nden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne kadar tüm teknik ekiplere teşekkür ediyoruz. Hepsi, bölge insanının geleceğine önemli bir yatırım yapıyor.

Filyos Vadisi Koridoru, akılcı, gerçekçi ve cesur bir projedir. Eğer bu disiplin ve ortak akılla yönetilirse, kömürün gölgesinde kalmış bir şehirden, yatırımın, turistin ve nitelikli nüfusun tercih ettiği modern bir cazibe merkezine dönüşümün anahtarı olacaktır. Zonguldak bu şansı hak ediyor. Artık laf değil, plan var; takvim var; irade var. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek, hepimizin ortak sorumluluğudur.