Fen Bilimleri Öğretmeni Murat Kara öncülüğünde projeyi hazırlayan 8. sınıf öğrencileri Yusuf Doruk ve Deha Eren Örenli ile 6. sınıf öğrencileri Atabey Arın Kesik ve Bade Angın, yenilikçi tasarımlarıyla dikkat çekti.
Projenin danışmanlığını yürüten Fen Bilimleri Öğretmeni Murat Kara, öğrencilerin sürecin tamamında aktif rol aldığını belirterek şunları kaydetti:
"Ben burada iki temel şeyi söylemek isterim. Mesela öğrencilerimiz bu projeyi hazırlarken, tamamını hazırlarken, bütün fikir bulma aşamasından yapım aşamasına kadar doğrudan kendileri yaptılar. İşin içinden çıkamadıkları, zorlandıkları durumlarda biz destek olduk. Şimdi bunun eğitimde problem çözme kısmından başlayarak gerçek hayatta karşılaşacakları farklı problemlerin çözümünde nasıl bir yol izleyeceklerini öğrendiler. Bu zaten sınıf ortamı dışında çok daha rahat öğretilebilen, bu tip çalışmalara çok daha rahat kazandırılabilen bir yapı. Bunun dışında burada aldıkları derece sonucunda yurtdışında uluslararası bir sergiye katıldıklarında kendileri gibi düşünen, farklı ülkelerden gelen, benzer yaş grubundaki arkadaşlarıyla dil bariyerini de aşarak İngilizce konuşarak, onlarla iletişim kurmaları, onların dünya görüşünü, bakış açılarını, vizyonlarını fazlasıyla geliştiren bir olgu. Bu da bundan sonraki hayatlarında geliştirecekleri farklı projeler ya da eğitim hayatlarının sonunda gerçek hayata atıldıklarında yapacakları iş veya da meslek alanlarında problem çözme, iletişim kurma, uluslararası destek bulabilme konusunda kendileri için unutulmaz, vazgeçilmez bir kazançtır."
"Yasal sınırın 12 kat üstünde bir kirlilik"
Projenin çıkış noktasını ve 5 aylık hazırlanma sürecini aktaran 8. sınıf öğrencisi Yusuf Doruk, şehrin mevcut istatistiklerinden yola çıktıklarını vurguladı. Doruk, "Projemizi belirlemeden önce biz sorunumuzu bulduk. Sorunumuz Zonguldak'taki hava kirliliğiydi. Biz bu sorunu Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine baktık. Bu oran uzun vadede 5 mikrogram/metreküp, kısa vadede 15 mikrogram/metreküptü. Sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın verilerine baktık. Bu oran Zonguldak'ta 61 mikrogram/metreküptü. Yani olması gereken yasal sınırın 12 kat üstü. Biz de bunu en ekonomik, en hızlı ve alan tasarrufu sağlayarak nasıl yapabiliriz diye düşündük. Bunun sonucunda da her şehir, sokakta olan sokak lambalarının içine entegre etmeye karar verdik. Bu sayede dışını yapmayacağımız için hem ekonomik tasarruf sağlayacaktık, sayısı fazla olduğu için hızlı bir şekilde yapacaktık ve alandan tasarruf sağlayacaktık" dedi.
Sensörlü ve hibrit enerjili tasarım dikkat çekiyor
Sistemin teknik detayları hakkında bilgi veren 8. sınıf öğrencisi Deha Eren Örenli, sokak lambalarının otonom birer filtreleme cihazına dönüştüğünü belirterek şu ifadelere yer verdi:
"Şimdi aslında birçok fonksiyonlu bir projedir. Bu projenin ilk olarak ışık fonksiyonundan bahsetmek istiyorum. Biz burada bir foto direnç kullandık. Foto direnç ışığı alıp dirence çevirir, böylece değerine göre kullanım sağlar. Şimdi mesela diyelim ki güneş var, o zaman ışıkları kapatır. Güneş yok, o zaman ışıklarını açar. Böylece enerji tasarrufu sağlar. Onun dışında projemiz hibrit enerjilidir. İlk başta güneş enerjisini kullanır. Güneş enerjisinin fazladan depoladığı enerjiyi kendi bataryasına aktarır. Mesela diyelim ki bir ortamda 90 gün boyunca bulutlu bir hava da olabilir. Bunun için mesela güneş enerjisi kalmadı, batarya da bitti, o zaman işte şehir elektriğine geçer. Projemizin en alt kısmında bir gaz sensörü bulunmaktadır. Bu gaz sensörü her saniye başında havayı ölçer. Bu sayede hava kirli olduğunda ise bu veriyi alır ve Arduino karta gönderir. Arduino kart ise röleyi açar, röle de fanı açar. Böylece içeride bir hava sirkülasyonu başlar. Hava sirkülasyonu sayesinde de bir vakum etkisi oluşur. Kirli hava ise artık burada projemizde kullandığımız hepa filtreden geçerek temiz hava olarak dışarı çıkar. Bu projemiz aslında sadece Zonguldak'ta yaşayan insanlar değil, hayvanlar için de önemli bir katkı sağlar. Mesela insanlar, günlük hayatta da çok görüyorum, temiz hava koridoru oluşmadığı için insanlar hep dert yaşamakta. Bunun yanında bitkiler, hayvanlar da bu derdi yaşamakta. Bunun için biz de böyle bir proje geliştirdik ve böyle bir çalışma sistemi geliştirdik."
Karbon fiber filtresiyle sigara dumanını bile tutabiliyor
Okulun 6. sınıf öğrencisi Atabey Arın Kesik, denemeler sırasında karşılaştıkları sorunu karbon fiber ile nasıl çözdüklerini şöyle aktardı:
"Havayı yeteri kadar temizleyememişti. Biz de fark ettik ki hepa filtremiz zehirli gazları tutamıyor, örneğin sigara dumanı gibi gazları tutamıyor. Biz de projemize karbon fiber ekledik ve bu karbon fiber küçük parçacıkları olduğu için ve gözenekli bir yapıya sahip olduğu için sigara dumanı gibi zehirli gazları tutabiliyor."
Hedef temiz hava koridorları oluşturmak
Projenin saha uygulaması aşamasında stratejik noktalar belirlediklerini söyleyen 6. sınıf öğrencisi Bade Angın ise şunları ifade eti:
"Şimdi bizim hava kirliliğini temizleyen projemizi yapmamızdaki asıl amacımız insanlara bir temiz hava koridoru oluşturmak. Bizim projemiz 4'e 4 metrekarelik bir alanı temizliyordu. Yani sağda 4 ve solda 4 olmak üzere 8 metrelik bir alan temizliyordu. Biz Çatalağzı termik santralleri bölgesinde bir alanı seçtik. Ayrıca bu alanda hava kirliliğinin çok olduğu ve az olduğu alanlar da mevcuttu. Ve biz çok olduğu alanlarda 8 metre arayla, az olduğu yerlerde ise 15 metre arayla bu sokak lambası sistemini yapmayı planladık. Böylece insanlara bir temiz hava koridoru oluşturabiliriz."