DAL SARKAR KARTAL KALKAR
Zonguldak’ın il oluşunun yıldönümünde, demokrasi şöleni yaşamamız gerekirken maalesef ulusal medyaya yakışıksız görüntülerle malzeme olduk. Bugün İl Genel Meclisi seçimlerinde tanık olduğumuz bu akıl tutulmasını, şehrimizin bir daha yaşayacağını hiç sanmıyorum.
Sonda söyleyeceğimi en başta, net bir şekilde ifade edeyim:
AK Parti sıralarında kendi adayının ismini bile doğru yazmayı beceremeyen o el, derhal araştırılmalıdır!
Necdet Karaveli, bu meclise uzun yıllar başkanlık etmiş, isminin nasıl yazılacağı herkesçe bilinen bir figür.
Hal böyleyken, AK Partili bir üyenin pusulaya "Nejdet" yazmasında ben basit bir hata değil, düpedüz bir art niyet ararım.
Gelelim CHP kanadına ve o meşhur yazım hatası tartışmasına...
Pusuladaki harf 'L' miydi, yoksa 'R' mi? Şahsi kanaatimce o harf 'L' değildi. Fakat asıl mesele şu ki; AK Parti cephesinde alenen yanlış bir isim yazılınca, bu durum kasıtlı bir hamle olarak göze çarpıyor.
AK Parti, çıkış yolunu adeta bu harf karmaşasında buldu.
İşin en trajikomik yanı ise, bizzat aday olan Necdet Karaveli’nin meclis divanına başkanlık yapıyor olmasıydı.
Düşünebiliyor musunuz? O tartışmalı harfin 'R' değil de 'L' olduğuna, adaylığını koyan kişinin bizzat kendisi karar veriyor!
Hukuken ve siyaseten olacak iş değil...
Bu tür bir uygulamanın faturası ağırdır.
Yakın geçmişte İstanbul Bayrampaşa'da tam da bu sebeplerle iptal edilen bir seçim var ve o iptale itiraz eden bizzat AK Parti'nin kendisiydi.
Dün İstanbul'da itiraz edilen durum, bugün Zonguldak'ta bizzat yaşatılıyor.
Skandallar silsilesi pusula ile de sınırlı kalmadı.
İl Genel Meclisi Başkanı Necdet Karaveli’nin Vali Bey ile yaptığı telefon görüşmesi, günün bir diğer fiyaskosuydu.
Üstelik bu görüşmenin hiçbir mahcubiyet duyulmadan basına servis edilmesi ayrı bir garabet.
Bir de "Milletvekili silah gösteriyor" iddiaları havada uçuşuyor...
Siyasetin seviyesini, Zonguldak'ın itibarını bu denli ayaklar altına almanın kime ne faydası var?
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı bugüne dek hiç bu kadar öfkeli görmemiştik.
Muhtemeldir ki onu bu kadar çileden çıkaran şey, muhalefetten ziyade kendi partisindeki o yanlış isim yazan üyedir.
Günün bir diğer talihsiz ve utanç verici çıkışı ise CHP İl Başkanı Devrim Dural’dan geldi.
Kendi tabanına "AK Partililerle selamı sabahı kesin" talimatı vermek, siyasi bir strateji değil, toplumsal bir sorumsuzluktur.
Bir avuçluk bu güzel memlekette insanları bu kadar keskin hatlarla kutuplaştırmaya hakkınız var mı?
Daha önce ihanete uğrayıp mecliste fire veren CHP'nin bu kez işi sıkı tuttuğu aşikar ama asıl şaşırtıcı olan,
AK Parti'nin böylesi kritik bir günde fire vermiş olmasıdır.
Bayrampaşa örneği gibi hukuki bir emsal gün gibi karşımızda dururken, Zonguldak'taki bu kördüğümün nasıl çözüleceğini hep birlikte göreceğiz. Fakat bana sorarsanız; vicdanları rahatlatacak ve şaibeleri ortadan kaldıracak tek çıkış yolu kura çekimidir.
Aksi halde, diğer türlü çıkacak hiçbir sonuç bu seçimin üzerindeki o karanlık gölgeyi kaldıramayacak ve seçim her daim şaibe altında kalacaktır.