ZONGULDAK’IN DİLAN VE ENGİN POLAT’LARI
Tüm ülkenin son günlerdeki en büyük gündemi Dilan ve Engin Polat çifti.
Zenginliğini Sosyal Medyadan teşhir eden ve hatta görgüsüzlük sınırlarını zorlayan bu çift tutuklandı.
Kara paradan tutun, vergi kaçakçılığı ve sahte fatura gibi bir çok suçtan yargılanacaklar.
'Çok laf yalansız, çok para haramsız olmaz' derdi büyüklerimiz.
Bu zenginliğin kaynağı ne ise ortaya çıkacaktır elbet.
Milletin gözüne soka soka yaşanılan görgüsüz hayat, ve kendisini eleştirenlere züğürt diyebilecek aymazlıkta insanlardan bahsediyoruz.
Hal böyle olunca kamuoyu bu davaya büyük ilgi gösterdi.
Oh oldu diyenler çok oldu.
Dilan ve Engin Polat çifti kısa sürede zengin oldu.
Lüks hayatlarını sosyal medyadan paylaştılar.
Pahalı hediyeler, lüks araçlar...
Dilan Polat çıktı televizyona günde 750 bin TL harcıyorum dedi.
Eee tatlı tatlı yememin...
Kısa sürede kazanılan büyük paralar, görgüsüzlük ile harmanlanınca ortaya hoş olmayan görüntüler çıktı.
Devlet bu zenginliğin kaynağını araştırınca ortaya pis işler saçıldı.
Nihayetinde Polat ailesinin yanı sıra çok sayıda kişi tutuklandı.
Soruşturma dosyasında sıkça sahte fatura ibaresi geçti.
Bu sahte fatura yöntemi Zonguldak’ta, madencilik sektöründe son zamanlarda sıkça kullanılır oldu.
Naylon fatura olarak tabir edilen yöntemle Zonguldak’ta kısa yoldan parayı bulanlar oldu.
Dilan ve Engin Polat kadar olmasa da, bu isimlerin de görgüsüzlüğüne tanık oluyoruz.
Sahte fatura ile devlet milyonlarca lira zarara uğratılıyor.
Bazı sahte faturacılar siyasi kimliğinin arkasına saklanıyor zaman zaman.
Şöyle düşünün, bu nayloncular üreticileri gezip kömür topluyorlar.
Enerji santrallerinin verdiği fiyattan daha yüksek fiyata hem de.
Sonra aynı kömürü tekrar enerji santrallerine satıyorlar.
Yani pahalı alıp ucuza satıyorlar.
Bu nasıl ticaret?
Bunu elbet devletimiz araştırır.
Bir de devleti çalarak zengin olan bu nayloncuların havaları yok mu...
İlahi adalet zaman zaman yokluyor halbuki.
Bazen sağlığıyla, bazen eşiyle...
Olan da hep Ankara’da oluyor.
ZONGULDAK BARO BAŞKANININ SAMİMİYETİ
Zonguldak Barosu, 50 ilin Barosuyla birlikte ortak bir açıklama yayımladı.
Tutuklanan gazeteci Tolga Şardan hakkında.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı;
"Haberleri sansürlemek, gazetecileri tutsak etmek yerine Yargının tüm paydaşlarını zan altında bırakan iddiaları soruşturmak üzere Cumhuriyet Savcılarını derhal göreve çağırıyoruz."
Aynı Zonguldak Barosu geçtiğimiz günlerde Zonguldaklı bir avukatın siyasi kimliğini eleştirdik diye bizim hakkımızda açıklama yapmıştı.
Aynı Zonguldak barosuna kayıtlı bir avukat, sırf onun siyasi kimliğini eleştirdik, ve yakınlarını eleştirdik diye bizi susturmak için tüm yolları deniyor.
Zonguldak Mahkemelerinden sonuç alamıyor koşa koşa Bartın’a gidiyor.
Bizim sansürlenmemize çanak tutan Zonguldak Barosu, şimdi çıkıyor ortak açıklama ile Tolga Şardan'a sahip çıkıyor.
Bu da Zonguldak Barosunun samimiyetten uzak olduğunu gösteriyor.
Aynen sizin dediğiniz gibi;
Özgür Basın çoğulcu bir toplumun olmazsa olmazıdır!
CHP’DE YAŞANAN DEĞİŞİM
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Genel Kurulunda,
Genel Başkan Özgür Özel seçildi.
Delegeler değişim dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu kaybetme alışkanlığını sürdürdü.
Seçimlerin ardından istifa etmesi beklenen Kemal Kılıçdaroğlu, siyaset sahnesinden emekliye ayrılmak suretiyle indi.
Özgür Özel’in Genel Başkan seçilmesi, 5 ay kala yerel seçime ne kadar yansıyacak göreceğiz.
CHP Genel Merkezi 2019 yılında yaptığı ‘aday’ hatasını tekrarlamazsa, Zonguldak için kıran kırana bir seçim izleriz.
Değişim neleri değiştirecek hep beraber göreceğiz.
EREĞLİ KAYMAKAMI KİMDEN YANA?
Ereğli’de her geçen gün yükselen cüruf dağlarına tepki gösteren gönüllü çevreciler tarafından başlatılan imza kampanyası, Ereğli Kaymakamlığı tarafından iptal edildi.
Konuyla ilgili Çevreci Çetin Yılmaz şu açıklamayı yaptı;
“Bizim ekosistemi, doğayı korumaktan başka bir amacımız yok.
Biz bir dernek ve siyasi parti değiliz.
Biz gönüllü çevrecileriz.
Bu doğayı, bu suyu, bu canlıları korumak devletin asli görevidir.
Bizlerin güvenlik güçleri ile karşı karşıya gelmek gibi hiçbir zaman düşüncemiz olmadı!” dedi.
Çevre katliamına göz yuman yetkililerden bir gün hesap sorulacağına vurgu yapan Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı Ahmet Öztürk’de;
“Vatandaşlarla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirip,
Bu değerli eko sistemi paragözlerin yok etmesine müsaade etmeniz bir suçtur.
Belki bu suçu bugünkü ortam içerisinde kabul ettirebilirsiniz ama yarınlarda mutlaka bu suçu işleyenlerden hesap sorulacaktır” dedi.
Çevreci aktivist Çetin Yılmaz daha önce, Ereğli Kaymakamının;
‘Siz kim oluyorsunuz da Erdemir’e karşı çıkıyorsunuz’
Dediğini açıklamıştır.
Bu şehir insanı yıllardır hiçbir sanayi kuruluşuna karşı durmadı.
Kaymakam bey yarın emekli olur Ereğli’den gider.
Cürufun yarattığı çevre katliamının bedelini bu şehrin insanı öder.
Bırakın bu insanlar, doğasına suyuna toprağına sahip çıksınlar.
İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın…