Meclis Matematiği / Haberal'a Kendi Kanalından Sansür

Meclis Matematiği / Haberal'a Kendi Kanalından Sansür

Mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden Genel Başkanlık koltuğuna oturması ve ortaya çıkan "butlan" yönetimi, Cumhuriyet Halk Partisi'nde beklenen sarsıntıyı yarattı. Parti adeta paramparça olmuş durumda ve bu siyasi depremin artçıları Zonguldak'ta oldukça sert hissediliyor.
CHP'den ayrılarak "Yeni Parti"yi kuran Özgür Özel'in Zonguldak'taki destekçilerinin Çarşamba günü toplu istifaya hazırlandığı kulislerde yüksek sesle konuşuluyor. Asıl merak edilen ve siyasetin nabzını yükselten konu ise Zonguldak Belediye Meclisi'nde yaşanacak muhtemel fireler.
Kenan Ekiz CHP’de kalacağını açıkladı.
Bütün gözler şimdiden Grup Başkanvekili Fırat Birkan ile meclis üyeleri Hakkı Güney, Şadan Çelikdal ve Nuri Turpçu’ya çevrilmiş durumda. Bugüne kadar CHP grubu içerisinde omuz omuza, ortak hareket eden bu dört önemli ismin, yaşanan bu derin eksen kayması karşısında nasıl bir tavır takınacağı büyük bir merak konusu. Çarşamba günü meclisteki dengelerin nasıl sarsılacağını ve kimlerin hangi safta yer alacağını hep birlikte göreceğiz.
Bu isimler tabanın sesine mi kulak verecek, kendi hislerini mi dinleyecek göreceğiz…
Önceki dönem CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın CHP’den istifa ederek Yeni Partiyi desteklediğini açıklaması, Zonguldak'ta eşine az rastlanır bir sansüre takıldı. Üstelik bu sansürü uygulayan, Haberal'ın kendi sahibi olduğu Kanal B televizyonunun Zonguldak'taki internet sitesinden başkası değil!
Peki sebep ne? Yayın kuruluşunun Zonguldak'taki yerel temsilcilerinin, mevcut Kılıçdaroğlu ("butlan") ekibine olan açık desteği. Bir siyasi görüşü desteklemek anlaşılabilir bir durumdur; ancak kendi patronunuza, Zonguldak'ın ve ülkenin en önemli değerlerinden biri olan Prof. Dr. Mehmet Haberal gibi bir isme sansür uygulayacak kadar gözü karartmak, gazetecilik etiğini tamamen ayaklar altına almaktır. Bu durum, yerel basındaki bazı odakların ne kadar "tarafgir"leştiğinin kanıtıdır.
Zonguldak'ta siyasetin kartları yeniden dağıtılırken, hem siyasi arenadaki sadakat testlerini hem de yerel medyadaki bu trajikomik ambargo çabalarını daha çok konuşacağız.