Genel

KÖTÜLERİN ZEKÂSI AÇISINDAN ZONGULDAK’A BAKIŞ!

KÖTÜLERİN ZEKÂSI AÇISINDAN ZONGULDAK’A BAKIŞ!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dün yaptığı açıklama ile orta ve düşük gelire sahip hane halklarını düşünceye sevk etti.

Bu açıklama ile Türkiye de ‘gelir eşitsizliği’ tarihi zirvesine oturdu.

Zenginler daha çok zenginleşti, orta gelirliler dip yaptı. Yani fakir daha fakirleşti.

Zonguldak’ın ödediği vergi kadar yatırım alamayışından,50 bin kayıtsız işsizden, 2023’te merkez ilçeden şehir dışına göç eden 103 bin insanımızdan, nüfusu 101 bin olan Zonguldak’ta icralık dosya sayısı 54 bin olmasından…

Ve 3294’ sayılı kanuna göre, hane içinde kişi başına düşen gelirin, asgari ücretin 1/3’ünden az olması halinde, hanenin fakir ve yardıma muhtaç olduğunu, yani; emeklilerin çoğunluğunun yasal olarak fakir hane ve yardıma muhtaç durumda olduğunu söylüyorduk ya…

Haklı olduğumuz bir kez daha ‘resmi’ olarak ortaya çıktı.

TÜİK’in açıklaması ile ‘gelir eşitsizliğinde tarihi zirve’ haberleri benim de moralimi bozdu.    

TÜİK’in açıklamasına göre, Türkiye’nin en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesiminin, 2023 yılında toplam gelirden aldığı pay yüzde 49,8’e yükseldi.

En düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesimin aldığı pay 0,1 puan azalarak yüzde 5,9’a geriledi.

Piyasalara bakınca insanın morali hepten ‘dip’ yapıyor.

1 Kg sarımsak 120 TL, bir kutu grip hapı 325 TL. Buyurun bakalım, sağlıkla hastalık arasında bir seçim yapın hele…

Buyurun’ diye, ‘Türkiye’nin en yüksek gelire sahip yüzde 20 içinde bulunan zenginlere, tuzu kurulara demiyorum’ elbette!

Semt minibüsünde indi bindi 17 TL, bir ekmek 10 TL. Elektrik, su, doğalgaz, mutfak, eğitim giderleri hak getire…                  

En düşük emekli aylığı 10 bin lira. Siyaset edenler ‘Hadi bakalım, kolay gelsin’ diyor. Nasıl kolay gelecek kardeşim.

Türkiye’nin geliri /kaymağı, ülkenin yüzde 20’sine gidiyor. Allah aşkına, bunun neresi emekli yılı?..

Diyeceğim şu ki, siyasilerin adaylarını belirleyip sahaya çıkıp, yerel iktidar kavgası yaptığı şu günlerde, sandık /seçim konusunda son kararı verecek ‘seçmen’ dediğimiz ‘en ulvi / kutsi aktör’, değerini bilmeli ve ortaya koymalıdır.

Hele Zonguldak’ta; emek ve emekçinin başkenti durumundan, emekli ve işsizliğin girdabına düşen bir şehirde, siyasi partilerin başkan ve meclis üyeleri didik didik edilmeli. Projeler ‘yandaş’ ve ya ‘akçeli paydaş’ açısından değil, şehre hizmet, geleceğe yatırım açısından incelenmeli.

İncelenmeli çünkü, siyasi yozlaşmanın temsilcileri, hizmet için yerel iktidardan ziyade, akçeli günler için ‘anonim şirket’ hedefli kulislerin içinde yer alıyorlar.

Bugün bile baktığımızda, parti farkı gözetmeksizin, makamın deruhtesi için, ihaleli / akçeli işlerde, süreç, kitabına uydurulmaktadır.

Yapılan sert ve tahrik kâr açıklamalar ise ‘cambaza bak cambaza’ taktiğinin, siyasi arenaya yansımış halinden başka bir şey değil. ‘Oy vermenin vebali var vebali’ dediğim olay budur.

Oy vermek veya vermemekle bugün kurtarılmıyor. Kaldı ki, yarınlar veya geleceğimizin teminatı gençlerimizin, ahval-i vaziyeti de ‘cambaza bak cambaza’ taktiğinin hurdaları haline getiriliyor…

Unutmayalım; “kötülerin zekâsı ‘kurnazlık’, iyilerin zekâsı ‘vicdan ve merhamettir.”