Türkiye Sakatlar Konfederasyonumuz, 1983 yılında Resmi Gazetede yayımlanan 2908 Sayılı Dernekler Kanunun emri ile 1986 yılında kurulmuş olan engelliler ile ilgili en üst düzey sivil toplum çatı kuruluşudur. Konfederasyonumuz her ilde valilikler bünyesinde ilgili mevzuat ile kurulmuş olan İl Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonları ve İl İstihdam Komisyonları ile İŞKUR Genel Kurul üyesidir. Ulaştırma Bakanlığı Erişilebilir Ulaşım Stratejisi Eylem Planı (2021-2025) paydaşıdır. Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu, Türkiye Ortopedik Engelliler Federasyonu, Zihinsel Özürlüler Federasyonu, Görme Engelliler Federasyonu, Spastik Engelliler Federasyonu, Türkiye Sakatlar Konfederasyonumuzun üyesidir.

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu olarak, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmakta olan Vergide Adalet Paketi isimli yeni kanun taslağı hakkında sosyal medyada ve televizyon haberlerinde duyumlar almaktayız. Özellikle;

•    İstisnadan yararlanma süresinin 5 yıldan 10 yıla çıkartılması,
•    Taşıtların veraset yoluyla intikalinde istisnaya konu vergilerin mirasçılar tarafından ödenmesi,
•    Her sene yeniden değerleme oranında artan tutarın (araç satış bedelinin), yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılması,
•    Cumhurbaşkanının, yeniden değerleme oranında artan tutarı, %50'sine kadar artırma yetkisinin kaldırılması,
•    ÖTV Kanunundaki istisnanın kaldırılması, teşvikin sosyal yardım şeklinde yapılması (Engellilerin gelir durumları ve alınacak taşıtların yerli olması vb. kriterler esas alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından nakit destek verilmesi),
gibi değişikliklerin gündemde olduğu ifade edilmektedir.

Ülkemizin yaşamakta olduğu ekonomik kriz döneminde vergi gelirini arttırmak için planlanan yasa tasarısında engellilerin haklarına yönelik tırpanlamaların yer alması Anayasamıza ve tarafı olduğumuz Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesine aykırıdır. Şöyle ki;

•    Anayasamızın 2. Maddesinde yer alan Sosyal Devlet anlayışı, toplumun yoksulluk, engelli ve güçsüz kesimlerinin korunmasını, yaşam standartlarının yükseltilmesini ve toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesini amaçlamaktadır. 
•    Anayasamızın 5. Maddesinde; Devletin Temel Amaç ve Görevlerinin; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, Sosyal Hukuk Devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak” olduğunu belirtiyor.
•    Yine Anayasamızın 10. Maddesi: “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, hak ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” demektedir. Bu maddenin mefhumu muhalifinden hareket edersek, engelliler lehine alınan tedbirlerin kaldırılması veya sınırlandırılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bir çeşit ayrımcılık suçunu oluşturduğu ortaya çıkar.
•    Anayasamızın 61. Maddesi; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.” diyerek Sosyal Devlet ilkesinin açılımını, özlü bir biçimde özetliyor.
•    BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci, “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dahil Olma” başlıklı 19 uncu ve “Kişisel Hareketlilik” başlıklı 20 inci Maddelerinin de açık bir ihlalidir. 
•    BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin “Kişisel Hareketlilik” başlıklı 20. Maddesinin (b) bendi, Taraf Devletlere “Engellilerin hareketi kolaylaştırıcı kaliteli araç ve gerece, yardımcı teknolojilere, yardım sunan insanlara ve araçlara karşılanabilir bir maliyetle erişiminin kolaylaştırılması” yükümlülüğünü vererek Sosyal Devlet ilkesini somutlaştırmaktadır.

Bahse konu yasa tasarısında bütün maddeler ile ilgili etki değerlendirmesi ve istatistiki veriler yer alırken engelli bireylerin ÖTV muafiyetli otomobil alımları ile ilgili bir veri yer almamakta, gerekçelerine yer verilmemekte, bütçeye nasıl katkı sağlayacağı ortaya konmamaktadır.

1970’li yıllardan bu yana sivil toplum kuruluşlarının girişimi ile başlayan engelli bireylerin gümrük muafiyetli otomobil temini ile başlayan ve ülkemiz içerisinde ÖTV muafiyetli otomobil temini konusunu ile devam eden süreç, hareket kabiliyeti kısıtlı engelli bireylerin ekonomik ve sosyal hayata katılımını kolaylaştırma çabasının bir ürünü olarak sosyal devlet anlayışı ile ortaya çıkmıştır. Kaldı ki %90 ve üzerinde engelli olan bireylerin bu haktan yararlanmaya başlaması, mevcut AK Parti hükümeti ile getirilmiştir. Fakat aynı hükümet tarafından bu hakkın daha da kısıtlanması ve/veya tamamen kaldırılma önerisi izaha muhtaç bir durumdur.

Engelli bireylerin mali bir yük olarak görülmesinin yerine, hayatlarını kolaylaştıracak tedbirlerin alınması gerektiğini ve işgücü potansiyellerinden yararlanmak gerektiğini vurgulamak isteriz. Engelli bireyler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere taşıtların ilk iktisabı ÖTV'den müstesna olması sosyal hayata katılımı güçlendirerek engelli bireylerin ekonomik olarak ayakta kalmalarını sağlayacaktır. Aksi durumda sosyal hayat, eğitim ve istihdam imkânlarına erişemeyen engelli bireyler bir ömür boyu sosyal yardımlara muhtaç duruma gelebilecek ve/veya Devlete ve topluma büyük bir yük olarak geri dönecektir.

Avrupa Komisyonu'nun belirlediği zorunlu güvenlik önlemleri 7 Temmuz 2024 tarihi itibarıyla ülkemizde de yürürlüğe girecek “Küresel Güvenlik Yönetmeliği 2 (GSR2)” sıfır otomobiller hakkında önemli güvenlik önlemleri ve teknolojileri içermektedir. Akıllı hız yardımı, geri görüş kamerası, arka park sensörü, ani frende yanan flaşörler, kaza veri kaydedicisi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, olası kör noktaları daha iyi tespit etmeye yönelik teknolojiler, yaya ve bisikletliler için çarpışma önleme teknolojisi, lastik basıncı izleme sistemi, şerit takip asistanı ve acil durum frenleme asistanı gibi teknolojileri olmayan sıfır araçların satışı mümkün olmayacaktır.
Teknolojik gelişmeler ve genel güvenlik önlemleri bu yönde iken bu haktan yararlanma süresini beş yıldan on yıla çıkararak hızla değişen teknolojik gelişmeler karşısında engelli bireyleri teknolojik olarak daha geri otomobil modellerine mahkûm etmek, trafik ve yol güvenliğinde daha iyi noktalara gelinmesini de engellemektedir. 

Engelli bireyin vefatı halinde yakınlarından ÖTV tahsil etmek, enerjilerini ve zamanlarını engelli bireyin iyilik hali için sarf eden aileleri ekonomik olarak daha da zor koşullara itmektedir.

Yeni kadın kolları başkanı belli oldu! Yeni kadın kolları başkanı belli oldu!

Devletimizin güçlü bir devlet olduğunu ve bu güçlü yapısıyla engelli bireylerin haklarını koruma ve geliştirme konusunda örnek bir duruş sergilemesi gerektiğine inanıyoruz. AK Parti hükümetinin iktidarı süresince engellilere verilen haklar başlangıçta oldukça olumlu ve kolaylaştırıcı iken, son yıllarda bu hakların geri alınmaya başladığını üzülerek görmekteyiz.

Bu değişikliklerin, ÖTV muafiyetini istismar eden kişiler nedeniyle gündeme getirildiğini düşünmekteyiz. İstismar eden herkes elbette cezalandırılmalıdır. Ancak, istismar edenlerden kaynaklı olarak bütün engelli bireylere yönelik kısıtlamalar getirilmesi son derece yanlış olacaktır. Bu tür kısıtlamalar, gerçek ihtiyaç sahiplerinin hayatını zorlaştıracaktır.

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ni ilk imzalayan ülkelerden biri olarak, bu sözleşme çerçevesinde engellilerle ilgili alınacak kararların, engelli bireylerin ve temsilcilerinin görüşleri alınarak oluşturulması gerektiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda, bahse konu taslağın oluşturulması sürecinde Konfederasyonumuzun görüşlerinin alınması, toplumsal uyumun sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir.

Ekonomik krizin nedeni engelliler değildir. Vergi gelirini arttırarak ekonomik krizi çözmek üzere gündeme getirilen tasarruf önlemlerine engellilerden başlamak, vicdan ve akıl dışı bir davranış olmakla birlikte sosyal devlet anlayışını da tahrip etmektedir. Bu girişim, Anayasamızın ve tarafı olduğumuz BM Engelli Hakları Sözleşmesinin amir hükümlerini ihlal etmektedir. 

Sayın Cumhurbaşkanımıza, Bakanlarımıza ve Milletvekillerimize sesleniyoruz. Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olmayan bu haksız ve hukuksuz girişime izin vermeyiniz. Aksi halde milyonlarca engelli ve ailesi, gasp edilen haklarını geri vermemek için mücadele edecektir.

Kaynak: BÜLTEN