"Vicdanın her anında adalet olmalıdır"

"Vicdanın her anında adalet olmalıdır"

Genel 05.09.2017, 13:59 05.09.2017, 13:59
"Vicdanın her anında adalet olmalıdır"

Zonguldak'ta yeni adli yılın başlaması nedeniyle tören düzenlendi. Zonguldak Valiliği önündeki Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törene; Zonguldak Barosu Başkanı Av. İbrahim Kerem Ertem ile avukatlar katıldı.

Tören; Baro Başkanı İbrahim Kerem Ertem'in Atatürk Anıtı'na çelenk sunması, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Törende konuşan Baro Başkanı Ertem, adalet sisteminde yaşanan sorunlarının bir an önce çözülmesini istedi. Yeni beklentiler, yeni ufuklar, yeni bakışlar geliştirilmesi gerektiğini belirten Ertem, şunları söyledi:

 "YENİ BEKLENTİLER, YENİ UFUKLAR, YENİ BAKIŞLAR GELİŞTİRMEMİZ GEREKİR"

"Yeni Adli Yılın ilk günündeyiz. Hz. Mevlana'nın deyişiyle, dün dünde kaldı cancağazım, yeni şeyler söylemek lazım. O halde, bugünlerde, adaletten beklentilere cevap vermek yanında, adalet hizmetlerine dair topyekun, ‘yeni beklentiler, yeni ufuklar, yeni bakışlar geliştirmemiz' gerekir. Şunu söylememiz gerekir; adalet hizmetlerinin var olandan ‘daha adil, daha etkin sonuç alıcı, daha bağımsız, daha tarafsız, daha demokratik işlemesi' beklentimizin adresi, siyasi iktidarlar olmuştur. Ama bu noktada, asıl olan, halkın adalet hizmetlerinden var olan beklentilerinin ötesinde, vicdan faktörünün hakkaniyet ölçüsünün temeline konulmasıdır. Başka deyişle, mahkeme kararlarına varan süreçte, sadece kanunun uygulanması yetmez, hukukun uygulanması gerekir, o da yetmez, vicdana başvurmak da gerekir. Ve o vicdan, Ulu Önderin dediği gibi, ‘hür' olmalıdır. Adalet söylemlerinde yer etmesi gereken, adaletin her anında vicdanın ana direk olması gereğidir. Vicdansız adalet, Kaf dağının arkasına masalsı kuş Simurgla uçmaktır; masaldır. Cumhuriyetin savcıları, cumhuriyet adına, kamu adına ceza soruşturmaları yapmakta iken, hakimler, Türk Millet adına karar vermektedirler. Pekiyi, avukatların, rolünün hala çözülmemiş olunmasını nasıl açıklayacağız. Adalet hizmetlerinin, hakkaniyet, vicdan, bağımsızlık ve tarafsızlık ve erdem adına yeni ufuklar kazanmasında, acaba başlıca rol, bu saydığım unsurlardan hangisine düşüyor?"

"BAROLAR TAM BAĞIMSIZ OLMALI, AVUKATLAR, BAROLARINA BİRLİK VE DAYANIŞMA RUHU İÇİNDE DESTEK OLMALI"

"Avukatları, yargının asli kurucu unsurlarından biri olmakla ve kutsal savunmayı serbestçe temsil ettiğinden bahisle yıllarımız geçti. Bizce vardığımız nokta, baroların kurulduğu ilk günden -ki İstanbul Barosu'nun tarihini baz alabiliriz- bu yana aradan geçen 100 yılı aşkın süredir, yargının asli kurucu unsuru olduğumuz, savunmayı temsil ettiğimizdir. Avukatlar ve Barolar, avukatların yargı içindeki konumlarını, yargıya sıkı sıkıya bağlamışlar, onun ayrılmaz hatta onsuz olmaz parçası saymışlar; ama diğer unsurlarca kabul edilmediklerinden, yarı resmi, yarı bağımsız, yarı serbest bir yapı içinde kalakalmışlardır. Adli yardım, CMK ödemeleri, mali denetimleri, kararlarının denetimi Adalet Bakanlığı'na bağlıdır Baroların. Kararların itiraza tabi olmaları savcılık makamınca gerçekleşir. Avukatlık hizmetlerinin muhatap olduğu bir alan da UYAP platformudur; hele şimdilerde ‘e-devlet' projesidir. Baroların, görev alanları dışında çalışmaları Valilik onayı ile kapanmasına bağlıdır. Baroların tesis yapımları, bazı demirbaş alımları, pul paralarının dağıtımı, disiplin işlemlerinin, kararların itirazla denetimi, ruhsat verilme işlemleri TBB'nin görevindedir. Baroların tam bağımsız olmaları, avukatların, Barolarına birlik ve dayanışma ruhu içinde destek olmaları, yargının güçlenmesi adına çıkılacak yolun, çizilecek ufkun, varılacak hedefin, Samsun'a çıkışıdır.' Baroların, mali güçlülüklerini, dengeleme payına terk etmeyecek, barolara daha fazla mali pay aktaracak, avukat eğitimlerini, günün iletişim imkanlarıyla tanıştıracak; bunu para kazanmaktan çok, mesleki ana görev sayacak bir mantaliteye geçmeden, yargının daha adil, bağımsız ve tarafsız olması adına bir şeyler söylemek, aynaya bakmamak demektir. Avukatların, salt icra ettikleri mesleklerinin, yargının serbest faaliyet ortağı olmaları gereğini akıllara kazımadan; içi dolmamış savunma mesleği olduğu iddiası ile yola çıkamayız. Sonra, bir bakılır ki, vekalet akdinin niteliği konusunda Yargıtay'dan bir karar çıkmış, Baroların dava ehliyeti konusunda Danıştay bir karar vermiş, avukatlık ücretinin avukata ait olduğuna dair kanun hükmümüz, bir bakmışsınız iptal talebiyle, Anayasa Mahkemesi gündemine girivermiş."

"AVUKATLAR, YARGININ HALK VE BİREY AYAĞIDIR"

"Konuşmanın başında sorduğum soruya dönersek; avukatlar, yargının halk ve birey ayağıdır. Yargının rejim ayağı, savcılık makamı ise, millet ayağı hakimlik ise, halk ayağı ise avukatlardır. Ama avukatların, halkın ve bireylerin, adaletten beklentileri, adalet, hakkaniyet, hak gibi kavramların güncel tanımlarını, yorumlarını, değerlendirmelerini yakından takip etmeleri gerekmektedir. Bizden beklenen, sadece somut olayda karşımıza gelen, mağdur, mazlum, maznunun haklarını savunmak değil; halkın ve bireylerin, potansiyel hak talepçisi olma durumlarını analiz etmek, haksızlık ve adaletsizlik meselelerinin takibini yapmaktır. Savcılık kararı, Mahkeme kararı, ilamlarla sona eren uyuşmazlıkların, takibinin, yerelde ve genelde yapılmasından ötede, burada belirdiği düşünülen ve bundan sonraki uygulamalara yol açabilecek sorunların da takibinin yapılması, avukatların ‘yeni sosyal sorumluluk alanı olmalıdır'. Hakimlik mesleği uygulamaları, mahkeme kararlarının takibi alanında da, ‘avukatların ve Baroların sosyal hukuki takip mekanizmalarını geliştirmeleri' gerekir. Bu yol için en uygun forum, TBB tarafından organize edilecek ‘tarama toplantıları' olmalıdır. Bu toplantılar, avukatlara açık yapılmalıdır."

YENİ DÖNEM, BERABERİNDE ESKİDEN KALAN SORUNLARLA GELİYOR"

"Yeni dönem, beraberinde eskiden kalan sorunlarla geliyor. Kuşkusuz, KHK'larla, olağanüstü hal şartları ve gerekleri dışında düzenlemeler yapıldığını görmekteyiz. Bu düzenlemelerin hukuki gerekçelerini ise ilgili KHK'ların, TBMM'ye intikalinde anlıyoruz. Ancak, toplumsal hakkaniyet anlayışı gereğince, KHK'ların, gerekçelerinin de açıklanması ya da bu hususta, TBB'nin aktif rol üstlenmesi gerekir düşüncesindeyiz. Bu KHK'ların, hukuk düzeninin ayrılmaz parçası haline geldiğinde aksama yoktur; bizce bu tür KHK'ların, ileride ciddi sorunlar çıkarma ihtimalleri kuvvetlidir. Bu anlayış terk edilmeli, TBMM'nin işlerliği ön planda tutulmalı ve tercih edilmelidir. Hukukun üstünlüğü ilkesinin hayat bulması, hukukun uygulanmasında, bağımsızlık ve tarafsızlık ve dahi liyakat sisteminin uygulanmasında belirir. Özellikle, HSK atamalarında, liyakat ilkesinin tam manasıyla hayat bulmadığına işaret etmek isterim. Kurulun yorumları, değerlendirmeleri, tespitleri, ‘şahsi nitelik arzettiği noktada, liyakatın uygulanmadığına' yol açabilecek yorumları duyarsınız. Yargıda, her türlü aidiyet, mensubiyet, yakınlık gibi öncelikli değerlendirmeler, yeni gruplaşmaların önünü açacağından, anayasanın eşitlik hükmünün de ihlalini akla getirecektir. Hak ettiğine hakkını vermek adına, memleket, millet, adalet, beka, devlet, gelenek ve gelecek birlikteliği, çağdaş medeniyet ufkunu paylaşan her vatan evladının, mesleki yeterliliğini ispatlamış olması, liyakat için en belirleyici değerdir. Avukattan çekinen, avukatı odasına sokmayan, avukatın verdiği Yargıtay kararının yanlışlığını iddia eden, sürekli üst mahkemelerle diyalog ortamında karar çıkartmayı yeterlilik sanan, birkaç dakika ile yıllarca sürmüş davaları işlemden kaldıran, avukatın talebini kabul etmeyi içine sindiremeyen bir mantığın, liyakatin konusu olmadığı açıktır. Elbette, bütün atamaların liyakat ilkesinden uzak olduğu söylenemez; ama Türk Milleti adına karar verecek bir makama yapılan atama, cumhuriyetin savcılık makamına yapılacak tayin, hepimizi ilgilendirdiğinden, gerçekleşecek hataların da ‘mümkünlük sınırı içinde' kalması gerekir. Bu kaygımızı da dillendirmeye devam ediyoruz; takibini de yapacağız."

"ADLİ YIL, ADALETE, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE VE VİCDANLA KARAR VERME GEREĞİNE YÖNELİK BEKLENTİLERİMİZİN KARŞILANACAĞI BİR DÖNEM OLSUN"

"Yeni dönemde, Adalet Bakanlığı tarafından ‘Satürn Projesi' adı altında yürütülen bir çalışma hukuk hayatımıza, 23 Haziran 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle girmiş bulunmaktadır. Yargılamada Hedef Süre adındaki bu projeyle, hangi uyuşmazlığın hangi sürede sonuçlandırılacağının belirlendiği bu projede, davanın açılması halinde taraflara verilecek belgede, mahkemenin çalışma süresi de belirlenmiş olmaktadır. Bu sürenin, makul bir yargılama süresine dönüşmüş olması beklentimizdir. Ancak, buradaki yeni uygulamanın başarısızlığa uğraması da ihtimal dahilindedir. Eğer belirlene sürede uyuşmazlık bitmez ise, sorumlusu kim olacaktır? Bilindiği üzere, yargılama faaliyetlerinin haddinden fazla uzaması, adil yargılama hakkının ihlali sayıldığından, Anayasa Mahkemesi'nce tazminat gerektiriyordu. Yeni uygulama ile yargılamadaki gecikmenin sahibi hemen ilan edilmiş oldu. Hedef Süre Yönetmeliği'nin 7'nci maddesinde, hedef sürenin uygulanmasında, tarafların ve avukatların rolünün önemine değinildikten sonra, taraflardan meydana gelecek sebeplerin hedef sürenin tayininde hesaba katılmadığı hususuna yer verilmiştir. Başka deyişle, avukatlar yine hedefe konulmuştur. Ve yargılama sürecinde, avukatların, gecikmeden sorumlu olmadıklarını ispatlamaları hatta bunu zapta derc etmeleri gerekecektir ki, yargılama süresi açısından mağdur olduğuna inana taraf, aleyhe işlem tesis etmesin. Yeni dönemde, avukatlık kanununda değişiklikler yapılması düşünülmektedir. Edindiğim bilgilere göre, staj sınavının yapılması, Baroların seçim sürelerinin uzatılması, TBB Başkanlık seçiminin yeniden düzenlenmesi, delege sayılarının yeninden düzenlenmesi gibi başlıklar altında değişimler öngörülmektedir. Bu değişiklik önerilerinin her biri tartışılabilir, ancak, asıl meselenin, avukatların çalışma alanlarının geliştirilmesi, yeni alanlarda avukatlara yetkiler tanınması, savunma görevi dışında da avukatlara, hukuki her işlemde hak ve yetkiler tanınması üzerinde durulması gerekmektedir. Yeni Adli Yılın, ülkemize hayırlı olmasını, adalete, hakkaniyete, hukuk devletine, hukukun üstünlüğüne ve vicdanla karar verme gereğine yönelik beklentilerimizin karşılanacağı bir dönem olmasını saygılarımla, sevgilerimle ve esenlikle diliyorum."

Yorumlar (0)
16
açık
Namaz Vakti 15 Mayıs 2021
İmsak 03:39
Güneş 05:27
Öğle 12:54
İkindi 16:50
Akşam 20:12
Yatsı 21:52
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30