ALİ RIZA’YI KULLANMA KILAVUZU!
Mevlana şöyle diyor;
“İnsanı ateş değil,
Kendi gafleti yakar.
Herkeste kusur görür,
Kendisine kör bakar.
Neye nasıl bakarsan,
Oda sana öyle bakar!
Ego ve kibir,
Kompleksli insanların,
Kendi acizliklerini gizleme yöntemidir!
Kendini herkesten ‘akıllı’
Sanan Ali Rıza’nın dönüş hızı,
Fırıldağı kıskandırıyor!
İçinde sönmek bilmeyen Trabzonlu düşmanlığı,
Gözünü kör etmesinden mütevellit,
Dün kendi söylediğini,
Bugün yalanlamasına sebep oluyor!
Hafriyat üzerinden,
Bize diş göstermeye çalışırken,
Kendilerini rezil rüsva etmeleri üzerine,
İki kelam etme hakkı,
Bize de doğdu…
Gümüşhane mahallesinde babadan kalma arazime dolgu yapmaya başladım.
Ali Rıza dellendi…
Vay efendim nasıl dökermişiz bahçemize hafriyatı!
Çevre katliamı naraları atıldı,
Bizim arazide kalkan her kamyon kasası,
Sanki bunlara kalkmış gibi,
Canları acıdı!
Biz tapulu arazimiz dedik,
Devlet ‘dökemezsin’ dedi…
Devletin lafı üzerine,
Laf söyleyecek hakkımız yok tabi!
‘Nedir bunun yasal prosedürü’ dedik,
Belediyeye başvurduk…
Şimdi çıkmışlar ‘Tahsin Erdem hafriyat alanı verdi.’
Diyecek kadar alçalıyorlar…
Yahu o kararın altında,
AK Partililerinde imzası var!
Meclisten oy birliği ile alınan bir karar anlayacağınız!
Dedik ya, Trabzonlu düşmanı!
Bir taşla iki Trabzonlu vurmak için,
Hafriyat işinin içine Tahsin Erdem’i de dahil etmeye çalışıyor…
Şimdilerde Kozlu’da bir adam çıkmış,
‘Tapulu arazim’ diyerek köye hafriyat döktürüyor!
Madem tapulu araziye hafriyat dökülüyordu,
Bizim aleyhimizde neden onca şey yazıldı?
Tapulu araziye hafriyat döktürmek yasaksa,
Bu adam bu gücü nerden alıyor?
Devletin gözüne soka soka,
Çevre katliamı yapan adam,
Bana çıkmış;
‘Siyasi güç kullanıyor’ diyor…
Yahu benim öyle bir gücüm olsa,
Kendi yerim için belediye meclis kararı beklemezdim!
Benim için ‘viski içiyor’ diye,
Pudra şekeri çekenlerle oturup kalkan,
Gazeteciye haber yaptırıyorlar iyi mi!
Yok öyle yağma…
Ben dahil kimse yasalardan büyük değil.
Tapulu araziye kimse kafasına göre hafriyat dökemez.
Bakınız devlet bu sorunu şimdi çözüyor.
Tabi ki çözsün,
Yıllarca denizimize, doğamıza hafriyat döktüler.
Ali Rıza’nın şimdi toprak analizi yapmasına bakmayın,
O işine gelene moloz der,
İşine gelmeye toprak…
Yahu abisiniy,
Sen bırak molozu toprağı da,
Pudra şekeri çekenlerle aynı masada oturdun mu onu söyle?
Şeker demişken,
Gazeteci arkadaşınla şeker tadında plan yapıp,
Sonra cumartesi kahvaltılarını,
Nasıl kursağından geçirdin onu söyle?
Çanak tuttuğun kumpas var mı?
Onu söyle…
Bartın’da neler yaşandı onu söyle!
Bizi etik, ahlak dersini verecek son adam Ali Rıza’dır.
Zira kendisi yaptığı kasko tutarında,
Kimi zaman doğacı kesilir,
Kimi zaman,
‘Ne var yahu Zonguldaklı, döküversin işte’ der.
Çünkü onun umurunda olan memleket değil,
Menfaattir…
Kullanışlı bir adam,
Ama kullanmanın bir bedeli var…
Açın kılavuzunu okuyun!