Bazen yalanlar karşısında nabzımız yükseliyor…

Köpeklere uyuyoruz!

Kızdığımız kişilere, onlar gibi cevap veriyoruz.

Annemin, evlatlarımın bu satırları okuduğunu unutarak!

Kendime yakışanın dışına çıkarak cevap veriyoruz…

Ama, bunların kalpleri o kadar kötülük dolu ki,

Yalanları gerçekmiş gibi söyleyerek algı yapıyorlar.

Ve en acı olanı,

Bunları neden yapıyor biliyor musunuz?

Mama kabına yem koyan siyasetçiyi eleştirdiğimiz için!

Söyledikleri, savundukları hep daha fazla para kazanmak için…

Çünkü onun gelir kapısı,

Yazdıklarından çok yazmadıkları…

Sözüm ona gazeteciyim diye geziyor,

Zonguldak’ta sokağa çıkamıyor.

Vatandaşın nabzını tutamıyor.

Dedikodu yalan ile yaşıyor.

Tabi buna yaşamak denilirse.

Onun seviyesine inmek istersek bizde hikâye çok…

Mesela gençliğinde eve aldığı meslektaşını anlatabiliriz.

Karısı ile meslektaşının diyaloğunu,

Meslektaşının utanıp nasıl evden kaçarcasına çıktığını…

Yüzü kızarmaz elbet!

Mesela Aydın’ın Meltemi’nin nasıl estiğini anlatabilir…

Şantaj, montaj, kürtaj hepsini dökeriz bir bir ortaya.

Karısına nasıl enselendiğini yazarız bizde kalemimiz döndüğünce.

Lazı anlatırız, Çerkezi anlatırız…

Yetmez Ereğli’de pavyonda yiyip içtiklerini anlatırız,

Hesabı kimin ödediğini de ekleriz!

Sende bunlara güler geçersin.

Çünkü çatlak bir ar damarın var!

Eşini başkalarıyla paylaşacak kadar geniş,

Kapıdan sığmayan boynuzlarınla övünecek kadar da namussuzsun işte.

Camdan evin varsa komşunun camına taş atma…

Belki de hayatının en zor günlerini yaşıyorsun!

Yalanlar ile gündemde kalma peşindesin,

Fiyatında oldukça ucuzlamış.

Eskiden Özel Kalemin getirdiği parayı beğenmeyip geri yollardın,

Şimdi yanında ki harçlık çetesinin mensubu kadar düşmüşsün.

Son zamanlarda tıpkı sabun köpüğü gibisin.

Çıkıyor,

Uçuyor,

Bir süre hava da süzülüyor…

Sonrası mı?

Tıp kı bu namussuzun sonu gibi,

Sönüp gidiyor…

Yalnız başına öleceksin.

Evlatların seni hiç sevmedi, sevmeyecek!

Sana benzemeyen kızın,

Hep nefret edecek senden!

Dostum dediklerin seninle aynı fotoğraf karesine girmek bile istemeyecek!

Sadece dedikodu meraklısı birkaç kişi olacak etrafında.

Onlarda seni kullanacak!

Sen ise kimi zaman rakı,

Kimi zaman, viski masalarında meze olacaksın!

Biz başımız dik Gazipaşa caddesinde yürürken,

Sen ininden dışarı çıkamayacaksın…

Ve gün gelecek,

Söylediğin yalanlar boyunu aşacak,

Sen ise o yalanların arasında boğulacaksın.

Cenaze günü sorduklarında;

‘Merhumu nasıl bilirdiniz?’ diye,

Birçoğu;

Senin kadın bürokrata söylediğini söyleyecek…

Zonguldak’ın en büyük operasyon çocuğuydu!