Karadeniz Ereğli Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panele, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul'un yanı sıra çok sayıda davetli, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
"ZONGULDAK'TA KANSER ORANLARI TÜRKİYE ORTALAMASINI AŞTI"
Panelde konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, sanayi kaynaklı kirliliğin kentte kronik hastalıklara ve ölüm oranlarında ciddi artışlara neden olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde kanser kaynaklı ölümlerin toplam ölümler içindeki oranının yüzde 16,3 olduğunu hatırlatan Ertuğrul, Zonguldak’ta bu oranın yıllara göre yüzde 17,5 ile yüzde 20 arasında değiştiğine dikkat çekti.
Sağlık Bakanlığı’nın detaylı kanser verilerini kamuoyuyla paylaşmaktan kaçındığını söyleyen Ertuğrul, TBMM’ye sundukları çok sayıda soru önergesine de yanıt alamadıklarını ifade etti. Kanser vakalarının büyük bir kısmının çevresel faktörlerden kaynaklandığını belirten Ertuğrul, şunları söyledi:
“Solunan hava, içilen su, beslenme alışkanlıkları ve sanayi maruziyetleri kanser riskini artırıyor. Zonguldak özelinde kömür tozu, termik santral emisyonları ve ağır sanayi faaliyetleri en önemli risk faktörleridir. Çatalağzı beldesinde PM2.5 seviyesi Dünya Sağlık Örgütü normlarının 4 katına kadar çıkmış durumda. Benzer vahim tablo Zonguldak merkez ve Ereğli ilçesinde de yaşanıyor; çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar büyük tehdit altında. Kalp ve damar hastalıkları ile kronik solunum yolu hastalıkları incelendiğinde, kentteki her üç ölümden biri doğrudan hava kirliliği ve çevresel etkenlerle bağlantılı.”
Ertuğrul ayrıca, Kozlu bölgesindeki atıkların Karadeniz’e karışarak deniz ekosistemini bozduğunu, Bakacakkadı ve Yunuslu bölgelerinde ise içme suyu kaynaklarındaki nitrat değerlerinin yasal sınırların üzerine çıktığını sözlerine ekledi.
"KAPİTALİZM DOĞAYI VE CANLILARI HİÇE SAYIYOR"
Ertuğrul'un ardından kürsüye davet edilen SOL Parti İl Sözcüsü ve emekli maden mühendisi Kemal Bulut, gerçekleştirdiği sunumda kapitalizmin yol açtığı vahşi madencilik faaliyetlerine dikkat çekti. Bulut, kar hırsıyla yürütülen projelerin doğayı ve canlıların hayatını hiçe saydığını vurguladı.
"DOĞANIN RIZALIĞINI ALMAMAK RIZASIZLIK LOKMASIDIR"
Panelde söz alan Alevi Kültür Dernekleri Karadeniz Bölgesinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Erdoğan ise konuşmasında çevre mücadelesini Alevi-Bektaşi inancı ve felsefesi üzerinden değerlendirdi. Doğanın ve toprağın kutsallığına değinen Erdoğan, siyasi iktidarın rant politikalarını eleştirerek şöyle konuştu:
"Hakk’ın varlığını doğada gören, toprağı 'sadık yar', ağacı 'can' kabul eden bir inancın evlatları olarak, yaşam alanlarımıza karşı girişilen topyekûn bir yağmaya ses yükseltmek için bir aradayız. Doğanın, toprağın rızalığını almadan yapılan her müdahale, bizim inancımıza göre bir 'rızasızlık lokmasıdır'. Bugün ne yazık ki coğrafyamız rant projeleriyle, talanla ve katliamla kuşatılmış durumdadır. Dağlarımız maden şirketlerine peşkeş çekiliyor, nehirlerimiz HES kelepçeleriyle kurutuluyor. Sermayenin doymak bilmeyen kar hırsının önüne kırmızı halı seren, yasaları, ÇED raporlarını bir gecede hiçe sayan siyasi iktidar, bu talanın bizzat önünü açmaktadır."
"İNSANLAR YURTLARINDAN SÜRÜLÜYOR"
Yürütülen politikaların bölgeyi insansızlaştırdığını belirten Erdoğan, "Köylümüzün, çiftçimizin toprağı elinden alınıyor. Yüzyıllardır aynı toprakla hemhal olan, cem olan insanlar maden ocaklarının, termik santrallerin gölgesinde yurtlarından sürülüyor. Bir Alevi-Bektaşi köyünü boşalttığınızda; o köyün ziyaretgahını, asırlık çınarını, rızalık meydanını da darmadağın edersiniz. Yaşanan tüm doğa katliamlarına, suyun, doğanın, havanın ve toprağın yok oluşuna onay verenler ve yok edenler dahil hepimizin sonu toprağın altıdır" ifadelerini kullandı.
Panelin ardından etkinlik foruma dönüştü. Mikrofon verilen katılımcıların bölgedeki en büyük çevre sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirmesiyle forum sona erdi.
Muhabir: Cevat Baran ÇAYDAŞ




