ŞİDDETE ALKIŞ TUTACAK HALİMİZ YOK!

ŞİDDETE ALKIŞ TUTACAK HALİMİZ YOK!
Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim,
Ali Rıza’yı günahım kadar sevmem!
Zira hakkımda defalarca yalan ve iftiraya başvurmuştu.
Defalarca ekmeğim ile oynamaya kalkıştı,
Rızkı veren Hüda olduğu için,
Ali Rıza’ya minnet eylemedim!
Bu durum şiddete alkış tutacağımız anlamına gelmez…
Ali Rıza dün gece Kozlu’da darp edildi.
Sebebinin ne olduğu bilinmiyor,
Yaptığı haberler nedeniyle mi,
Kişisel bir husumet mi,
Şimdilik muamma…
Gece yarısı ambulans ile Tıp Fakültesine getirilen Ali Rıza’nın,
Hastaneye gittiğinde bilinci kapalıydı.
Sağlık ekipleri olası bir beyin kanamasından şüphelendi,
Geceyi hastanede geçirmesini önerdi,
Ali Rıza evine gitmeyi tercih etti,
Gece kulağından gelen kan nedeniyle,
Tekrar hastaneye geri döndü.
Anlayacağınız küçük bir kavga değil.
Her ne sebeple olsun yaşananları kınıyorum.
Geçmişte biz saldırıya uğradığımızda,
Ağızları kulaklarına varanlar kadar alçak değiliz!
Gazeteciliği her geçen gün öğreniyoruz.
Bir çok istihbarat kaynağımız var haliyle.
Kimisi arıyor,
Bir başkasının açığını anlatıyor.
Kimisi derdini anlatıyor.
Kimisi kendi menfaati için kalem sallamamızı istiyor.
Menfaati için kapımızı çalanlar olduğu gibi,
Bizim de sevdiğimiz dostlarımız,
Kardeşlerimiz,
Arkadaşlarımız var…
Dün akşamki saldırıyı da,
Gecenin kör saatinde çalan bir telefon ile öğrendim.
Bir dostumuz tüm detayları anlattı.
Kişisel husumetimi bir kenara koyarak,
Bir ‘baba’ olduğunu gerçeğini düşünerek,
‘İnşallah kötü bir şey yoktur’ dedim.
Zira ilk duyduklarım durumun ciddiyetini ortaya koyuyordu.
‘Allah çocuklarına bağışlasın’ diyerek görüşmeyi sonlandırdım…
Zaman zaman benzer durumları bende yaşadım.
Ali Rıza’nın ailesinin yaşadığı şeyleri tahmin etmem zor değil.
Allah tekrarını yaşatmasın.
Düşmanımda olsa,
Düşmüş birine,
Yazdıklarımla bir tekmede ben atmam!
Bazen her şerde bir hayır olduğunu unutmamak lazım.
Son günlerde değişik söylentiler geliyordu kulağımıza,
Ali Rıza’ya diş bileyenler olduğu dedikodusu,
Yüksek sesle konuşuluyordu.
Kendi memleketinde,
Yakın köylerden,
Güneş yüzü görmemiş bir delikanlıdan belasını bulacaktı.
Bir genç yanacaktı belki de…
Ali Rıza için daha kötüsü olabilirdi.
Belki de bu saldırı,
Daha büyük saldırıların önünü kesti!
Bunlar neden oluyor,
Niçin yaşanıyor,
Varsa bir dostu karşısına alıp konuşmalı.
Tehdit ettikleri,
Aba altından sopa gösterdikleri,
Ekmeğiyle oynadıkları,
Canını yaktığı,
Hakkına girdiği kim varsa,
Bu saldırı haberiyle derin bir ‘oh’ çekmiştir.
Bir insanın kendini bu duruma düşürmesine ne gerek var?
İnsanların namusuna,
Ekmeğine,
Özel yaşantısına dil uzatmak
Ne sana düşer,
Ne bana düşer…
Bir gazeteciye yapılan bu saldırıyı,
Şahsın ve yayın kuruluşum adına kınıyorum,
Ali Rıza’nın ailesi ve sevenlerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Umarım bu tür saldırılardan herkes payına düşeni alır,
Tekrarı yaşanmaz…
Eski bir arkadaşı olarak,
Ali Rıza’ya yine söylüyorum;
Allah seni çok büyük bir musibetten korudu…