EĞİTİM CAMİASINDA YENİ KULİSLER!

EĞİTİM CAMİASINDA YENİ KULİSLER!
Ereğli Milli Eğitim'de,
Saffet Bozkurt’un bilgisi olmadan kuş uçmaz,
Bunu herkes bilir…
Son günlerde öyle kulis bilgileri geliyor ki kulağımıza,
İnanın taşları yerinden oynatacak cinsten.
Zonguldak Milletvekilimiz Saffet Bozkurt’un,
Son zamanlarda kamuoyunda sıkça tartışılan,
“Kitaplarla Büyülenin” projesi kapsamında
Tek bir yayınevine ayrıcalık tanındığı iddialarıyla gündeme gelen
İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Akgül’ü görevden almayı planladığı söyleniyor.
Yerine getirilecek isim ise:
Ereğli Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Metin Bozkurt.
Soyadından da anlaşılacağı üzere,
Metin Bozkurt, Saffet Bozkurt’un amca oğlu!
Sayın milletvekilimiz,
Harun Akgül’ün artık kontrolü kaybettiğini düşünüyor olmalı ki
Çareyi kendi ailesinden bir ismi göreve getirmekte bulmuş gibi.
Ancak Harun Akgül’ü de tamamen devre dışı bırakmak istemediği için
“Kısa süre sonra seni İl Müdürü yapacağım” vaadiyle,
Gönlünü almaya çalıştığı da iddialar arasında.
Bugüne kadar Harun Akgül'ün arkasını hep Saffet Bozkurt topladı.
Velilere tek yayınevini dayatması,
Rekabetsiz ve yüksek fiyatlı kitap satışları,
Seçim döneminde CHP propagandası yaparcasına açılan kütüphaneler.
Kantinlerden kasaplara,
Taşıma şirketlerinden makam araçlarına kadar
Sürekli bir sorun,
Sürekli bir şaibe...
Hakkında açılan birçok soruşturmanın ise
Nedense bir türlü sübuta ermediği konuşuluyor.
Görünen o ki,
Saffet Bozkurt artık Harun Akgül’le yolları ayırmak istiyor.
Yerine amca oğlunu getirip,
Harun Akgül’e de “İstersen İl Müdürü ol, ne yaparsan yap”
Demeyi planlıyor olabilir.
Peki hakkında bu kadar şaibe iddiası olan bir ismin
İl Müdürü koltuğuna oturduğunu düşünsenize…
O zaman sadece Ereğli değil,
Tüm Zonguldak düşünsün!
Daha çok öğrenci,
Daha çok kitap,
Ama hep aynı yayınevi…
Allah herkesin gönlüne göre versin.

HELE BİR KIRKI ÇIKSIN…
Geçtiğimiz günlerde babasını kaybeden Batuhan Karamalak,
Hakkımda bazı ifadelerde bulunmuş.
Kendisine karşı kişisel bir husumetim hiçbir zaman olmadı.
Onun da bana karşı derin bir nefreti olduğuna inanmıyorum.
Zira özel sohbetlerimizdeki üslubuyla,
Kaleme aldığı yazılardaki ton arasında uçurum var.
Bu fark, onun kendi kalemini değil,
Başkasının talimatlarını konuşturduğunu gösteriyor.Ben, şimdi bu yazılara cevap vermeyeceğim.
Sebebi açık ve net:
Babasının yasına duyduğum saygı.
Hele bir kırkı çıksın…
O vakit, zamanı gelince, gereken yanıtı veririz.
Ancak altını çizmek isterim:
Rahmetli babasına zamanında en ağır sözleri yazanların gölgesinde,
Bugün benimle ilgili kalem oynatması,
Hayatın garip cilvelerinden biri olsa gerek.
Hayat her şeye gebe…
Kimi zaman yazanlar değişir,
Kimi zaman yazdıranlar.
Ama hakikat yerini eninde sonunda bulur.
Batuhan Karamalak’a bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyorum…