Bülent Ecevit Üniversitesi’nin akademik ve idari kadrosu arasında,
Bir anket düzenlense,
Açık ara en sevilmeyen rektör olarak,
İsmail Hakkı Özölçer’in ismi çıkar,
Hem de farkla.
Abarttığımı düşünebilirsiniz ama onun döneminde yaşananlar
Ne bu üniversitenin tarihinde,
Ne de Türkiye’deki herhangi bir yükseköğretim kurumunda yaşanmış olabilir.
Gerçekten inanması güç…
Rektörlük binası,
Bırakın dışarıdan gelenleri,
Üniversitenin kendi çalışanlarına dahi kapatıldı!
Rektörlükte işi olmayan, o binaya adım dahi atamıyor.
Düşünebiliyor musunuz?
O binada çalışıyorsunuz,
Çocuğunuz sizi ziyaret etmek istiyor; giremez!
Akademik personelsiniz,
Başka bir akademik personeli ziyaret edeceksiniz;
Mümkün değil, içeri alınmazsınız!
Gerekçe ne mi?
Hazreti Rektör’ün güvenliği…
Adeta Cumhurbaşkanı!
Ankara’da vatandaş külliyeye girebiliyor,
Ama Zonguldak’ta üniversite personeli rektörlük binasına giremiyor!
Eşiniz rektörlükte çalışıyor,
Evin anahtarını unuttu;
Siz getiriyorsunuz, ama kapı duvar.
Güvenlik gerekçesiyle içeri alınmıyorsunuz.
İnanılır gibi değil ama gerçek!
Rektör Bey o kadar çok düşman biriktirdi ki
Artık kendi gölgesinden bile korkar hale geldi.
Üniversitede ne öğrenci,
Ne akademisyen,
Ne de idari personel tarafından seviliyor.
Ve bu durumu kendisi de çok iyi biliyor…
Daha ilk döneminde bu kadar tepki çeken bir ismin,
İkinci dönem rektör olduğunu kimse hayal bile etmek istemiyor.
Yüz binlerce liralık maaşı,
Lüks konutu ve
Makam aracıyla rektörlük binasına geliyor.
O evden çıktığı an binadaki tüm asansörler durduruluyor.
Neden mi?
Çünkü Hazreti Rektör binecek!
Akademik personelin asansöre binmeye ne haddine?
Haşmetlû Rektör varken!
Oysa nereden nereye…
Bir zamanlar rektörlük binasına gelip kat kat dolaşan,
Personele günaydın diyen,
Hal hatır soran Prof. Dr. Mahmut Özer’den,
Asansör bile durduran,
Selamı eksik, kibri bol bir yönetime…
Mezuniyet töreninde yaşanan son olay da cabası.
Tıp Fakültesi’nden birincilikle mezun olan öğrenci,
Konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e minnetini sunarak başlamış.
Bu sözler, Hazreti Rektörümüzü rahatsız etmiş.
İddiaya göre parmak sallamış,
Tepki gelince de salonu terk etmiş.
Daha önce öğrencilerle tartıştı,
Akademisyenlere hakaret etti.
Sorsanız kendisi akademisyen…
Ama davranışları külhanbeyi edasında!
Bunca yıl emekle büyütülen bir üniversitenin,
Bu şekilde yönetilmesi gerçekten iç acıtıyor.
Bakalım, görev süresi bittiğinde,
Üniversitede akademisyen olarak kalabilecek mi?
HAZRETİ REKTÖR!
Akın Kavi
Yorumlar (3)