SORSANIZ GAZETECİLİK YAPIYORLAR!
Zaman zaman hepimiz yaşarız; insani duygulardır, hırslarımız bazen aklımızın önüne geçip bizi yanlış yollara sürükleyebilir.
Ancak erdemli insan, dostlarının ve çevresinin uyarısıyla bu durumu fark edip hatasından dönebilendir.
Ne yazık ki bazıları için bu erdem, sahip olunması imkansız bir lüksten ibaret.
Tıpkı kendini yerel medyanın "üst aklı" sanan, kibrinden yanına dahi varılmayan Ali Rıza gibi…
Onun Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e karşı beslediği anlamsız hırs, gözünü öyle bir kör etmiş durumda ki, ardı ardına trajikomik hatalar yapmasına neden oluyor.
Gerçekten de gazeteciliğin yerlerde süründüğü, meslek etiğinin ayaklar altına alındığı bir dönemden geçiyoruz.
Düşünün ki, fiilen AK Parti çalışanı çıkıyor, eline aldığı telefonla sokak sokak gezip ucuz algı operasyonları çekiyor.
Neymiş efendim? Kitap fuarı için yerdeki banklar kaldırılmış da vatandaş buna tepki göstermiş...
Yahu el insaf!
Bu şehir, tarihinde bugüne kadar yapılmamış, yıllardır hasret kalınan bir "Kitap Fuarı"na ilk kez ev sahipliği yapıyor.
Zonguldak’a kültürel bir vizyon katılıyor.
Çok iyi biliyoruz ki; aynı fuar bugün Devrek’te yapılıyor olsaydı, kaleminden ballar damlayarak methiyeler düzecek olan bu zihniyet, sırf Tahsin Erdem hayata geçirdi diye utanmadan bir karalama kampanyası yürütüyor.
Bunun adına gazetecilik mi diyorsunuz?
Son zamanlarda sadece Harun Yücel’i gaza getirmek üzerine kurulu, sığ, vizyonsuz ve tetikçi bir gazetecilik anlayışını benimsemiş durumdalar.
Hazırladıkları videolara aşağılık, dramatik müzikler döşeyerek şehirde suni bir kaos, bir hoşnutsuzluk havası yaratma derdindeler.
Herkes çok iyi biliyor ki bu yaptıklarının gazetecilikle uzaktan yakından alakası yok.
Ama onlar, kendi kurdukları hayal dünyasında bu gerçeği anlamamakta ısrarcılar.
Aslında meselenin özü ve bu öfkenin kaynağı çok açık...

Yerel seçim döneminde masa başında uydurulan sahte anketlerle Selim Alan’ı açık ara önde gösteren, halkın iradesini manipüle etmeye çalışan bu yancı güruh, sandıktan çıkan o ağır hezimeti hâlâ atlatabilmiş değil.
O günkü yenilginin travması ve hazımsızlığı, bugün fuar için kaldırılan bir bank üzerinden koca bir hizmeti karalamaya çalışacak kadar küçültüyor onları.
Zonguldak halkı kimin bu şehre değer katmaya çalıştığını, kimin de kendi kompleksleri ve siyasi hırsları uğruna şehri sabote etmeye uğraştığını çok net görüyor.
Gerçek hizmet de bu ucuz oyunlara kurban edilmez.