Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü geçtiğimiz günlerde oldukça olağan ama bir o kadar da örnek teşkil etmesi gereken bir duyuru yaptı.
Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi kantininin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun pazarlık usulü hükümleri çerçevesinde kiraya verileceği açıklandı.
İhale şartları net, kurallar şeffaf, süreç kamuoyunun gözü önünde.
Bu haberi okuyunca insanın aklına ister istemez Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) geliyor.
Binlerce öğrencinin eğitim gördüğü, hastanesinde yüz binlerce hastaya hizmet veren o devasa kampüslerin kantinleri...
Sahi, üniversite kantinlerinin bir kez olsun böyle açık ve şeffaf bir ihale duyurusuna çıktığını duyanınız, göreniniz var mı?
Üniversitede bu kârlı kantin işlerinin kime, nasıl ve hangi şartlarda verildiği koca bir soru işareti.
Ortada akıl almaz iddialar dolaşıyor.
Kantinler üzerinden dönen paralar, "yandaşlara" aktarıldığı öne sürülen meblağlar...
Fısıltılar giderek yükseliyor.
Oysa on binlerce öğrencinin bulunduğu bu alanlarda gerçek bir rekabet ortamı yaratılsa, ihaleler şeffaf yapılsa ve fiyatlar düşse bu durum en çok dar gelirli öğrencinin lehine olmaz mı?
Ama Sayın Rektör İsmail Hakkı Özölçer pek oralı görünmüyor.
Anlaşılan o ki mevcut kantincilerle arası gayet iyi, kurulu düzenin tıkır tıkır işlemesinden memnun!
Eğri oturup doğru konuşalım;
İsmail Hakkı Özölçer, BEÜN tarihinin gördüğü en vizyonsuz dönemlerden birine imza atıyor.
Göreve geldiği ilk günden beri adı bilimsel başarılarla değil, skandallarla anıldı. Sadece üniversitenin değil,
Zonguldak’ın itibarını da ulusal basının manşetlerinde yerle bir etti.
Şehrin en önemli, en değerli hekimlerini küstürüp elden kaçırdı. Akademisyenliğinde bile öğrencisiyle kavga eden bir profilden rektör yaratılınca, olan ne yazık ki yine bu şehre oldu.
Şimdi ise görev süresinin sonuna yaklaşırken, o koltukta bir dönem daha kalabilmek adına adeta kapı kapı dolaşıyor.
AK Parti’nin kapısında yatıp kalktığı konuşuluyor.
Ama sanmayın ki bu çaba derin bir siyasi aidiyetten veya davaya gönül verdiğinden kaynaklanıyor.
Herkes çok iyi biliyor ki; bugün iktidarda rüzgar tersinden esse,
Sayın Rektör kampüste Deniz Gezmiş parkasıyla dolaşmakta bir an bile tereddüt etmez!
Umuyoruz ki bu şehir ve bu kurum, onun ikinci dönemini görmek zorunda kalmaz. Aksi takdirde, Sayın Mahmut Özer’in büyük emeklerle belli bir ağırlığa ve seviyeye ulaştırdığı o güzide üniversitemizin cenaze namazını hep birlikte kılarız!