Yalan İttifakı
Ortada mide bulandırıcı bir "yalan ittifakı" var.
Biri karanlık işlerin taşeronu,
Diğeri ise geçmişi şaibelerle dolu, başkalarının hayatını gözetleyerek menfaat kollayan yaşlı bir fırsatçı.
Çıkar uğruna bir araya gelen bu iki figür,
Akılları sıra kurdukları kumpasla ayakta kalmaya çalışıyorlar.
Çok değil, daha düne kadar benim soframda ekmek yiyen bu ihtiyar,
Bugün kol kola girdiği o taşerona benim yanımda en ağır hakaretleri savururdu. Peki ne değişti?
Para!
Benden bir şey koparamayınca,
Sofradan kalkıp dün küfrettiği adamın gölgesine sığındı.
Omurga yoksunluğunun, menfaat için eğilip bükülmenin bundan daha net bir fotoğrafı olamaz.
Karakterleri o kadar yozlaşmış ki,
Çıkarları söz konusu olduğunda birbirlerini bile göz kırpmadan satacak,
Her türlü kılığa girecek kadar ilkeden yoksunlar.
Şimdi bir araya gelmişler; biri eline telefon alıp ahlaksızca gizli kayıtlar peşinde koşuyor,
Diğeri ise onun ürettiği yalanları sıraya diziyor.
Bu ikilinin tek ortak noktası karılarının isimlerinin son hecesi değil;
İçlerine işleyen o derin ahlaki çöküntüdür.
İnsanın gözüne perde inince yanındakinin gerçek yüzünü göremiyor demek ki. Geçmişte "yapmaz" deyip konduramadığım ne varsa,
Bugün tek tek gün yüzüne çıkıyor.
Gençliğinde kamu malına uzanan elleri yüzünden yediği o meşhur sürgünü de, Ailesinin adının karıştığı o akçeli okul fonu iddialarını da şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Maske düştü, kel göründü.
Çünkü bunların dini, imanı, tek kıblesi para!
Cüzdanlarını doldurmak için söyleyemeyecekleri yalan,
Bürünemeyecekleri kılık yok.
Ama unutmasınlar;
Bu devran hep böyle dönmez.
Yarın ecel kapıyı çaldığında,
O cenazen bile benim kapımdan geçemeyecek.yüzsüzleştiğiniz bu günlerin ağır bir bedeli var.
Dün küfredip bugün menfaat uğruna biat ettiğiniz o karanlık ortaklıklarınız sizi kurtaramayacak.
Bu yaptıklarınızın hesabını,
Kurduğunuz o iğrenç kumpasların bedelini
Hem adalet önünde
Hem de mahşer gününde damla damla vereceksiniz!