EVLENİYORUZ/ ABAZA MALAKA!

EVLENİYORUZ!
Sevgili okurlar!
Son zamanlarda birçok kişi arayıp soruyor.
“Neden artık yazmıyorsun?” diye!
Öncelikle sizinle her şeyi paylaştığım gibi bu durumu da sevinçle paylaşmak istiyorum.
Uzun zamandır sevdiğim ve âşık olduğum kadın ile 11.09.2023 Pazartesi günü saat 19:00’da Karaca Düğün Salonu’nda evleniyoruz.
Siz değerli okurlarımızı ve dostlarımızı bu günümüzde yanımızda görmekten büyük mutluluk duyarız.
Darısı tüm bekar kardeşlerimizin başına!
Tabi yeni evlenenler çok iyi bilir ki bu süreçte insanın kalbinde kelebekler, başında da tatlı bir telaş olur.
Bu yüzden bu köşeyi çok ihmal ettiğimi biliyorum ama benim bu mutluluğumu paylaşacağınızı düşündüğüm gibi köşe yazılarımı da ihmal etmemi mazur görmenizi bekliyorum.
Tabi bu sırada düğün hazırlıkları bir yana dursun her geçen gün yükümün ağırlaştığını hissederken, sorumluluklarımın da ne kadar arttığını biliyorum.
Elmas TV ve Lens Medya Haber’in internet sitelerinin yükü ile birlikte bir de sahibi olduğum Lens Medya Prodüksiyon şirketinin üzerimde ağırlığı var.
Haftada iki veya üç gün Televizyon Programının yanı sıra bir de günlük olarak yayına başladığımız Elmas Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de üstlendim.
Düğünden bir süre sonra yeni yayın dönemine başlıyoruz. 
Göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı herkese teşekkür ediyorum.

ABAZA MALAKA!
Son zamanlarda kendisine cevap vermeye bile tenezzül etmediğim biri mutluluğumuzu görünce yine bize yalan yanlış kulaktan dolma bilgilerle sallamaya başlamış.
Buna söyleyecek iki söz var.
Birincisi…
Kıskanma çalış senin de olur.
İkincisi
“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”
Kendisi camış bir kişiliğe sahip olduğundan çalışmayı sevmiyor. Bu yüzden ikinci söz kendisine daha iyi uyuyor.
O yüzden kendisini güzel sözlerle bir kez daha uyaralım!
Bak koçum! 
Durup durup kızana gelmiş köpek gibi kıvranıyorsun.
Ben parti kapılarında sarkıntılık yaptığın kadınlara benzemem.
Ben yakınının hastane maceralarındaki kahraman da olmam. 
Benim tokatım öyle içip içip öpmeye çalıştığın kadının tokadına da benzemez.
Gazipaşa babana, ailene, sana hakaretler eden pembe tezkerelinin yanında nasıl tas yaladığını konuşuyor.
Dün öbür kapıdan bu tarafa havlıyordun, bugün havladığın kapıdan öbür kapıya havlıyorsun.
Sonra omurgasız hayvan deyince kızıyorsun.
Omurgasız hayvanın bile bir şekli var, senin neyin var?
Şimdi tasını yaladığına söyle, yarın “WC Düşkünü” manşetiyle geliyorum.
Şu matbaada erkek erkeğe tuvalette nasıl yakalanmışlar?
Biraz da ondan dinleyelim.
Bize anlatmasa bile sana anlatsın!
Soğuk odalar, kelepçeli fotolara da sonra geleceğim.
Şu güzel günlerimiz bir taçlansın.
Sonra hepinize geleceğim.