İŞTEN ÇIKARTMA MESELESİ!
Zonguldak iki gündür tek bir konuyu konuşuyor:
Zonguldak Belediyesi’nde bir gün çalışıp işten çıkarılan temizlik personeli. Ortaya atılan iddia ise hayli tanıdık ve bir o kadar da kullanışlı:
“AK Partili olduğum için işime son verildi.”
Peki, işin aslı gerçekten öyle mi?
Gelin, estirilen bu siyasi fırtınanın ardındaki gerçeklere hep birlikte, aklın ve vicdanın penceresinden bakalım.
Öncelikle şu hakkı teslim edelim:
Tahsin Erdem, göreve geldiği günden bu yana kimseyi siyasi görüşü ya da partisi sebebiyle işinden etmedi.
Bugün “AK Partiliyim diye atıldım” diyen şahsın durumu da siyasi bir operasyon değil.
Bu şahıs AK Partili gibi konuşsa da,
AK Partili gibi yaşamıyor!
Bunu tüm Zonguldak bilir.
Durumun ne kadar siyaset dışı olduğunu anlamak için çok uzağa gitmeye gerek yok, şahsın kendi ailesine bakmak yeterli.
Bu kişinin oğlu, AK Partili.
Gençlik kollarından gelen, siyasetin uzun zamandır tam da göbeğinde olan bir isim.
Peki, Tahsin Erdem 2 yıl boyunca bu gencin yerini değiştirdi mi?
Hayır.
Bugün belediyede AK Partili oğul gişede rahat ve huzurlu bir şekilde mesaisini sürdürürken,
Tahsin Erdem döneminde işe giren CHP’li gençler yağmurun altında otopark fişi kesiyor.
Hal böyleyken, “siyasi kıyım” çığırtkanlığı yapmak vicdana sığar mı?
Gelelim meselenin can alıcı noktasına.
Yaygara koparan gazeteciler ve olayı köpürtenler, asıl gerçeği bal gibi biliyorlar.
Eğer bu şahıs işe alınmış ve çalışmaya devam etmiş olsaydı, bugün “siyasi mağduriyet” yazan kalemler manşetlerini nasıl atacaktı biliyor musunuz?
“Tahsin Erdem 22 yıl hapiste yatan adamı belediyeye doldurdu!” diyeceklerdi. Kadın cinayetlerinin ve toplumsal şiddetin en üst seviyede tartışıldığı şu hassas günlerde, bu kişinin neden cezaevine girdiğini tüm detaylarıyla çarşaf çarşaf yayınlayıp, konuyu ulusal bir krize çevireceklerdi.
Bir belediye başkanı, kapıdan giren herkesin geçmişini, sicilinin derinliklerini ilk anda bilemeyebilir.
İşte tam da bu yüzden iş kanununda 2 aylık yasal deneme süresi vardır.
Yanlış hesap Bağdat'tan dönmüş, yasal hak kullanılmıştır.
Olayın AK Parti ile uzaktan yakından alakası yoktur; olay tamamen reyting uğruna siyasallaştırılmıştır.
Gazetecilerin bu fırsatçılığını bir nebze anladık diyelim, peki ya siyasiler?
AK Parti Merkez İlçe Başkanı'nın apar topar çıkıp açıklama yapması, siyasi sorumsuzluktan başka bir şey değildir.
Ömer Selim Alan döneminde, Tahsin Erdem’in aldığının iki katı personel işe alındı.
Hepsi AK Partili ve beyanat veren şahsın oğlu da dahil olmak üzere belediyede huzur içinde çalışmaya devam ediyor.
Buradaki asıl amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek; Tahsin Erdem’i yıpratmaktır.
Madem inançlar, haklar ve mağduriyetler konusunda bu kadar hassastınız; Filyos’ta namaz kılan güvenlik görevlilerine "namaz yasağı" getirildiğinde neden hepinizin dili tutuldu?

Biriniz bile çıkıp ağzınızı açabildiniz mi?
Açamazsınız.
Çünkü orada ahbap-çavuş ilişkileri var.
Kimisi kuş misali personel taşıyor,
Kimisi yandan yolunu buluyor.
Güvenlik görevlisinin tahta seccadesine tahammül edemeyenler
Kısa sürede zenginleşip lüks evlerde otururken, lüks arabalarla gezerken, hiçbirinizin aklına "Bu değirmenin suyu nereden geliyor?" diye sormak gelmiyor.
Zonguldak halkı artık bu ucuz siyasi manevraları yutmamalı.
Ortada bir mağduriyet değil, yasal bir sürecin işletilmesi ve geçmişi kabarık bir dosyanın düzeltilmesi vardır.
Gerisi, rantı kesilenlerin ve fırsat kollayanların kopardığı kuru gürültüden ibarettir.