Hayat, inişler ve çıkışlarla dolu, zaman zaman yorucu ve karmaşık bir yolculuktur. Bu yolculukta çoğu zaman arkamızdan yapılan duaların, iyiliklerin ne denli güçlü birer kılavuz olduğunu fark edemeyiz.
Oysa ki hayat, iyiliklerin ve duaların karşılık bulduğu bir ilahi döngüdür. Bir söz vardır: “İyilik yap, unut.” Çünkü yapılan her iyilik, her içten niyet, er ya da geç sahibini bulur. Yeter ki bu eylemler Allah rızası için, samimiyetle yapılsın. Rabb’imiz, güzel davranışların ve temiz kalple atılan her adımın karşılığını mutlaka verir. Bugün geldiğim noktanın, arkamda bırakılan güzel dualar ve yapılan iyiliklerin bir sonucu olduğuna inanıyorum. Hayata karşı duruşum, sahip olduğum değerler ve merhametle davranışlarım, bana her zaman doğru yolda ilerlediğimi hatırlattı. Aldığım duaların gücü sayesinde ayakta durduğuma inanıyorum. Hayatta ne iş yaparsak yapalım, işimizi sevmek ve ona tutkuyla sarılmak en önemli unsurdur. Sevmeden yapılan hiçbir iş, insana mutluluk getirmez, hatta bir anlam ifade etmez.
Gazeteci, Doktor, öğretmen, çiftçi ya da marangoz olun; mesleğin niteliği değil, o işi nasıl yaptığınız belirleyicidir. Sevgi ve merhametle yapılan bir iş, sadece görev değil, bir yaşam amacına dönüşür.
Bir marangoz düşünelim; eğer masayı sağlam yapmak yerine işten kaçıp tahtadan çalarsa, yaptığı işin ne değeri kalır? Aynı şekilde bir doktor, hastasına yalnızca bir "hasta" olarak bakar, empati kurmaz ve merhamet göstermezse, yaptığı iş insanî boyutunu kaybeder. Sevgi ve merhametten uzak bir çalışma, sadece mekanik bir eylem olarak kalır. Bu gazetecilik içinde böyledir diğer tüm meslekler için de böyle. Bu yüzden hangi mesleği icra ederseniz edin, kalbinizi işinize katın. İnsanlara sadece birer “görev” gözüyle bakmak yerine, onlara değer verin. İşinizin ötesinde insan olmayı, insan kalmayı başarın.
İşin Ötesinde “İnsan Olmak önemli ve kendi hayatımda da bu ilkelerle ilerlemeye çalıştım. Yaptığım işte, karşımdaki insanlara sadece bir haber kaynağı olarak bakmak yerine, onlara insanî değerler çerçevesinde yaklaşmayı seçtim. Merhametimi, insanlığımı rehber edinerek işimi icra ettim. Şükürler olsun ki bu yaklaşım sayesinde pek çok kişinin hayır duasını aldığıma inanıyorum. Duaların beni bugüne taşıdığına ve zorluklarda ayakta tuttuğuna hiç şüphem yok.
Unutulmamalıdır ki, işinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın, eğer insanlara sevgi ve merhametle yaklaşmıyorsanız, o işin hiçbir değeri yoktur. Çünkü insanı insan yapan en temel değerler; sevgi, iyilik ve merhamettir.
Hayat bazen zorlu, inişli çıkışlı bir yol olsa da, geriye dönüp baktığınızda iyiliklerinizin ve dualarınızın sizi nasıl ayakta tuttuğunu fark edersiniz. Bugün bulunduğum nokta, yalnızca mesleki başarılarımın değil, insanlara gösterdiğim saygının, sevgimin ve işimi severek yapmamın sonucudur.
Hayatın sırrı aslında çok basittir: Merhametli olun, iyilik yapın, ve unutmayın ki Rabb’imiz her güzel davranışın mükâfatını verir. Bu basit ama derin öğreti, bizi hayatta daha iyi bir insan yapmaya yeter de artar bile.
Bir röportajda Jackie Chan'e şu soru soruldu. Jackie Chan hayatından Memnun musun? O da şöyle cevapladı.
"Bir keresinde çok bilgece bir söz duymuştum.;
Şikayet ettiğim zor iş, işsiz birinin hayalidir.
Sabrını sınayan yaramaz bir çocuk, çocuksuz birinin rüyasıdır.
Çok ufak olduğunu düşündüğünüz bir ev, evsiz birinin hayalidir.
Endişelendiğiniz küçük birikimler. Borç içinde boğulanların hayalidir.
Külfetli olduğunu düşündüğünüz sağlık sorunları ölümcül bir hastalıkla mücadele eden birinin rüyasıdır.
Sahip olduğunuz huzur, keyif, rahat uyku, kolayca erişebildiğiniz yemek. Bunlar savaştan zarar görmüş Bölgelerde yaşayan insanların hayalleridir.
Kısaca:
Sahip olduğumuz her şeye değer vermeliyiz. Ne de olsa yarının ne getireceğini bilemeyiz.