GEÇMİŞ OLSUN REKTÖR HOCA!
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde,
Gençlik festivali adı altında,
Bir gıda terörü yaşanıyor.
Para ile stant kiralayan şahıslar,
Üniversite içerisinde yiyecek içecek satıyor.
Tozun toprağın içerisinde!
Gıda ürünleri nereden alınıyor,
Hangi koşullarda üretiliyor kimsenin haberi yok.
Denetleyen yok!
Üniversiteyi mahalle bakkalı gibi işletmeye çalışan rektör,
Yeniden seçilmek dışında hiç bir şey düşünmüyor!
Merkezde yiyecek içecek fuarı açılınca,
Cırlayan sözüm ona gazeteciler var ya,
Üniversitede yaşanan gıda terörüne sesini çıkartmıyor!
Çıkartamazda zaten…
Çünkü üniversiteyi haraca bağlamış!
İşte bu ne sattığı belli olmayan statların birinde,
13 kişi zehirlendi!
Üniversite açıklama yaparak topu taça attı!
İlgili müstecirin standının kapandığı söyledi…
He bir de,
Yaşanan olaydan dolayı çok üzgün olduklarını dile getirdi!
Üniversite daha çok para kazanmak için,
Vatandaşa yüksek kiralarla stant verecek,
Kiralayan firmaların millete ne sattığını denetlemeyecek,
Sonrada ‘üzgünüz’ demekle yetinecek!
Rektör ünlü sanatçı getirerek,
Geçmişte küfür yediği öğrenciler beni sevsin istiyor.
Herkesin ortasında hakaret ettiği akademisyen,
‘Bacağını ayırırım’ dediği kadın idari personelle,
Arayı düzeltmek istiyor.
İşte o yüzden üniversite bütçesini,
Babasının parasını harcar gibi,
Har vurup, harman savuruyor!
Hem de kamuda tasarruf tedbirleri varken…
Aslında Rektör çok ciddi sağlık sorunları yaşıyor.
18 Ekim 2024 tarihinde,
ZBEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesine başvuruyor,
Epikriz özet bilgisinde,
Nadir görülen kan kanseri türü olan,
Polisitamia vera tanısı konuluyor.
Ama Rektör bunu sır gibi saklıyor,
Çünkü hastalığının kariyerinin önüne geçmesini istemiyor.
İkinci dönemde rektör olabilmek için,
Sağlığını hiçe sayıyor!
Bugüne kadar ki rektörlüğü süresinde,
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine geçmiş oldu,
Şimdide Rektöre geçmiş olsun!
ARIZA ÇIKTI!
Geçtiğimiz günlerde Ali Rıza ile,
Nasıl mücadele ettiğimizi kaleme almıştım!
Akşamında delirmiş öfkeden!
Şöyle ki;
Benim köşe yazım 21:00’da yayınlanıyor,
Ali Rıza’nın yazısı 22:00’da yayınlanıyor,
Aradaki bir saatte,
O öfkeyle bir şeyler karalamış,
Tabi ki her satırı iftira ve tehdit dolu!
Ali Rıza’dan korksak,
Köşe yazısı yazmazdık!
Sayın okur Ali Rıza’nın arşivini bir göz atın,
Hakkımda methiyeler düzdüğü,
Sayısız yazılar bulursunuz…
Halk otobüsü işletmeciliği yaptığım dönemde,
Tıp Fakültesi hattıyla ilgili yaşanan sürüncemeyi,
Defalarca yazmış,
Benim hakkımın nasıl yendiğini anlatmıştı…
Şimdi diyor ki;
O haberleri ben yaptırmışım ona!
Yani para karşılığı haber yaptığını kabul ediyor…
Biz Ali Rıza’dan Televizyonu almak istemedik,
Kendisi bize önerdi,
O dönem batmak üzere olduğu için,
Yok pahasına altık televizyonu,
Parasını da ödedik!
Hatta satışın ardından,
Ali Rıza döneminden gelen icraları bile biz ödedik…
Şimdi bakmayın boş tehditlerine,
Sokağa çıkamayan adamdan,
Arabasının dört tarafına kamera koyan adamdan,
Başı dertteyken karısının yardımına koşamayan bir adamdan,
Korkacak değiliz!
Hodri meydan…