DENGELER TERSİNE DÖNDÜ!
Türkiye’nin birçok kentinde demografik ve ekonomik değişimlerin etkisi hissediliyor. Ancak bazı şehirlerde bu dönüşüm çok daha belirgin ve çarpıcı. Türkiye’nin kömür başkenti olarak bilinen Zonguldak, bu değişimin en net görüldüğü illerden biri haline gelmiş durumda.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı verileri, kentte sosyal güvenlik sisteminin dengesinin giderek değiştiğini ortaya koyuyor. Buna göre Zonguldak’ta sosyal güvenlik kapsamında aktif çalışan sayısı 148 bin civarında kalırken, emekli aylığı alan kişi sayısı 183 bine ulaşmış durumda. Bir başka ifadeyle şehirde emekli sayısı, çalışan sayısını yaklaşık 35 bin kişi aşmış bulunuyor.
Aslında bu tablo bir anda ortaya çıkmış değil. Veriler geriye doğru incelendiğinde eğilimin uzun süredir devam ettiği görülüyor. 2024 yılının Aralık ayında aktif çalışan sayısı 149 bin 557 seviyesindeydi. Aradan geçen süreçte bu sayı düşerken, emekli sayısı ise 180 bin seviyelerinden 183 bine yükseldi. Yani Zonguldak’ta çalışan sayısı azalırken, emekli sayısı artmaya devam ediyor.
Zonguldak’ın ekonomik geçmişi büyük ölçüde madencilik üzerine kuruluydu. Özellikle kömür üretimi, şehrin hem istihdamını hem de nüfus yapısını belirleyen temel faktörlerden biriydi. Ancak yıllar içinde madencilik sektöründeki daralma, yeni yatırımların sınırlı kalması ve genç nüfusun büyük şehirlere göç etmesi bu dengeleri değiştirdi.
Bugün Zonguldak’ta gençlerin önemli bir bölümü eğitim veya iş nedeniyle başka şehirlere gidiyor. Geriye ise daha yaşlı bir nüfus yapısı kalıyor. Bu durum doğal olarak emekli sayısının artmasına, aktif çalışan sayısının ise sınırlı kalmasına neden oluyor.
Bir şehirde çalışan sayısının emekli sayısından az olması, sosyal güvenlik dengesi açısından önemli bir göstergedir. Çünkü sistemin sürdürülebilirliği büyük ölçüde çalışanların ödediği primlerle emeklilere yapılan ödemeler arasındaki dengeye dayanır.
Zonguldak örneğinde ise tablo tersine dönmüş durumda. Kentte her çalışan, ortalama olarak birden fazla emeklinin sistemine katkı sunuyor. Bu durum yalnızca yerel bir mesele değil; aynı zamanda Türkiye’nin yaşlanan nüfus yapısının küçük bir modeli gibi de değerlendirilebilir.
Bu tabloyu değiştirmek için en kritik başlık istihdam yaratacak yeni yatırımlar. Özellikle sanayi, teknoloji ve hizmet sektörlerinde yeni iş alanlarının açılması hem gençlerin şehirde kalmasını sağlayabilir hem de çalışan sayısını artırabilir.
Aksi halde Zonguldak, emeklilerin yoğun olduğu ama genç nüfusun giderek azaldığı bir şehir görüntüsünü daha da belirgin şekilde yaşamaya devam edecek.
Kısacası Zonguldak’ta ortaya çıkan tablo yalnızca istatistiksel bir veri değil; aynı zamanda kentin ekonomik geleceği hakkında önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Eğer çalışan sayısı artmaz ve genç nüfus şehirde tutulamazsa, bu farkın önümüzdeki yıllarda daha da büyümesi şaşırtıcı olmayacaktır.