TEK RENK, İKİ YÜZ!

TEK RENK, İKİ YÜZ!
Zonguldak CHP’de delege seçimleri öncesinde kızılca kıyamet koptu.
Kulislerde fısıltılar dolaştı,
Basında ardı arkası kesilmeyen haberler yayımlandı.
Ama dikkat edin;
Bu haberlerin ortak noktası vardı:
Hepsi Tahsin Erdem’i hedef alıyordu.
Parti içindeki “İrlandalılar”,
Yıllardır CHP’nin sırtından geçinip kendi çıkarlarını önceleyenler,
Yine sahneye çıktı.
Amaç belliydi:
Tahsin Erdem’i yıpratmak,
Halkın gözünde zedelemek ve parti içindeki konumunu zayıflatmak.
Bunun için de en kolay yolu seçtiler;
İftira siyaseti!
Ne dediler?
“Erdem mavi listeyi destekleyenleri işe alacak!”
Bir çarpıtma, bir algı operasyonu…
Basınımızın güzide temsilcileri de bu uydurma iddiaları hiç sorgulamadan,
Ballandıra ballandıra yazdı.
Oysa halkın gözüyle görülen gerçek şuydu:
Bu haberlerin tamamı siyasi mühendisliğin ürününden başka bir şey değildi.
Bitmedi…
Bu kez Tahsin Erdem’in oğlunu hedef aldılar.
“Başkanın oğlu taraf oldu!” diye yaygara kopardılar.
Soruyorum size;
30 yaşına gelmiş bir genç adam kendi siyasi tercihini yapamayacak mı?
Bir babanın oğluna “Siyaset yapma, taraf olma!” deme lüksü var mı?
Demokrasi böyle mi olur?
Bir taraftan özgürlüklerden,
Demokrasiden bahsedeceksiniz,
Diğer taraftan bir bireyin siyasi iradesini hedef alacaksınız.
İşte bu zihniyet, samimiyetsizliğin en çıplak halidir.
Ama işin rengi değişti.
Mavi liste sandıktan birinci çıktı.
Ve ne oldu biliyor musunuz?
O gürültülü sesler bir anda kesildi.
O iftira dolu haberler birdenbire unutuldu.
Sanki hiç yazılmamış gibi…
Ereğli’de Halil Posbıyık açık açık mavi listeye destek verdi.
Hatta öyle ki,
Posbıyık’ın eşinin delege seçimlerindeki tavrı dahi basının manşetlerine taşındı.
Ama bu kez aynı basın ne yaptı dersiniz?
Posbıyıkları yere göğe sığdıramadı!
Bakın burası çok önemli:
Posbıyık’ın eşi açıktan destek verince
“Demokrasi şahlandı!” dediler.
Ama Tahsin Erdem’in 30 yaşındaki oğlu destek verince
“Demokrasi elden gidiyor!” diye kıyamet kopardılar.
İşte bu çifte standardın,
Bu ikiyüzlülüğün adı var:
Samimiyetsizlik!
Şimdi soruyorum:
Kimin desteği meşru, kimin desteği gayrimeşru?
Kimin aile fertleri taraf olabilir, kimin ki olamaz?
Aynı parti içinde farklı kurallarla siyaset yapılır mı?
Ebru Uzun neden Halil Posbıyık hakkında bir açıklama yapmadı?
Halk, bu oyunu gördü.
Tahsin Erdem’e basın üzerinden ne kadar haksızlık yapıldıysa,
Halk o kadar çok sahip çıktı.
Sokakta konuşan vatandaştan,
Sandık başında tercih yapan delegelere kadar herkes bu çifte standardı fark etti.
Seçim döneminde bir şey çok net anlaşıldı:
Yalanla yürütülmeye çalışılan gemiler, bir bir battı.
Çünkü halk kimin samimi olduğunu,
Kimin iki yüzlü olduğunu çok iyi biliyor.
Kendi menfaatini “parti menfaati” diye yutturmaya çalışanlarla,
Gerçekten partiye ve halka hizmet edenler arasındaki fark ayan beyan ortaya çıktı.
Bugün Zonguldak CHP’de değişim rüzgârı esiyorsa,
Bunda Tahsin Erdem’in kararlı duruşunun ve halkın ona sahip çıkmasının payı büyüktür.
Haksızlık karşısında susmadı.
Susturulmaya çalışıldığında geri adım atmadı.
Ve en önemlisi;
Parti içindeki küçük hesaplara değil,
Halkın büyük desteğine güvendi.
Bu şehrin insanı artık kandırılmıyor.
Yalan haberlerle, iftiralarla siyaset yapılmıyor.
Gerçekler, eninde sonunda gün yüzüne çıkıyor.
Ve unutulmasın:
Tek renk, iki yüz olmaz.
Ve iki yüzlülük, bu şehirde artık tutmaz!

CİĞERSİZ!
Efendim…
Akciğerlerinin yarısını Level Hastanesinde bırakan Ali Rıza,
Hasta yatağından kalkar kalkmaz yine yalana sarılmış.
Ne yazıyor?
Hafriyat alanı masalı…
Sanki Zonguldak Belediyesi bana,
İhtimas tanıyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışıyor.
Ama hala anlamıyor!
Benim arsam hafriyat alanı değil, dolgu sahası!
Babadan kalma tapulu arsamı doldurmak için yasal izin aldım.
Ortada hukuka aykırı tek bir uygulama yok!
Ama Ali Rıza bu ya…
Ciğerleri gibi basındaki eski gücünü de kaybedince,
Hazımsızlıkla iftiralara başladı.
Klasik taktik:
Yalan, çarpıtma, algı operasyonu!
Bakın açık konuşalım…
Son yıllarda kimi desteklese kaybediyor.
Sırf o “sarı” dedi diye,
İnsanlar inatla “mavi” dedi.
Çünkü vatandaş artık çok iyi biliyor:
Ali Rıza’nın övdüğüne antipati duymak doğal hale geldi.
Bunun tek sebebi de yıllardır yaptığı algı operasyonları,
Çamur siyasetleri.

Bugün geldiğimiz noktada herkes görüyor:
Kalemi, bir zamanlar güçken,
Şimdi etkisiz bir iftira aracı haline geldi.
Allah’ın adaleti de tecelli ediyor ama o hâlâ ders almıyor.