İKİ YÜZLÜLÜK

İKİ YÜZLÜLÜK

Zonguldak Belediye Meclisi’nin Haziran ayı ikinci birleşiminde, yıllardır süregelen bir "medya riyakarlığının" da ortaya çıktığı bir an oldu. Başkan Tahsin Erdem, gazetecilerin karşısına geçip o can bir soru sorduğunda, aslında Zonguldak’taki malum medya düzeninin röntgenini çekiyordu.
Başkanın kullandığı şu çarpıcı ifade her şeyi özetliyor: "T.C. kimlik numarası dışında her şeyi yazıyorsunuz."
Bu cümle, eleştiriden kaçan veya şeffaflıktan korkan bir siyasetçinin değil; tam aksine, basının uyguladığı bariz çifte standarda isyan eden, adalet talep eden bir liderin haklı tepkisidir.
Zonguldak Belediyesi'nde işe başlayan bir personelin adını, soyadını, neredeyse yedi sülalesini manşetlere taşıyan "araştırmacı" gazetecilerimiz, nedense konu diğer kurumlara gelince birdenbire derin bir uykuya dalıyorlar. Belediyeye mercek tutan o keskin gözler, başka kurumların kapısında neden aniden miyop oluyor?
Başkan Erdem’in basın mensuplarına yönelttiği "Aynı hünerinizi Özel İdare’ye ya da başka bir kuruma personel alınırken neden gösteremiyorsunuz?" sorusu aslında çok basit ama bir o kadar da sarsıcı bir yüzleşme çağrısıdır.
Tahsin Erdem burada basına "Bizi yazmayın, bizi eleştirmeyin" demiyor. Tam aksine; "Bizi yazdığınız gibi, aynı cesaret, aynı titizlik ve aynı dürüstlükle diğer kurumları da yazın" diyor. Bu özgüvenli duruş, ancak çiğ yememiş, verilemeyecek hesabı olmayan ve şeffaflığı bir yönetim biçimi olarak benimsemiş bir başkanın sergileyebileceği bir tavırdır.
Sadece belirli adresleri hedef alan, "seçici geçirgen" bir gazetecilik anlayışı kamuoyunu bilgilendirmez; sadece kamuoyunu yönlendirmeye ve algı yaratmaya hizmet eder.
Eğer mesele Zonguldak halkının hakkını korumak, kamu kaynaklarının ve istihdamının nasıl yönetildiğini denetlemekse, bu denetim neden sadece Zonguldak Belediyesi ile sınırlı kalıyor? İl Özel İdaresi'ne yapılan alımlarda sessizliğe bürünen kalemler, belediye söz konusu olduğunda neden aslan kesiliyor?
Tahsin Erdem bu oyunu bozmuştur. Kendi kurumunun hakkını savunurken, aslında kamuoyunun "doğru ve tarafsız haber alma" hakkını da savunmuştur. Seçilen bir belediye başkanı, medyanın bu adaletsiz terazisine boyun eğmek zorunda değildir.
Sayın Erdem, o meclis çıkışında sadece bir soru sormadı, aynı zamanda gazeteciliğin unutulmaya yüz tutmuş o evrensel kuralını hatırlattı: Objektiflik.
Şimdi top basında. Bakalım belediyedeki işçinin T.C. kimlik numarasına kadar inen o "üstün araştırmacı hünerler", İl Özel İdaresi'nin veya diğer kurumların kapısından içeri girebilecek mi? Yoksa o meşhur hünerler, sadece söz konusu Zonguldak Belediyesi olduğunda mı sahneye çıkacak?
Bekleyip göreceğiz. Ama bir şey çok net: Zonguldak’ta artık bu çifte standarda göz yumacak, haksızlık karşısında susacak bir belediye başkanı yok.