Son günlerde yaz ayının rehaveti yaşanıyor şehirde.
Sıcak havalarda su bulmakta zorlanan sokak köpekleri, nereye saldıracağını şaşırmakta.
Köpek köpekliğini yapacak haliyle.
Biz anlayış gösteriyoruz.
Biz yazdıkça sinirleniyorlar, sinirlendikçe yalanlara sarılıyorlar.
Sürekli anlattıkları bir incir ağacı hikayesi var.
Profesyonelce üretilmiş bir yalan.
Değme senaristlere taş çıkartacak cinsten.
Karısı başka erkeklerin zevklerine hitap eden bu adam, bu yalanı sanki gerçekmiş gibi anlatıyor.
Yalanın senaristi çakma bir hoca.
Mağlum, erkek çocuk dayıya çeker derler.
Bu hocanın dayısı sabıkalı!
Kadın ticareti yapan bir dayının yeğeninden dürüst olmasını kim bekleyebilir?
Bozacının şahidinin şıracı olduğu bu hikaye, tamamen kuyruk acısı ile yazılmış.
Bizim üzerimize salmak için işe aldığı diğer sokak hayvanını ciddiye aldığımız yok zaten.
Yarım maaşlı bu fasonun, namusu da aldığı maaş gibi yarım!
Hani hocaya demiştik ya, dayısına çekmiş diye.
He bu da babasına çekmiş!
Birinin dayısı kadın ticareti yapıyor, diğerinin babası peçete tutuyor.
Hacı hacıyı Mekke'de, deli deliyi dakkada bulurmuş.
Bunlarinki bu hesap.
Amaçları bizleri itibarsızlaştırmak.
Bunu yaparken kendi itibarlarını düşünen kim?
Gazipaşa'ya çıkamayan adam, bize adadan bahsediyor.
Onun ufku genişmiş!
Ufkunu bilmem ama geniş olan yerleri olduğu doğrudur.
Aynanın karşına geçip kendini sevecek kadar klinik bir vaka olan bu narsisti, evdeki karısı ve çocukları sevmiyor!
Küçükken annesi, babası ve kardeşleri de sevmezmiş.
Narsist kişiliğinin altında bu travmaları yatıyor olabilir!
Tatilde bize kalem sallayacak kadar öfkeli olan bu zerzavatı rahatsız etmeye devam edeceğiz.
Çocukluktan beri çelimsiz ve güçsüzdü, ömrü dayak yemekle geçti.
Kendi gölgesinden korkarak bu yaşına geldi.
Televizyonu gitti, gazetesi gitti.
Kendisine kala kala milyonlarca borç, haciz dosyaları ve internet sitesi kaldı.
Şimdi ne kadar tıklanırsan tıklan!
Tatilin tadını çıkar.
Borçlarını düşünmeye bir süre ara ver.
Adaları gez.
Bol bol oksijen al.
Zira dönünce kürkçü dükkanına, yine dışarıya çıkamayacaksın.
Bu kış senin için çok sert geçecek!
Dostlarım kızıyor, 'Zonguldak’ın başka derdi mi yok neden ciddiye alıp yazıyorsun şunları' diye.
Bence kentin en büyük derdi bunlar ve bununla yol yürüyenler!
Hepsinden kurtulacak bu şehir az kaldı!
Bunların bizim hayatımızdaki önemi, masamızdaki küllük kadar!
Bu arada bizi birilerine yaranmaya çalışmakla itham ediyorlar.
Kişi kendinden bilir işi!
Varsa elinde belge seve seve yayınlarım.
Geçmişte, şimdi işe aldığın fason ile ilgili belgeleri attın WhatsApp’tan yayınladım.
Tıpkı onun gibi.
Ben biliyorum ki, yalan söylemenin en büyük nedeni korkaklıktır!