ZONGULDAK'IN KANINI EMEN KENE /KAMUDA VE BASINDA ARINMA VAKTİ!

ZONGULDAK'IN KANINI EMEN KENE
Zonguldak’ta "gazetecilik" maskesinin ardına sığınarak bürokratlara nizam vermeye kalkan kibir abidesi, ne yazık ki kendisine her türlü pervasızlığı mübah görüyor.
Gözünü öyle bir karartmış ki; valimize, kaymakamlarımıza fütursuzca çamur atmaktan zerre imtina etmiyor. İşin kuralı bellidir: Elinde bir belgen, bir kanıtın varsa delikanlı gibi koyarsın ortaya, açık açık yazarsın! Ancak bakıyorsunuz; ortada ne bir isim var ne de bir belge... Sadece mesnetsiz ve ahlaksız bir iftira silsilesi var!
Yahu, bu şehirdeki tüm kaymakamlar vatanını, milletini canıgönülden seven, onurlu devlet insanlarıdır. Üstelik bu makamlarda gecesini gündüzüne katarak çalışan kıymetli kadın kaymakamlarımız da var. Hiçbir devlet yöneticimiz, hiçbir mülki idare amirimiz bu alçakça karalamaları hak etmiyor.
Tabloya bir bakın: Hangi eğitimi aldığı meçhul, dahası geçmişte çete davalarından yargılanmış bir şahıs çıkıyor; devlete ve millete hizmet etmek için yıllarca dirsek çürütmüş, liyakat sahibi bürokratlarımıza dil uzatma cüretini kendinde bulabiliyor!
Kişisel menfaat ve avanta sağlamak için kapı kapı dolaşıp kırk takla atan, istediklerini elde edemeyince de kalemini bir şantaj silahına çevirerek itibar suikastı yapan bu kene, adeta memleketin kanını emiyor.
İddia ediyorum; bütün yurdu karış karış gezin, "gazetecilik" mesleğini kalkan yaparak devlete, kurumlara ve bürokratlara bu denli pervasızca zarar veren başka bir isim daha bulamazsınız!

KAMUDA VE BASINDA ARINMA VAKTİ!
Geçtiğimiz günlerde Zonguldak, sarsıcı bir cinayet haberiyle sarsıldı. Bir belediye çalışanı, maalesef kendi arkadaşını hayattan kopardı. İşin asıl kan donduran boyutu ise cinayeti işleyen şahsın kabarık uyuşturucu geçmişiydi...
Artık bunu yüksek sesle söylemenin, hatta haykırmanın vakti geldi: Uyuşturucu illeti, bu şehrin başına musallat olmuş en büyük beladır! Gencecik hayatları karartan, dostu dosta kırdıran ve toplumsal huzuru baltalayan bu zehirle mücadelede artık radikal adımlar atılması kaçınılmazdır.
İlk ve en güçlü adım kamudan başlamalı. Bu şehirdeki tüm kamu kurumlarında istisnasız "uyuşturucu testi" yapılmalıdır. Amacımız sadece cezalandırmak değil; bu batağa saplananları tespit edip acilen rehabilite etmektir. İşi bir adım daha ileri taşıyıp, kamuya yapılacak yeni personel alımlarında uyuşturucu testini kesinlikle zorunlu hale getirmeliyiz. Devlete hizmet edecek eller, temiz olmak zorundadır.
Gelelim mesleğimizin kanayan yarasına... Topluma ayna tutması gereken basının durumu ne olacak? Açıkça söylüyorum: O test ilk olarak gazetecilere yapılmalı!
Kalemini uyuşturucunun hezeyanıyla oynatanlar, haberlerini zehrin etkisiyle kurgulayanlar bir bir tespit edilmelidir. Dahası, sadece içenler değil; köşe başlarında "torba tutan", bu kokuşmuş zehir ticaretine bulaşan sözde gazeteciler de acilen ifşa edilmelidir! Uyuşturucudan mosmor olmuş gözlerle ortalıkta gezinen, zihni uyuşmuş isimlerin bu meslekte yeri yoktur, olamaz! Derhal meslekten uzaklaştırılmalı ve zorunlu rehabilitasyona alınmalıdırlar.
Uyuşturucu, amasız ve fakatsız en büyük toplumsal düşmanımızdır. Herkes bu illetten kurtulmak için çabalamak zorundadır. Kurtulmak için çabalamayan, bu zehri normalleştiren ve yaşamaya devam edenler ise sağlıklı toplum yapısından izole edilmelidir.
Zonguldak'ın geleceği için arınma vakti gelmiş, hatta geçmektedir!