KAYBEDENLER KULÜBÜ!/EĞİTiLEMEMİŞ KADIN!

KAYBEDENLER KULUBÜ!
Zonguldak siyasetinde son günlerde sular durulmuyor.
Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i hedef alan,
Dozu her geçen gün artan ve
Zaman zaman bel altı vurmaya kadar varan
Karalama kampanyalarının ardındaki sis perdesi aralanıyor.
Görünen o ki;
Basında yer alan iftira dolu haberlerin arkasında,
Şahsi hırslarından arınamamış iki akrabanın başını çektiği bir
"Fırıncı Lobisi" var!
Peki kim bu isimler ve asıl dertleri ne?
Gelin fotoğrafı biraz netleştirelim.
Bu senaryonun başrolündeki ilk isim Şenol Şanal.
Hatırlayalım; 2019 yerel seçimlerinde
CHP’nin güçlü olduğu,
Deyim yerindeyse "taş aday yapılsa kazanılacak" bir atmosferde
Seçimi kaybeden kişiydi o.
Neden kaybettiği Zonguldak sokaklarında hala konuşulur:
Kibri, halka üstten bakışı ve
Küçük dağları kendisinin yarattığını sanan o malum tavrı...
Geçmişte Belediye Başkan Yardımcısı iken sudan sebeplerle
Dönemin belediye başkanı Muharrem Akdemir tarafından
Kapı önüne konulan Şanal,
Tahsin Erdem döneminde de aynı hayallere kapıldı.
Belediye Başkan Yardımcılığı talebi karşılık bulmayıp
Belediyeden uzak tutulunca da içindeki o eski öfke yeniden alevlendi.

Ancak bardağı taşıran asıl damla,
Tahsin Erdem’in Halk Ekmek projesini hayata geçirmesi oldu.
Fırıncı Şenol Şanal, sırf inat uğruna,
Hırsından ekmeğin fiyatını indirmek zorunda kaldı.
Şimdi Zonguldak halkı adına soralım
Şenol Şanal; madem bu ekmeği bu fiyata satabiliyordun,
Halk Ekmek açılana kadar neden Zonguldaklıya pahalı ekmek yedirdin?
Geçmişte neden cebimizi düşünmedin?
Bugün bu hazımsızlığını,
Dün "hain" ilan ettikleriyle sarmaş dolaş olarak,
Çok yakın arkadaşı Ali Rıza ve birkaç kalemşörü üzerinden gidermeye çalışması,
Siyasi tükenmişliğin en net özetidir.
Oyunun diğer perdesinde ise Şanal'ın akrabası Volkan Haberal var.
Yıllardır Zonguldak'ta soyadının ekmeğini yedi!
Bir inşaatı bitirmeyi beceremeyen bu isim,
Belediye Meclis Üyesi olma hayalleri suya düşünce rotayı tamamen bel altı siyasete çevirdi.
Siyaset öyle bir hale geldi ki,
Vizyonla ve projeyle muhalefet edemeyenler,
Belediye Başkanı'nın oğlunun peşine adam takacak kadar küçülebiliyor.
"Döviz bürosundan çıktı, bu değirmenin suyu nereden geliyor?" gibi
Ucuz algı operasyonlarıyla haberler yaptırmak,
Bir insanın siyasette ne kadar alçalabileceğinin ders niteliğinde bir örneğidir.
Bu noktada bir parantez açmak şart.
Prof. Dr. Mehmet Haberal hocamız,
Bu ülkenin yetiştirdiği, tıp dünyasının önünde saygıyla eğildiği bir gurur kaynağıdır.
Bütün dünya Haberal hocayı tanır, bilir ve saygı duyar.
Ancak ne yazık ki hocamızın, kendi isminin gölgesine sığınan bu akrabalarının
Zonguldak'ta çevirdiği işlerden haberi yok!
Keşke bu iki isim,
O soyadının ağırlığına yakışır şekilde biraz olsun Mehmet Haberal'ın çalışkanlığına,
Liyakatine ve vizyonuna çekselerdi.
Ama nerede...
Ortada siyasi bir başarı yok.
Ortada Zonguldak'ın menfaatine üretilmiş tek bir fikir yok.
Sadece koltuk alamadığı için küsen,
Rantı kesildiği için öfkelenen ve hırslarının esiri olmuş
"Kaybeden iki akrabanın" Tahsin Erdem'i hedef alma çabası var.
Ancak Zonguldak halkı kimin kibriyle yandığını,
Kimin halkın cebini düşündüğünü çok iyi biliyor.
Fırıncı Lobisi'nin hamuru bu kez tutmayacak!

EĞİTiLEMEMİŞ KADIN!
Bir muhbir,
Mesleği öğretmen!
Eşinden yeni ayrıldığı için mi desek,
Başka sıkıntılardan mı desek,
Bu aralar kafası karışık!
Gazeteciler arasında pinpon topu gibi sekiyor!
Ahlaksızlıklar Lebi Derya!
Bir sahibinin hatırı için susuyorduk,
Sahibi de bunu terk etmiş!
Şimdi ipliğini pazara çıkartma vakti geldi.
Öyle ya namuslularında,
Namussuzlar kadar cesur olması gerekiyor…