EV MESELESİ!

Zonguldak’ın onca derdi, çözülmesi gereken onca problemi varken; son günlerde şehrin bir numaralı gündemi ne hikmetse annemin yanan evinin yerine yaptırdığımız yeni ev oldu!
Aslında sokaktaki vatandaşın, Zonguldak halkının böyle bir derdi yok. Fakat mesele üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olunca; bazı "operasyon çocukları" benim üzerimden Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i zan altında bırakmak için klavyenin, daha doğrusu yalan makinelerinin başına geçtiler.
Gelin, şu "ev meselesinin" perde arkasını tüm şeffaflığıyla anlatayım.
Bir süre önce maalesef evimiz yandı. Yıllarca rahmetli babamın oturduğu o evin külleri arasından sadece acı değil, büyük bir ihanet de çıktı. O yangından sonra öğrendik ki; geçmişte annemden "Bu ev senin, tapusu için bana para ver"diyerek para alan öz amcamız, gidip annemin parasıyla evi müşterek yazdırmış! Biz kendi canımızın, yanan anılarımızın derdine düşmüşken, meğer aile boyu bir dolandırıcılığın kurbanı olmuşuz. Şimdi ise kendi parasıyla yaptırdığımız o evi kıskandığı için, her gün o malum gazetecilere gizli gizli fotoğraf servis ediyor.
Buradan açık ve net söylüyorum: Benim evime veya herhangi bir yapıma Tahsin Erdem’in göz yumma ihtimali yoktur! Tahsin Erdem, Zonguldak’ta hukuksuz hiçbir işe geçit vermez, göz de yummaz. Nitekim belediye ekipleri arsama geldi, gerekli incelemeleri yaptı ve tutanaklar harfiyen tutuldu. Bundan sonraki süreç tamamen yasal zeminde işleyecektir ve konu muhtemelen yargıya taşınacaktır. Kimsenin kimseye bir kıyağı yoktur, olamaz da.
Gelelim bu ateşe odun taşıyan, iftira makinesi Büyük Operasyon Çocuğu'na... Bugün köşesinden bana ahlak ve hukuk dersi vermeye kalkan bu zat, geçmişte benim kapıma gelmiş, anamın elini öpmüş ve aynen şu cümleyi kurmuştur: "Akın’ın işlerinin yolunda gitmesinin tek nedeni senin ettiğin dualardır teyze..." Dün anamın duasından medet umanlar, bugün yanan evinin üzerinden operasyon çekiyor!
Bu büyük operasyon çocuğunun yalanları bununla da bitmiyor. Gerçeği çok iyi bildiği halde, benim 'dolgu alanımı'köşesinde ısrarla 'döküm sahası' olarak yazıyor. Yahu el insaf! Zonguldak Belediye Meclisi toplantıları canlı yayınlanıyor. Açın, benim dolgu alanımın görüşüldüğü o meclis toplantısını izleyin. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden gerekli onayların alınması şartıyla dolgu yapabileceğim kararı, sadece CHP'lilerin değil, AK Partili meclis üyelerinin de oylarıyla, 'oy birliğiyle' karara bağlandı. Bu gerçeği sağır sultan bile biliyor ama o yalan yazmayı seçiyor. Neden? Çünkü o bir operasyon çocuğu!
Bir de bunun yancısı, Küçük Operasyon Çocuğu var... Hani "Erkek çocuk dayıya çeker" derler ya, çok doğru. Çapkınlığı birebir dayısından miras almış! Ailesi genç müzisyenlere o kadar büyük ilgi duyuyorlar, sanata ve sanatçıya o kadar destek veriyorlar ki sormayın gitsin!
Tabii bir de içine girdiği 'maddelerin' etkisiyle klavye başında ne yazdığını bilmeyen bir şuursuzluk hali var. Büyük operasyon çocuğu, bu küçük olanın bağımlı olduğunu ve zaaflarını çok iyi biliyor. Onu kucağına oturtmuş, kendi yazamadığı iftiraları, maşası yaptığı bu küçük operasyon çocuğuna yazdırıyor. Fakat Zonguldak halkı artık büyüğünün de küçüğünün de ne mal olduğunu çok iyi biliyor; bu şehirden onlara artık ekmek çıkmaz.
Son olarak... Bir de bu küçük operasyon çocuğunun kucağına oturan bir "uzun esmer" var. Şimdilik onu bilmezlikten gelelim. Her şeyin bir zamanı var.
Zonguldak'ın gündemini yalanlarıyla meşgul edenlere tavsiyem; başkasının yanan eviyle oynamayın, o ateş bir gün gelir sizi de yakar. Bizim abdestimizden şüphemiz yok, yasal süreç neyse o işleyecek. Siz kendi kucağınızdaki pislikleri temizleyin!