İLETİŞİM ÇOLUK ÇOCUĞUN ELİNE BIRAKILMAZ

Siyaset, sadece hizmet üretme sanatı değil;
Aynı zamanda bir iletişim,
Nezaket ve algı yönetimi sanatıdır.
Geçtiğimiz günlerde Zonguldak Belediyesi tarafından hazırlanan bir video,
Bu sanatın kimler tarafından icra edildiğini,
Kimler tarafından ise adeta katledildiğini hepimize net bir şekilde gösterdi.
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in
Saha çalışmaları sırasında çekilen bir video sosyal medyaya düştü.
Videoda bir vatandaş, eski dönemi eleştirerek "AK Parti hiç çalışmadı" diyordu.
Klasik bir siyasetçi, bu pası gole çevirmek için hemen rakibini karalamaya başlardı.
Ancak Tahsin Erdem, oldukça mütevazı ve siyasi nezakete sığan bir üslupla,
"Onlar da çalıştı, biz daha çok çalışacağız" cevabını verdi.
Halkın kutuplaşmadan, kavgadan ve kibirden ne kadar yorulduğunu anlamak için
Bu videonun kısa sürede 100 binden fazla izlenmesine bakmak yeterli.
Vatandaş, rakibinin hakkını teslim eden,
Mütevazı ve işine odaklanan bir profil gördü ve bunu takdir etti.
Gelelim madalyonun diğer yüzüne...
Bu videonun yarattığı olumlu havadan rahatsız olanlar
Hemen karşı taarruza geçti.
Tahsin Erdem’in çekim yaptığı yerlerden görüntüler alınarak,
Aklı sıra Belediye Başkanı'nı küçük düşürmeye çalışan,
Onu küçümseyen lakaplarla anan bir video servis edildi.
Anti-Tahsin Erdemci ne kadar yayın organı varsa bu videoya adeta balıklama atladı.
Bir yanda kendisini öven vatandaşa
"Onlar da çalıştı" diyerek hakkı teslim eden mütevazı bir Tahsin Erdem...
Diğer yanda aklı sıra siyasi hiciv yaptığını sanıp üstten bakan,
Küçümseyen ve nobran bir dil kullanan bir anlayış...
Sonra da çıkıp Tahsin Erdem’e "kibirli" diyorlar.
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!
Bu noktada en dikkat çekici detay,
AK Parti İl Başkanı Sayın Mustafa Çağlayan’ın tavrı oldu.
Çağlayan bu seviyesiz videoyu kendi hesaplarından paylaşmadı bile.
Neden paylaşsın ki?
Zeki bir siyasetçi,
"Kraldan çok kralcı" kesilenlerin hazırladığı bu amatör ve itici işlerin aslında
AK Parti’ye zarar verdiğini çok iyi bilir.
İşin ilginç ve bir o kadar da vahim tarafı şu:
Bu videoyu hazırlayıp piyasaya süren akıl ile
Bundan bir yıl önce Mustafa Çağlayan ile Tahsin Erdem’in
DSİ’deki özel tartışmasını basına sızdıran akıl aynı!
Mustafa Çağlayan o video bir yıldır yayınlamadıysa,
Sizce bir şeyleri hesap etmemişmidir?
AK Parti içindeki bir grup, Sayın Çağlayan’a yaranmak,
Göze girmek adına saçma sapan işlere girişiyor
Ama farkında olmadan kendi partilerinin iletişim stratejisini dinamitliyorlar.
Unutulmasın ki,
Geçmiş dönem Belediye Başkanı Ömer Selim Alan,
Tam da bu tarz yanlış iletişim stratejilerinin kurbanı oldu.
Ali Rıza’nın yönlendirmeli yazılarıyla,
Sahayı okuyamayan düzmece anketlerle yaratılan
Sahte bir "kesin kazanıyoruz" balonunun içine hapsoldu ve
Seçimde büyük bir hezimet yaşadı.
Eğer AK Parti cephesi,
Hala bu tarz asparagas haberlere,
Ali Rıza’nın manipülasyonlara ve vizyonsuz iletişim taktiklerine kanarsa,
Vay hallerine!
Neredeyse çeyrek asırdır Türkiye'yi yöneten,
Devasa bir siyasi tecrübeye sahip olan bu partinin yerel iletişim ayağı,
"Çoluk çocuğun" heveslerine,
Kraldan çok kralcıların şahsi ikbal hırslarına bırakılamayacak kadar ciddidir.
Mustafa Çağlayan gibi süreci okuyabilen zeki bir siyasetçi,
Bu amatörlükleri,
Bu yaranma çabalarını ve partiye zarar veren bu sakil dili görüyordur.
AK Parti, kendi içindeki bu "iletişim kazalarından" ve
Zehirli dilden kurtulamadığı sürece işi gerçekten zor.
Çünkü artık vatandaş,
Kimin mütevazı kimin kibirli,
Kimin samimi
Kimin kurgu olduğunu çok net görüyor.

HABERAL AİLESİ KİME HİZMET EDİYOR?
Hepimizin malumu...
Sınırlarımızı aşıp dünya çapında bir marka haline gelen,
Ülkemizin yetiştirdiği en önemli değerlerden biridir
Prof. Dr. Mehmet Haberal.
Geçmişte FETÖ’nün o karanlık kumpaslarıyla demir parmaklıklar ardına atıldığında,
Ona en büyük vefayı kim göstermişti?
Elbette Zonguldak halkı ve Cumhuriyet Halk Partisi...

Haberal, cezaevinde tutsakken
CHP’den Zonguldak milletvekili adayı gösterildi.
Zonguldaklı seçmen,
Bu büyük değere sahip çıktı,
0ylarıyla onu parlamentoya taşıdı ve o zindanlardan çıkmasının yolunu açtı.
Bugün Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın ve değerli oğlu Erkan Haberal’ın
Bu ülke için ne kadar kıymetli olduğu tartışmaya kapalı bir gerçektir.
Ailenin en değerli üyeleri Ankara’da yaşamını,
Bilimini ve siyasetini sürdürürken;
Ne acıdır ki Zonguldak’a Haberal isminin adeta "posası" kaldı.
Bugün Haberal ailesinin Zonguldak ayağını temsil edenlere baktığımızda,
Aile büyüklerinin o devlet adamı duruşundan,
Nezaketinden ve ağırlığından zerre kadar feyzalmadıklarını görüyoruz.
Mehmet Haberal’ı cezaevinden çıkaran iradeyi temsil eden Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Zonguldaklıların seçtiği belediye başkanına yönelik acımasız,
Sınırı aşan ve zaman zaman hakarete varan bir dil kullanılıyor.
Kimse bu çirkin yayın politikasının suçunu "çoluk çocuğun" veya
Birkaç acemi ismin üzerine atarak işin içinden sıyrılamaz.
Görünen köy kılavuz istemez;
Bu işin arkasında Haberal ailesinin yereldeki uzantılarının
Zonguldak’tan siyasi bir rant devşirme hevesi yatıyor.
Zonguldak'ta üretmekten ve vefadan uzak bu yapı,
Şimdilerde medya üzerinden şehir dizayn etmeye kalkıyor.
Zonguldak’a dişe dokunur bir çivi çakmayı beceremeyen,
Tabiri caizse "ekmek satmayı bile beceremeyen" bu kişiler,
Şimdi basın sektöründe de ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

Daha da vahimi,
Kanal B gibi köklü bir kurumun Zonguldak ofisi,
Adeta Ali Rıza’nın güdümüne girmiş,
Onun gölgesinde bir operasyon aygıtına dönüşmüştür.
Haberal ismi, birilerinin şahsi hesaplaşmalarına ve manipülasyonlarına meze edilmektedir.
2013 yılında Haberal hoca FETÖ kumpasıyla ceza evindeyken,
Ali Rıza şunları yazmıştı;
“CHPden milletvekili seçilen Prof.Dr.Mehmet Haberalın tutuklu olarak yargılanması sadece kendisine değil, Zonguldaka da zarar veriyor.
Sayın Haberal, Zonguldaka modern bir hastane yapmak istiyor.
Ama yapamıyor.
Özgürlük verilmiyor.
Arsa verilmiyor.
Hükümetten rica ediyoruz.
Kentimize teşvik vermiyorsunuz.
Teşvikte altı bölge varken, üçüncü bölgede tutuyorsunuz.
Bir hastane yerini iki yıldır halledemiyorsunuz.
Sayın Hakimler
Sayın Haberalı serbest bırakın,
Zonguldaka hastaneyi yapsın.
Yapmazsa, tekrar alırsınız içeri.”
Haberal ailesinin Zonguldak ayağı,
O günleri çok çabuk unutmuş belli ki!