Bu bir tesadüf müdür? Bir kader midir? Ne tesadüf ne kader ne fıtrattır. Bu bir sistem sorunudur" dedi.


SOL Parti Zonguldak İl Sözcüsü Kemal Bulut, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında 17 Mayıs 2010 tarihinde meydana gelen ve 30 madencinin yaşamını yitirdiği grizu faciasının 16. yılında yazılı bir açıklama yayımladı.

Bulut, açıklamasında rödevans ve hizmet alımı uygulamalarının derhal sonlandırılması gerektiğini belirtirken, havza madenciliğine dönüş ve güvenli çalışma koşulları çağrısında bulundu.

Bulut, "İş Cinayetleri Kader Değildir! Sınıfsaldır, Siyasaldır, Toplumsaldır" başlıklı yazılı açıklamasında şunları kaydetti:

Eski Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun’dan Öğrencilerimize Sürpriz Ziyaret
Eski Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun’dan Öğrencilerimize Sürpriz Ziyaret
İçeriği Görüntüle

"TTK Karadon Müessese Müdürlüğünde galeri açma işi yapan taşeron şirkette meydana gelen grizu patlaması sonucu 30 madenci canımızı yitirişimizzin 16. yılı. İş cinayetlerinde kaybettiğimiz tüm değerlerimizi saygıyla anıyoruz. Toplu ölümlü kazalarda, özellikle de maden işletmelerinde açık ara birinciyiz. Bu bir tesadüf müdür? Bir kader midir? Ne tesadüf ne kader ne fıtrattır. Bu bir sistem sorunudur. Bu ülkemizde emeğe, yaşama verilen değerin sonucudur. Bu daha fazla kar amacı için alınmayan önlemlerin sonucudur. Bu sadece siyasi saiklerle liyakatsiz yönetimlerin sorunudur. Bu güvencesiz, esnek çalışma ve çalışma dayatmasının sonucudur. Bu hesap verilmemesinin, sorulamamasının sonucudur. Bu insana değer vermeyen, yaşama hakkını saygı duymayan, güvenli çalışma ortamı sağlamayan anlayışın, milliyetçi, muhafazakar, sömürücü kapitalist zihniyetin sonucudur. Önce TTK işlevsiz duruma getirmek için her yolu deneyen AKP iktidarı, aslı işlerini taşeron eliyle yürütmeye başlamıştır. Rodövans uygulamaları ile de kömür üretimini arttıracağı iddiasıyla Havza madenciliğinden vazgeçilmiş, ilkel koşullarda rodövans işletmeleri, göz yumulan kaçak ocak dehlizleri meşrulaştırılmıştır. Gün geçmiyor ki bir maden kazası yaşanmasın, madenci ölmesin. Bu yaşananlardan hiç ders alınmadığı gibi her gün daha da kötüye gitmektedir. Bırakın iddia edilen 10 milyon ton üretimi, bir milyon ton bile üretemez hale getirilen havza; yaşanan ölümlerle anılır olmuştur. Bu vesileyle Siyasi iktidarı, onun liyakatsiz yöneticilerini, örgütlü sendikaları, odaları ve Zonguldak demokratik kamuoyunu uyarma gereği duyuyoruz. - Bu kötü gidişe son verecek bütünlüklü bir süreç işletilmelidir. - Tüm tarafların katılacağı çözüm süreçleri tartışılmalı, yol haritası belirlenmelidir. - Hizmet alımı, rödevans, kiralama, işletme devri uygulamalarından vazgeçilmeli, havza madenciliğine dönülmelidir. - Özel işletmelerdeki işçiler başta olmak üzere öncelikle norm kadro, sonrasında Demir -Çelik Fabrikalarının ihtiyacı üretim hedefine göre istihdam artırılmalıdır. - İş Güvenliği sistemi yeniden yapılandırılmalı, deneyimli uzmanların çalışacağı özerk bir yapı kurulmalıdır. - Öncelikle siyasi müdahalelerden uzak demokratik bir yönetim şekli benimsenmeli, gerekli tüm yatırımlar yapılmalıdır. - Zonguldak’taki tüm demokratik yapılar, siyasi partiler bu konuda duyarlılık göstermeli görev üslenmelidir. Artık yeter daha fazla canımızı vermek istemiyoruz. Her ölüm sistemli ihmaller zincirinin bir sonucudur. Böylesi yapısal bir değişimle ölümlerden kurtulabiliriz."

Kaynak: Haber Merkezi