Yeraltı kömür madenciliğinde havalandırma ve enerji sürekliliğine ilişkin yapılan düzenlemelerin uzun süredir dile getirilen teknik uyarıları doğruladığı belirtilen açıklamada, "İş sağlığı ve güvenliği alanında deneme-yanılma yöntemi kabul edilemez. Bu alandaki her belirsizlik, doğrudan insan yaşamını ilgilendirmektedir" denildi.
21 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle ana havalandırma fanı, yedek havalandırma fanı ve yedek güç sistemine ilişkin yeni tanımlar getirildi. Söz konusu sistemlerin bulunmaması veya çalışır durumda olmamasının işin durdurulmasını gerektiren haller arasına alınmasını değerlendiren MMO Zonguldak Şubesi, değişikliklerin haklılıklarını ortaya koyduğunu vurguladı.
"YÖNETMELİĞİN ÖNCEKİ HALİNDEKİ BELİRSİZLİKLERİ DEFALARCA İFADE ETTİK"
Odanın açıklamasında, yönetmeliğin önceki metninde yer alan belirsizliklerin denetim ve yargı süreçlerinde sorun yarattığının önceden iletildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Odamız, yönetmeliğin önceki halinde yer alan belirsizliklerin uygulamada farklı yorumlara neden olacağını, bunun hem denetim süreçlerinde hem de yargı aşamalarında ciddi sorunlar yaratacağını defalarca ifade etmiş; bilimsel ve teknik gerekçelerle gerekli düzenlemelerin yapılması çağrısında bulunmuştur. Bugün yapılan değişiklikler göstermektedir ki, önceki yönetmelik yeterince açık değildir. Eğer hükümler açık, anlaşılır ve teknik olarak tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlenmiş olsaydı, bugün aynı konularda yeni tanımlar yapılmasına ve yeni hükümler eklenmesine ihtiyaç duyulmazdı."
"MEVZUAT HAZIRLAMA ANLAYIŞI MAĞDURİYETLERDEN SONRA İŞLİYOR"
Türkiye'deki mevzuat hazırlama süreçlerinin eleştirildiği açıklamada, iş sağlığı ve güvenliği düzenlemelerinin yargı kararları veya yaşanan mağduriyetler sonrasında şekillenmemesi gerektiği altı çizildi:
"Ne yazık ki ülkemizde mevzuat hazırlama anlayışı çoğu zaman bilimsel ve teknik değerlendirmeler yerine, yaşanan sorunlar, açılan davalar ve ortaya çıkan mağduriyetler sonrasında değişiklik yapma şeklinde işlemektedir. Oysa iş sağlığı ve güvenliği alanında deneme-yanılma yöntemi kabul edilemez. Bir yönetmeliğin doğru olup olmadığının ölçüsü, yıllar sonra yapılan düzeltmeler değil; ilk yayımlandığı gün uygulamaya güven verebilmesidir. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı mahkeme kararlarıyla şekillenmemelidir."
"ORTAK AKIL TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR"
Madencilik sektörünün yüksek teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğine dikkat çekilen açıklamada, tüm mevzuat değişikliklerinin meslek odaları, üniversiteler, sendikalar ve kamu kurumlarının katılımıyla hazırlanması çağrısı yapıldı:
"TMMOB Maden Mühendisleri Odası olarak bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Madencilik sektörünü ilgilendiren tüm mevzuat değişiklikleri; bilim ve tekniğin ışığında, kamu yararını esas alan, katılımcı ve şeffaf bir anlayışla hazırlanmalıdır. İnsan yaşamını ilgilendiren teknik düzenlemelerde ortak akıl tercih değil, zorunluluktur. TMMOB Maden Mühendisleri Odası olarak, kamu yararını, bilimsel madenciliği ve çalışanların yaşam hakkını savunmaya; sektörün sorunlarını dile getirmeye ve çözüm önerilerimizi kararlılıkla paylaşmaya devam edeceğiz."