CHP Zonguldak Milletvekili Eylem ERTUĞRUL, TBMM Genel Kurulu’nda dün akşam TSK Personelinin Özlük Hakları ile ilgili konuşarak şunları söyledi;

Yunuslar, balıkçı teknesine eşlik etti Yunuslar, balıkçı teknesine eşlik etti


TEZKERE MADDELERİ ÜZERİNDE
“ASKERLİK BORÇLANMASI VE TSK KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ”NE İLİŞKİN KONUŞMA
 

“Bu Meclisin temel işlevi yasama yapmak, kaliteli yasama yapmak. Kaliteli yasama yapmak ne demek? Ben mutlak iktidarım, seçimle geldim, çoğunluk bende. İstediğim yasayı istediğim gibi çıkarırım demek değil. Eğer bir hukuk devletiysek mutlak iktidar diye bir şey yok, muhalefeti dinleyeceksiniz, sivil toplum örgütlerini dinleyeceksiniz, yasa yaparken buna göre yasa yapacaksınız ve çıkardığınız yasalar toplumun tüm kesimlerine dokunacak, hitap edecek. Toplumun temel sorunlarını çözecek.
 
Örneğin, meclis genel kurulumuzda uzman çavuşların sorunlarının araştırılması için, polis intiharlarının araştırılması için, emekli ve muvazzaf astsubayların mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi için defalarca kez önergeler verildi fakat bunların hepsi reddedildi.
 
Değerli Milletvekilleri,
 
Maalesef Türk Silâhlı Kuvvetleri Personellerinin özlük haklarıyla ilgili bir ilerleme sağlayamadık. Hatta bırakın ilerlemeyi geriye gitmemiz bile söz konusu.
 
Dün milli savunma komisyonunda tartıştığımız teklifte bir tazminat konusu gündeme geldi. Astsubayların ve subayların görevden ayrılma tazminatlarında değişiklik yapılmasını içeren değişiklikler vardı ve burada 4 katı bir tazminat yükümlülüğü getiriliyor.
 
Sayın milletvekilleri, soruyorum size tazminat miktarını artırarak neyi değiştirebiliriz, neyi çözebiliriz?
 
Devletin çıkarlarını üstün tutacağız tabiki. Ama sadece ceza yöntemiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nde nasıl insan tutacaksınız? 15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki süreçte, itibarsızlaştırılan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin eski itibarını nasıl kazandıracağız?
 
Kalifiye insanların kalması, ordusuna hizmet etmesi gerekiyor evet ama caydırıcı, altından kalkılamayacak cezalarla gönülsüz şekilde görev yaptıkları bir durumda nasıl verim alınacak?
 
Bu insanları her türlü göreve gönderiyoruz, bakın, yeri geliyor ölüme gönderiyoruz. Gözlerini kırpmadan bu vatan için  can veriyorlar. Bir insandan daha ne kadar fedakarlık bekleyebilirsiniz?
 
Bu yüzden ordumuzun personelini ödüllendirerek, onları teşvik ederek, onların yaşamlarını kolaylaştıracak sosyal haklarını genişleterek ve gözleri arkada kalmayacak şekilde çalışmalarını sağlayarak orduda gönüllülük esası ile tutmamız gerekiyor.
 
Sayın Milletvekilleri,
 
Resmi Gazete’de bir gecede yayınlanan bir yönetmelikle Seferberlik ve Savaş Hali ilanı tek adama bırakıldı. Yetmiyor, KHK’larla, terörle bağlantılı olduklarından bahisle TSK’dan ayırdığınız personeli bu durumda göreve geri çağıracağız diyorsunuz. Hem TSK’dan terörle iltisaklı diye ayırıyorsunuz. Hem de bu insanları geri çağırıp ellerine silah verip vatanı savun diyeceğiz diyorsunuz. Bu nasıl bir çelişki? Bu bir milli güvenlik sorunudur. Bunu yapacağınıza elinizdeki kalifiye personeli orduda tutmaya çalışın.
 
Değerli Milletvekilleri,
 
Çok önemli bir konu da, emekli astsubay maaşlarını doğrudan etkileyen tazminat sorunudur. Adına "kıdemli başçavuş tazminatı", "görev tazminatı", "makam tazminatı" ne diyorsanız deyin ama bu sorun çözülmeli değerli arkadaşlar. Astsubaylarımızın emekli olduklarında gelirleri ciddi bir şekilde düşüyor. Bu engellenmeli. Silahlı Kuvvetlerin büyük yükünü çeken astsubayların hak ettikleri emekli maaşını almaları sağlanmalıdır.
 
Hepinizin malumu olduğu üzere emekli askeri personelin bel bağladığı en önemli gelir, Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK)’tan aldıkları temettü miktarları. Son zamana kadar enflasyonun üzerinde bir gelir sağlarken, bu sene açıklanan oran enflasyonu zor yakalıyor. Emekli personele bir darbe de buradan mı geldi? OYAK neden bu kadar geride kaldı? Kaynaklar başka yere mi aktarılıyor? Bunların şeffaflıkla açıklanması gerekir.
 
Değerli Milletvekilleri,
 
Bir de, askerlerimizin, polislerimizin, memurlarımızın askerlik borçlanması meselesi var.
 
Bu konunun çözüme kavuşturulması için çok sayıda talep alıyoruz. 2008 yılı Ekim ayı başından önce çalışmaya başlayan tüm asker, polis ve diğer memurlar 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamındadırlar.
 
Tüm çalışanların kademeli emeklilik geçiş hakkından yararlanabilmeleri için, bir diğer deyişle EYT yasasından faydalanabilmeleri için bir düzenleme gerekiyor.
 
Tanınan sigorta başlangıç tarihlerinin geriye çekilebilmesi hakkı herkes için çok fazla önem arz eden bir durum.
 
Mevzuatlarımızda da hizmet borçlanması işlemlerine yer verilmiş. Bunlardan biri de askerlik borçlanması. Memurlarımız, askerlerimiz ve polislerimiz bu borçlanmadan mahrum edilmişlerdir. Bu konuda gerekli yasal düzenlemeyi yapmamız gerekiyor. Tüm diğer sigortalılarda olduğu gibi polislerimizin, askerlerimizin, memurlarımızın da askerlik hizmet borçlanması süreleri kadar sigorta başlangıç tarihlerinin geriye götürülmesine imkan verilmesi gerekiyor.
 
Değerli Milletvekilleri,
 
Türk Silahlı Kuvvetlerinde en az yedi hizmet yılı süresini dolduran ve kendi isteğiyle görevinden ayrılan uzman çavuşlar, kamu kurum ve kuruluşlarının boş memur kadrolarına atanma haklarına sahipler.
 
Ancak bu haklarından yararlanamıyorlar. Uzman çavuşlarımızın kazanılmış hakları var. Ancak bu personelin atanma talepleri kurumların inisiyatifine ve birilerinin iki dudağı arasına bırakılmıştır.
 
Gerçi siz her şeyi tek adama bırakmayı seviyorsunuz. Ama Uzman çavuşlarımızı ellerinde evraklarıyla kurum kurum gezdirmek iktidarınızın bir ayıbıdır.
 
Yaşanan mağduriyetin bitirilmesi için uzman çavuşların memuriyet kadrosuna atanmasının önü açılmalıdır.
 
Genel Kurulu saygıyla selamlıyoruz.”

Kaynak: Haber Merkezi