Rahmetlik Kırgız Edebiyatçı Cengiz Aytmatov’un  Gün Olur Asra Bedel Romanında hikayeleştirdiği Mankurtlaşma üzerine birkaç kelam etmek istiyorum . Çünkü dün Çinlilerin ( Cungcang ) özellikle Türklere uyguladığı asimetrik bir işkence sonucunda İnsan  Ruhunu ele geçirdikleri ve mankurtlaştırdıkları bir sistem bu günde başka usullerle yine insanlığı Mankurtlaştırmaktadır.. 

Aytmatov Romanında Mankurtlaştırmayı şöyle ifade eder;
“ Sarı Özek’i işgal eden düşmanlar tutsaklara korkunç işkenceler yaparlarmış. İnsanın hafızasını yitirmesine, deli olmasına yol açan bir işkence usulleri varmış. Önce esirin başını kazır, saçları tek tek kökünden çıkarırlarmış. Bunu yaparken usta bir kasap oracıkta bir deveyi yatırıp keser, derisini yüzermiş. Sonra bu deriyi parçalara ayırır, taze taze esirin kan içinde olan kazınmış başına sımsıkı sararlarmış. Böyle bir işkenceye maruz kalan tutsak ya acılar içinde kıvranarak ölür, ya da hafızasını tamamen yitiren, ölünceye kadar geçmişini hatırlamayan bir ‘mankurt’, yani geçmişini bilmeyen bir köle olurmuş. Bir ‘mankurt’ kim olduğunu, hangi soydan, hangi kabileden geldiğini, anasını babasını bilmezmiş. İnsan olduğunun bile farkında değilmiş.

Usta Yazar kendisine Mankurtlaşma ile ilgili kendisine sorulan soruya şu şekilde cevap vermiştir;
“Bildiğiniz gibi bu ‘mankurt’ efsanesini bir romanımda anlattım; ama laf olsun diye değil, bugünkü siyasi hayatla bağdaştırarak… Eskiden aslını unutmuş, robotlaştırılmış insanlara ‘mankurt’ denirdi. Bugün de aynı şekilde duygusuzlaştırılmış kökünden koparılmış, neyi niçin yaptığını bilmeyen ve kendisine verilen emirleri hiç düşünmeden uygulayan insanlar da bir çeşit ‘mankurt’tur. Türkl Cumhuriyetlerinde hâlâ “’mankurtların’ bulunup bulunmadığına gelince: vardır şüphesiz. Ama ne kadar olduklarını kestirmek pek kolay değil.”
Dünya sistemi ( Kapitalizm ) sadece Türki Cumhuriyetlerdeki insanları değil, insanlığı hatta Devletleri Mankurtlaştırma peşine düşmüş gibi…
Günümüzde bireylerin ve toplumların mankurtlaştırılmasında ateş suyu etkisine sebep olan nedenler şu şekilde sıralanmıştır: 
Alkol ve Uyuşturucu Bağımlılığı:
Kültürsüzleştirmek
Cinselliğin Yozlaştırılması
Akli Bilgiden Uzaklaştırma
Tarihi Çarpıtmak
Kızılelmasız/Ütopyasız bırakma
İnsanı Yalnızlaştırmak


Yukarıda belirttiğimiz mahzurları ortadan kaldırmak ve üzerimizdeki baskıyı gidermek için sığındığımız Din Adamları, Sivil Toplum Kuruluşları, Akademisyenler, Siyasi Partiler, Diyanet gibi yapılar da bizi farklı yönlerden  Mankurtlaştırmanın peşindeler. İnsanlığın en çaresiz olduğu günleri yaşıyoruz maalesef. 
Yeni bir peygamber gelmeyecek, Gandi yok, Ömer yok, Şairler çekildi şehirlerin yamacından. Ebabil Kuşlarıda uçmuyor semalarımızda…