Ereğli Adliyesi önünde toplanan Kdz. Çevre Gönüllüleri, şikayet dilekçelerini adliyeye giderek teslim etti.
Çevre gönüllüsü Mahpere Koç, konu hakkında yaptığı konuşmasında, “Ben oğlumu astım bronşit olarak doğurdum. Yıllardır astım bronşit tedavisi görüyor. Ben buraya 2012’de geldim. Geldiğim andan itibaren alerji hapı kullanmaya başladım. Bu çok önemli. Ayrıca doğum oranları düşmeye başladı, düşük oranları çoğalmaya başladı. Büyüklerimiz bize ‘3 çocuk yapın’ derken biz burada bir çocuğu dahi sağlıklı bir şekilde yetiştiremiyoruz. Burada ‘ben sana iş veriyorum sende ölüme mahkumsun’ anlayışını kabul etmiyorum” dedi.
Çevre gönüllüleri adına konuşan Salim Çalık ise “Erdemir uzun süredir Ereğli’nin ve çevresinin havasını, suyunu, toprağını zehirliyor. Yılın yaklaşık 200 günü yaşanamayacak bir hava kalitesine yol açıyor. Bu hem anayasaya hem çevre hukuku adına ciddi sıkıntıları var. Biz buraya suç duyurusunda bulunmaya geldik” diye konuştu.
Çevre gönüllülerin Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçede şöyle denildi:
ERDEMİR tarafından gerçekleştirilen sistematik çevre kirliliği yoluyla Türk Ceza Kanunu’nun 181 ve 182. maddeleri kapsamında “çevrenin kasten veya taksirle kirletilmesi” suçunun işlendiği, bu eylemlerin halk sağlığına yönelik ciddi ve kanıtlanmış tehditler oluşturduğu gerekçesiyle soruşturma açılması talebimizdir.
AÇIKLAMALAR :
1. Kdz. Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren Erdemir fabrikası, uzun süredir yoğun duman, turuncu ve siyah renkte emisyonlar, ağır toz ve partikül madde salımıyla çevreyi kirletmektedir. Bu kirlilik görüntüleri yalnızca tanıklıklarla değil, görsellerle, hava kalitesi verileriyle ve bilimsel raporlarla belgelenmiştir.
2. Kdz. Ereğli Hava Kalitesi İzleme İstasyonu’nun 2024 yılı verilerine göre, partikül madde (PM10) düzeyi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın belirlediği limitlerin 4,5 katı seviyesine ulaşmıştır. Bu durum süreklilik kazanmıştır.
3. LÖSEV’in yayımladığı verilere göre, Kdz. Ereğli ilçesindeki kanser hastası sayısı, Zonguldak ili genel ortalamasının 3,5 katıdır. Bu fark, çevresel bir etkenin halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini açıkça göstermektedir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE SAĞLIK ÜZERİNDE KANITLANMIŞ ETKİLER:
Erdemir’in çevreye yaydığı kirletici emisyonlar yalnızca görsel ve fiziksel kirlilik değil; doğrudan yaşam hakkına yönelmiş bir tehdittir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Avrupa Çevre Ajansı ve pek çok uluslararası bilimsel kuruluşun yayımladığı raporlarda, hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkileri şu şekilde sayılmıştır:
A) Solunum Sistemi Rahatsızlıkları:
• Astım, bronşit ve KOAH hastalıklarını tetikler veya şiddetlendirir.
• Yaşam kalitesini doğrudan düşürür.
B) Yeni Doğanlar ve Çocuklar Üzerinde:
• Akciğer gelişim bozukluğu,
• Bebeklerde bronşiyolit ve zatürre artışı,
• Astım gelişimi riski yükselir.
C) Üreme Sağlığı ve Gebelik:
• Sperm kalitesinde düşüş,
• Yumurtalık işlevlerinde bozulma,
• Erken doğum, düşük doğum ağırlığı, doğumsal kusur riski artışı.
D) Kanser Riski:
• WHO tarafından PM2.5 partikül maddesi, kesin kanserojen olarak sınıflandırılmıştır.
• Akciğer ve mesane kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türleriyle ilişkisi kanıtlanmıştır.
E) Yaşlılar ve Kronik Hastalığı Olanlar:
• Kalp yetmezliği, inme, demans, Alzheimer hastalığı, KOAH semptomlarını kötüleştirir.
• Solunum yolu enfeksiyonlarına yatkınlığı artırır.
F) Kalp Krizi – Felç – Hipertansiyon:
• Hava kirliliği, kalp krizi ve felç riskini artırır.
• PM2.5 partikülleri damarlarda pıhtılaşma ve iltihaplanma yapar.
. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Ereğli’de Zonguldak ortalamasının üzerinde kanser vakası görülmesinin en önemli sebebinin Erdemir’in yol açtığı kirlilik olduğunu düşünmekteyiz. Bu kirliliğin erken ölümlere, insanların yaşam kalitesinin bozulmasının yanında; hastaların, hasta yakınlarının ve devletin tedavi ve bakım harcamaları önemli bir ekonomik yük oluşturmaktadır.
. Hava kirliliğine (özellikle kükürte) bağlı olarak asit yağmurları oluştuğu tarım, hayvancılık gibi sektörleri etkilediği, gıda yoluyla insan vücuduna geçtiği bilinmektedir.
YASAL DAYANAKLAR:
• TCK m. 181/1-4: “İlgili teknik usullere aykırı olarak çevreye atık veya artık verilmesi, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
• TCK m. 182: “Taksirle çevrenin kirletilmesi suçtur.”
• 2872 sayılı Çevre Kanunu m. 8 ve m. 20: “Çevre kirliliğine neden olanlara idari yaptırım ve faaliyet durdurma cezası verilir.”
• Anayasa m. 56: “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”
. Anayasa m. 17: Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
DELİLLER:
• 2024 yılına ait Kdz. Ereğli Hava Kalitesi İzleme İstasyonu resmi ölçüm raporları
• LÖSEV ve sağlık kuruluşlarının bölgeye dair yayınladığı kanser oranı istatistikleri
• Tarafımızca çekilen görseller, videolar, ekran görüntüleri
• Vatandaş şikayetleri, sosyal medya kayıtları
• Tanık beyanları
• Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Çevre Ajansı ve ilgili bilimsel yayınlar
• İlçe halkının bireysel sağlık şikayetlerini içeren örnek dilekçeler
SONUÇ ve TALEP:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1. Erdemir’in faaliyetlerinin TCK m. 181 ve 182 kapsamında çevrenin kasten ve taksirle kirletilmesi suçu oluşturduğu gerekçesiyle soruşturma açılmasını,
2. Tüm delillerin toplanarak kamu davası açılması için yeterli kanaat oluştuğunda iddianame hazırlanmasını,
3. Aynı zamanda idari mercilere 2872 sayılı Kanun kapsamında bildirim yapılmasını,
4. Bilindiği üzere pandemi döneminde uygulanan kısıtlamalar 30 büyükşehir ve Zonguldak olarak ilan edilmiştir. Bu kapsamda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden pandeminden bugüne kadar Kdz Ereğli’nin hava kalitesi raporlarının ve Erdemir’in hava kirliliğiyle ilgili ölçümlerin istenerek incelenmesi
5. LÖSEV Kdz Ereğli’deki kanser vakalarının Zonguldak vd ilçelerinden 3,5 kat fazla olduğunu açıklamıştır. Sağlık Bakanlığı, Sağlık İl Müdürlüğü’nden Kdz Ereğli’deki kanser, solunum yolu hastalıkları, erken doğum, düşük, sakat doğum, kalp krizi, erken ölüm oranları ve hava kirliliğiyle ilişkisiyle ilgili verilen istenmesi
6. Tarım İl Müdürlüğü’nden Ereğli ve Alaplı’da toprak ve suların asit yağmurlarına maruz kalıp kalmadığının, buna bağlı olarak tarım ürünlerinde, özellikle fındıkta asit yağmuruna bağlı belirtilerin görülüp, görülmediğinin sorulmasını
7. Faaliyetin sürekliliği ve halk sağlığını tehdit etmesi nedeniyle önleyici tedbir alınması için derhal Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bilgi verilmesini, sorumlular hakkında kamu davası açılması ve yargılanarak cezalandırmasını saygıyla arz ve talep ederim.