“YALAN SÖYLEYENLER DOĞRU SÖYLEYENLERE İNANMAZLAR”

Hiç kıvırmaya gerek yok,

Ali Rıza Tığ’ı sevmediğimi cümle alem bilir…

Şehirde ben gibi düşünenlerin sayısı oldukça yüksek.

Sırasını Allah bilir tabi ama,

Cenaze törenini oldukça merak ediyorum…

Hoca, ‘merhumu nasıl bilirsiniz?’

Diye sorduğundan,

Kaç kişi ‘iyi bilirdik’ diyebilir?

Gelelim konuya;

Son birkaç yazısını dikkatli olursanız eğer,

Bu şehir için nasıl bir tehdit olduğunu anlamak,

Hiçte zor olmayacak.

Takip edenler bilir;

Birkaç gün önce,

Sözüm ona bir dostu aramış,

“Yargıyı dizayn ediyorsun,

Siyaseti dizayn ediyorsun,

Yargıyı sen dizayn ediyorsun…” demiş.

Ali Rıza’da demiş ki;

“Olur mu öyle şey ben kimim ki”

Allah biliyor bende Ali Rıza’nın hiçbir şeyi dizayn edemeyeceğini düşünüyorum.

Tıpkı kendisi gibi!

Aynı Ali Rıza dün ne yazmış peki?

Vali Osman Hacıbektaşoğlu,

Hafriyat döküm alanını inceleyince;

“Pusula, tüm bu sorunları en ince ayrıntısına kadar kamuoyuyla paylaştı.

Ve devlet, nihayet harekete geçti.”

Yani bu demek;

Devletin Valisi Ali Rıza yazı yazdı diye harekete geçti öyle mi?

Vali bey Ali Rıza yazmasa makamında oturacak,

Ama o yazınca harekete mi geçecek?

Kendini üstün zekalı sanan,

Ali Rıza’nın bu yazısından çıkan sonuç bu değil mi?

Sorsak usta gazeteci!

Sorsak Zonguldak sevdalısı!

Zonguldak bürokrasisini hedef alarak kendini kurtarıcı görüyor.

Şöyle ki;

İlgili kişi ve kurumların işini yapmadığını,

Buna karşın kendisinin bu konuları köşesinde gündeme getirdiğinde,

İslerin yapıldığını belirtmek,

Siyasete ve bürokrasiye ayar vermek değil mi?

“Falanca doktor, falanca kişiye para verdi,

Falanca bürokrat,

Falancayla şunu yaptı…

Falanca siyasetçi,

Falancaya yan baktı…”

Yahu varsa bir hata,

Ver bürokratın adını,

Siyasinin adını,

Herkes ne olduğunu anlasın…

Sen isim vermeden yargı mensubunu zan altında bırak,

İsim vermeden siyasiyi zan altında bırak,

Bürokrata ayar ver,

Sonra senin yazdığınla devlet harekete geçsin öyle mi?

Bu yazılara bugün siyasiler ses etmez,

Bürokrasi ses etmez,

Yargı ses etmez,

Vali ses etmez,

Kaymakam ses etmez…

Ama günü gelir,

Devlet öyle bir harekete geçer ki,

Her zaman 18 yaşında olduğunu herkese gösterir…

GEÇMİŞTE CANINI EMANET ETTİĞİNİ UNUTTU!

İçinde özlem olan bir ahlaksız,

Yine mide bulandıran yalanlarıyla algı yapmış!

Kendisinde ar, namus olmadığı için,

Herkesi öyle sanıyor!

Çirkin yakıştırmalar,

Ahlak dışı imalar!

Bunları yaptığı kişide eskiden canını emanet ettiği kişi!

“Yengenin canı tehlikede,

Koş onu kurtar”

Diye ağladığı kişi…

Annesini mezara koyan kişi!

Paraya sıkışınca,

Para diye kapısına gittiği kişi!

Şimdi eskisi gibi kullanışlı olmadığı için,

Geçmişte karısını alıp rakı içtiği kişilere,

Bugün ahlaksızca iftira atıyor.

Bu adamlarda yarın senin karının,

İçki masasında kafayı bulunca yaptıkları anlatsa ne olur?

Bunlar midesiz doğrusu,

Kanına dokunmaz…

Ama namusu için yaşayanlar,

Yarın bu iftiralar karşısında kayıtsız kalmaz…

Sonra benim can güvenliğim yok derse şaşırmamak lazım!