TAHSİN ERDEM’E BİR ÖZÜR BORCUNUZ VAR!
Bazı kadınlar vardır, toprağının bir karışını kimseye yedirmez ama devletine de bir saniye olsun karşı gelmez. Benim annem tam da böyle bir kadın; gerçek bir Karadeniz kadını.
Hikayesini bilenler bilir... Yıllarca emek verdiği, hatıralarını biriktirdiği evi yandığında pes etmedi. Kendi eşinin kardeşi, yani öz amcam tarafından "Tapuyu üzerine yapacağım" vaadiyle kandırılıp kolundaki bilezikleri alınmış, dolandırılmış bir kadından bahsediyorum. Canı yanmış ama yılmamış bir kadın. O yanan evinin küllerinden, aynı yerde helal emeğiyle kendine yeniden bir yuva inşa etti.
Fakat bu şehirde, başkalarının acısından, alın terinden ve mücadelesinden kendine siyasi rant devşirmeye çalışan karanlık zihniyetler hiç bitmiyor. Annemin bu haklı çabasını, o malum şahısların da aletiyle bir karalama kampanyasına dönüştürdüler. İşi öyle bir köpürttüler, öyle bir çarpıttılar ki; meseleyi Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e kadar uzattılar.
Köşe yazılarında bağırdılar: "Tahsin Erdem bunlara kıyak geçiyor!" dediler. Bize ayrıcalık tanındığını, yasaların arkasından dolanıldığını iddia ettiler.
Şimdi o iftira atanlara, o dedikodu çarkını çeviren operasyon çocuklarına soruyorum: Ne oldu?
Cevabını ben vereyim: Zonguldak Belediyesi geldi ve bize cezamızı tıkır tıkır kesti!
Evet, yanlış duymadınız. Bize "kıyak" geçtiğini iddia ettiğiniz o belediye, yasayı harfiyen işletti ve o cezayı kesti. Neden biliyor musunuz? Çünkü Başkan Tahsin Erdem için tek bir gerçek vardır: Yasalar. Kimsenin gözünün yaşına bakmaz, kimseye imtiyaz tanımaz, adam kayırmaz. Bizim için meselenin bundan sonrası adliye koridorlarında çözülecek; o ayrı bir hukuki süreç. İşin aslı, benim ceza yemiş olmam zerre kadar umurumda da değil.
Benim asıl umurumda olan ve içimi ferahlatan şey ne biliyor musunuz? Bu şehrin artık namuslu, ilkeli ve dik duran bir belediye başkanı var! Giderayak kendi yandaşlarına fahiş fiyatlardan "direk diktirip" kamunun parasını çarçur eden eski zihniyetlerden bugünlere gelmek, inanın bu şehir adına, Zonguldak'ın geleceği adına hepimize büyük bir umut veriyor. Biz adil bir ceza yemeye razıyız, yeter ki bu şehri adil adamlar yönetsin.
"Ben ceza yemişim yememişim önemi yok. Önemli olan Zonguldak'ta adaletin tecelli etmesidir."
Şimdi o klavye şövalyelerine ve iftiracı operasyon çocuklarına sesleniyorum: Eğer içinizde zerre kadar haysiyet, zerre kadar şeref ve vicdan kaldıysa çıkarsınız; adamsanız Tahsin Erdem’den kocaman bir özür dilersiniz! Ama biz o erdemin sizde olmadığını zaten çok iyi biliyoruz. Zonguldak halkı da artık kimin ne olduğunu çok net görüyor.
TAHSİN ERDEM’E BİR ÖZÜR BORCUNUZ VAR!
Akın Kavi
Yorumlar (1)