DURAL…
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 28 Eylül 2025 tarihinde yapılan Karadeniz Ereğli İlçe Genel Kurulu öncesinde, partinin mevcut il başkanı Devrim Dural’ın muhalefet grubunu destekleme kararı alması, onun için gelecek adına bazı sinyalleri önümüze getirmişti.
Özellikle Karadeniz Ereğli’de seçimlerin kim ya da kimler tarafından kazanılacak olması İl Örgütü Genel Kurulu öncesinde yönetim kurulu aday listesinin şekillenmesi açısından önem taşırken, bu önemin altında yatan olasılıklardan biri de Dural’ı kimlerin yöneteceğine kadar dayanıyordu.
Bugünkü il yönetimine sözde destek verip o yönetime adam yerleştirenlerin, kısa bir süre içinde Dural’ın ayağını kaydırmak, onu bezdirmek ve istifaya zorlayacak kadar ileriye gitmek düşüncesinde olacaklarını söylememiş miydim?
Hatırlayın o günleri!
“Bunlar Devrim Dural’ın başkanlığına bir yıl bile tahammül etmezler.”, dememiş miydim?
*
Son zamanlarda il örgütü yönetimine muhalif gibi görünen ve Dural aleyhinde açıklama yapıp kamuoyunda algı yaratmaya çalışanlara iyi bakın!
Sistem çalışmaya başladı mı?
Dört bir ağızdan “Devrim Dural’ın ne kadar başarısız bir il başkanı” olduğu yaygarası kimler tarafından kopartılıyor, fark edebiliyor musunuz?
Oysa… İl Genel Kurulu öncesinde Devrim Dural’ı uyandırmak için doğruları ona anlatmadık mı?
Günlerce yazı üstüne yazı yazıp bu konunun önümüze geldiği her yayında “uyan” diye çağrıda bulunmadık mı?
Sırf koltuğu sağlama almak için “kendinden olmayanlarla” ittifak yapmak yarar getirdi mi şimdi?
Kişilerin görebileceği zarar umurumuzda bile değil; örgütlerin yaşayabileceği zararları bile isteye o günden kabullenmek CHP’lilere yakıştı mı?
Birilerinin amacının Dural’ı yeniden başkan yapmak değil Ereğli İlçe Örgütü’nden sonra İl Örgütü’nü de ele geçirmek, diye haftalarca insanların suratlarına bakarak anlattık birçok şeyi.
Bugün bir Osman Yayla bile uyandırıldıysa(!) demek ki çanlar çalmaya başladı.
Göreceksiniz; nasıl da ateşe verecekler şimdi ortalığı.
Dayanacaksın sen de Devrim Başkan…
Zor olacak; ama dayanacaksın.
Etme bulma dünyası dedikleri tam da bu işte.
Ektiğini biçeceksin ya da…
Bir seçim uğruna herkese güvenmeyeceğini, önüne gelene mavi boncuk dağıtmayacağını o günlerde bilemiyordun; artık öğreneceksin.
Dayana dayana öğreneceksin.
Senin yüzünden evdeki bulgurdan olmayacağız.