HURDA YOLSUZLUĞU VE ADALETİN TARTISI

HURDA YOLSUZLUĞU VE ADALETİN TARTISI
Sabah Gazetesinin haberi şöyle;
“Manisa Saruhanlı'da önceki dönem Belediye Başkanı seçilen,
CHP'li Zeki Bilgin hakkında,
Gayri resmi bir şekilde usulsüz yöntemle,
Hurda satışı yaptığı şeklinde,
Saruhanlı Kaymakamlığı'na 2020 yılında ihbarda bulunuldu.
İçişleri Bakanlığı, ön inceleme sonrası,
2021 yılında Bilgin hakkında soruşturma izni verdi.
Yürütülen soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamede,
Bilgin'in 2019 yılında Belediye şantiyesine ait tonlarca hurdayı,
İhalesiz olarak Serkan isimli şahsa ve Özgenç Hurdacılık isimli firmaya sattığı belirlendi.
Şantiyelerdeki hurda malzemenin yönetiminin,
Belediye Fen İşleri Müdürlüğü'nün sorumluluğuna
Verilmediği de iddianameye yansıdı.
İddianamede, yapılan yolsuzlukla ilgili şu ifadelere yer verildi:
"Belediye'nin sanayi içindeki şantiyesinden
2019 yılı Ağustos ayında Belediye Başkanının bilgisi dahilinde
Belediye şantiyesine gelen hurdacılar tarafından getirilen
Yükleme araçları ikisi TIR olmak üzere üç kamyonla
Toplam 11 sefer yapılmak suretiyle
120 ton hurdanın şantiyeden çıkışının yapıldığı,
Hurdacıların hurdanın kg fiyatının 1 TL üzerinden anlaştıkları,
Belediyenin Dallas olarak tabir edilen mevkiinde bulunan şantiyesinden
2020 yılı Eylül ayında yine aynı hurdacılar tarafından
150-170 ton arasında hurda çıkışının yapıldığı,
Çıkış yapılan hurdaların ihale ile ya da ihalesiz olarak
Satıldığı elde edilmiş gelirler ile ilgili herhangi bir belge olmadığı,
Dolayısıyla belediyeye ait her iki şantiyeden yaklaşık 280 ton hurda çıkışı yapıldığı,
Ancak karşılığı olan 280.000 TL hurda bedelinin
Belediye hesaplarına intikal ettirilmeyerek zimmete geçirildiği anlaşıldı."
Buraya kadar tamam.
Devlet gereğini yapmış, soruşturma başlatmış.
Hukuk işlemiş.
Ancak mesele burada bitmiyor.
Çünkü bu haber Zonguldaklıların zihninde acı bir çağrışımı da beraberinde getiriyor;
Fevkani Köprüsü!
O çok konuşulan,
ODTÜ’nün “dayanıklıdır” raporuna rağmen
Apar topar yıkılan,
Kamuoyuna neredeyse hiç bilgi verilmeden ortadan kaldırılan Fevkani Köprüsü...
Yıkım süreci, en az Saruhanlı’daki hurda satışı kadar soru işaretleriyle dolu.
Köprünün yıkım ihalesi,
3 milyon 450 bin TL ile Gürsoy İzabelik firmasına verildi.
Ancak bu firma daha sonra ihaleyi,
Aralarında Acar Yıkım, Naslı Hurdacılık ve Asya Grup’un da bulunduğu
Taşeron konsensüse tam 18 milyon TL’ye devretti.
Yani ihale bedelinin 5 katı fazlasına...
Zonguldak Belediyesi, kamu kaynaklarını korumakla yükümlüyken,
Aradaki 15 milyon liralık farkın hesabını soran olmadı.
Bu yetmezmiş gibi,
Yıkım sonrası köprüden çıkan binlerce ton hurdanın akıbeti hâlâ bilinmiyor.
Dönemin AK Parti Belediye Meclis Üyesi Bünyamin Babaiban,
Köprüden çıkan hurda miktarını 1.200 ton olarak açıklamıştı.
Ancak bu rakamın çok daha fazla olduğuna dair ciddi iddialar var.
Şimdi sormak gerek:
Manisa’da 280 ton hurda için soruşturma açılıyorsa,
Zonguldak’ta en az 1.200 ton hurda için neden hesap sorulmuyor?
Kamu zararı 280.000 TL ise yargı devreye giriyorsa,
15 milyon TL fark ve kayıp hurda için herkes neden susuyor?
CHP’li bir belediye başkanı hakkında hızlıca işlem yapılırken,
AK Partili bir başkan için bu sessizlik neyle açıklanabilir?
Adaletin terazisi, bu kadar mı bozuldu?
Unutmamak gerekir ki devlet 18 yaşındadır.
Yanlışa, yolsuzluğa, israfa, kimden gelirse gelsin sırt çeviremez.
Bir belediye başkanının adı “Zeki Bilgin” diye suçlanırken,
Diğerinin adı “Selim Alan” diye korunamaz.
Kamu kaynakları her vatandaşın hakkıdır.
Belediyeler, bu hakkın emanetiyle görev yapar.
Fevkani Köprüsü’nün yıkım süreci ve sonrası,
Bir gün mutlaka yargı önünde aydınlatılacaktır.
Bugün sormayanlar,
Yarın cevap vermek zorunda kalacaklardır…