SİZ TASDİK MAKAMI MISINIZ?

SİZ TASDİK MAKAMI MISINIZ?
Sözüm ona Zonguldak’ın en büyük ilçesi, Ereğli…
Zamanında bu şehir, bölgenin en önemli lokomotif gücüydü. Ekonominin kalbinin attığı, çarkların en sağlam döndüğü yerleşim birimlerinin başında geliyordu. Peki, bugün neye dönüştü? Halkın cebini kurutan, vatandaşı canından bezdiren bir "zam sarmalına!"
Evet, farkındayız; hayat pahalı. Benzine, mazota, yedek parçaya yetişmek artık bir lüks. Kimse ekonominin toz pembe olduğunu iddia etmiyor. Ancak sormak lazım: Bu çaresizliği gidermenin, bu yükü hafifletmenin tek yolu Çilek Halk Otobüsleri Kooperatifi’nin her canı sıkıldığında zam talep etmesi midir?
Toplu taşıma ücretlerine her sıkıştıklarında göz dikmek, konuyu alelacele belediye meclisine taşıyıp işin içinden sıyrılmak kesin çözüm müdür?
Belediye Meclisi, Zam Tasdik Makamı mı?
Buradan Ereğli Belediyesi yönetimine ve meclis üyelerine sesleniyorum: Önünüze gelen her zam talebini kabul edip kooperatifi ihya etme kararı almak zorunda mısınız?
Bu gidişatın sonu ne zaman gelecek? Vatandaşın sabrını daha ne kadar sınayacaksınız?
Hükümetin aldığı her ekonomik kararın, yaptığı her zammın faturasını halkın omuzlarına basarak mı çıkaracaksınız? Hükümet zam yapıyor, bedelini Ereğli halkı ödüyor; kooperatif sıkışıyor, faturayı yine Ereğli halkı ödüyor! Soruyorum size: Bu nasıl bir sosyal belediyecilik anlayışıdır ki, güpegündüz bu zam zulmüne alet olunuyor?
Birilerinin Değil, Halkın Belediyesi Olun!
Eğer bu memlekette sadece birilerinin, belli başlı çıkar gruplarının, kooperatiflerin her dediği olacaksa; sizlerin o sıcak belediye koltuklarında, o yönetim kadrolarında ne işiniz var? Belediye, sadece güçlü esnaf gruplarının taleplerini onaylama makamı mıdır, yoksa o otobüslere binmek zorunda olan dar gelirli vatandaşın hak arama kapısı mıdır?
Ereğli halkı size bu yetkiyi, zam taleplerine noterlik yapın diye vermedi. Kendi beceriksizliğinizi ya da ekonomik krizin faturasını halkın sırtına yükleyerek "belediyecilik yapıyorum" diyemezsiniz.
Açık ve net söylüyorum: Ayıptır! Bu halkın cebine el uzatmaktan, her fırsatta toplu taşımayı lüks haline getirmekten vazgeçin. Ya o koltukların hakkını verip halkı koruyun ya da "Biz bu şehri yönetemiyoruz, sadece talepleri onaylıyoruz" diye açıkça itiraf edin!