Zonguldak’ta turizm olur mu?

Bir ay kadar önce Ereğli’de gerçekleştirilen bir Turizm Çalıştayı’na katıldım. Öncelikle beni bu çalıştaya davet edenlere teşekkürlerimi sunmak isterim. Turizm her ne kadar profesyonel mesleğimizin doğrudan ilgi alanında olmasa da sanırım Zonguldak için geçmişten bu yana çabalarımız dolayısıyla böyle bir daveti yapmış olmalılar diye düşünüyorum. Bu arada üç yıl kadar önce öğrencilerimle birlikte Google Maps üzerinden yayınlanan Zonguldak’ın en kapsamlı Turizm Haritasını hazırlamış olmamızın da bunda etkisi olabilir. Haritaya https://drive.google.com/open?id=1W82j531h6C1NtuYe-zUmXm4_P8A&usp=sharing adresinden ulaşmak ve cep telefonunuz vasıtasıyla seçtiğiniz hedeflere ulaşmanız mümkün. İstatistiklere bakılırsa bugüne kadar 57133 kişi haritayı görüntülemiş ya da kullanmış.

Peki, Zonguldak’ta Turizm olur mu? Bu sektörden ekmek yenir mi? Olmaz diyenler ya turistik yer diye akın akın insan giden yerleri görmemiştir ya da Zonguldak’ta evden işe işten eve gitmekten başka bir şey yapmamıştır. Önek vermek gerekirse geçtiğimiz yıl Sinop cezaevini 220 bin kişi ziyaret etmiş. Zonguldak’ta Kandilli maden tesislerini, virane haldeki Işıkveren termik santralini ve diğerlerini turizme açabilsek Cumhuriyet dönemi endüstri miraslarını görmeye daha az insan mı gelir acaba? Buraya iş dolayısıyla gelen misafirlerimizi bu virane haldeki tesisleri gezdirmeye getirdiğimizde her biri kalplerinde derin bir hüzünle ayrılıyorlar buradan. Türkiye’nin en özel müzelerinden birisi olan Maden Müzesi buradayken Endüstri turizminin hala başlayamaması gerçekten üzüntü verici… Düşünsenize Kozlu’dan trene biniyorsunuz Çaydamar maden ocaklarında inip geziyorsunuz, sonra tekrar binip Maden Müzesine, oradan Üzülmez Rombaki tesislerine, oradan dönüp yine trenle, Işıkveren… Ne özel bir tur ama…


                                                                                            

Kızılcapınar Baraj Gölü (Google Earth’den alınmıştır.)

Doğa turizmine gelecek olursak, bizim yaylalarımız yok mu acaba? Gidin görün o zaman Gümeli, Bölüklü, Bacaklı, Eğerci yaylalarını. Acaba beton yığınına dönmüş Doğu Karadeniz yaylaları mı güzel yoksa bizimkiler mi? Üstelik bizimkiler de 4 bin yıllık porsuk ağacı bile var. Göl mü şelale mi istersiniz? Kandilli Tas Gölü, Kızılcapınar ve Ulutan Barajları, Harmankaya, Süzek şelaleri ve daha nicesi. Hele Kızılcapınar Baraj Gölü ballandıra ballandıra anlatılan Uzungöl’den çok daha güzel. Gidip gördüm de ondan söylüyorum. Üstelik bizimkinin içerisinde batık bir köy bile var; sular biraz çekildiğin de görmek mümkün. Tek eksiği konaklama tesisleri. Başka şehirlerde olduğu gibi bazı kamu kurumlarımız burada ağaç otel yaparak turizmi başlatamaz mı sanki! Dahası Karadeniz Bölgesinin Antik Çağ’a ait en önemli tarihi eserleri de Ereğli ve Filyos’ta bulunmuş durumda. Akaçakoca’dan Amasra’ya kadar koylarımız da hiç de kötü değil. Bir de mağaralarımızı da unutmayalım.

Amasra ve Akçakoca’ya her yaz binlerce turist gelirken bunların bir kısmının dahi bu bölgeye getirilememesi tamamen tanıtım eksikliğidir. Bunca çalıştaya yapılan harcamanın bir kısmı, Amasra, Akçakoca ve Safranbolu’da reklam panolarına harcansa, panolara resim ve koordinatları da verilerek “4 bin yıllık porsuk ağacını gördünüz mü? Size 30 dakika mesafede” ya da “Gökgöl Mağarasına girdiniz mi? Sadece 40 dakika uzaktasınız” gibi reklamlarl,a haftalarca aynı sokakları arşınlamış insanlar kendilerine bu kadar yakındaki değerleri görmek istemez mi? Dahası Doğu Karadeniz’de de böyle reklamlar verip bir kısım yabancı turisti de buraya çekmek mümkün.

Turizm ateşini Zonguldak’ta yakabilmek için öncelikle her ilçe kendini kurtarma çabasını bırakmalıdır. Tüm il olarak el birliğiyle hareket etmelidir. Örneğin Trabzon’a gelen bir turist sadece Merkez İlçe’yi gezmemektedir, saatlerce yol süren Sümela, Uzungöl, Ayder Yaylası (Rize) gibi noktalara gitmektedir. Dolayısıyla Zonguldak İlinin tamamını kapsayan bir politika güdülmelidir. İkinci olarak yerel yönetimlerde tanıtım büroları oluşturulmalı, buradaki görevliler kent hafızasına sahip insanlarca eğitilmelidir. Eğitilen insanlar bölgedeki otellerle işbirliği içinde tur paketleri hazırlamalı çeşitli vesilelerle otellerde konaklayan misafirlerimize bu tur seçenekleri önerilmeli. Bakarsınız insanlar boş vakitlerinde bölgeyi gezmek isterler. Gezip de beğenirlerse gönüllü elçimiz olurlar; aynı Ahmet Ercan hoca gibi!

Tüm bunların yanı sıra ilgi çekecek festivaller de turizme katkı sağlayacaktır: Çilek, Kestane Toplama Festivalleri, Manda Sağma Festivali, Balık Avlama Festivali, Kömürden Heykel Festivali vesaire vesaire... Festival diye birkaç ünlü şarkıcıya para yatıracağımıza bu tip organizasyonlarla şehrin tanıtımına katkı sağlayabiliriz. İngiltere’de bir kasaba sadece tepeden aşağıya yuvarlanan kaşar peynirini yakalama yarışması ile her yıl binlerce turist çekebiliyor.

Elbette her şey devletten beklenmemelidir. Ancak girişimcinin olmadığı noktada ilk hamle daima devletten gelir. Aynı yerli otomobil projesinde olduğu gibi... Zonguldak’ta da maalesef az sayıda insan dışında girişimciden söz etmek mümkün değil. Çoğu birikim sahibi al-sat işi yaparak para kazanmayı tercih ediyor. Şehrin tanıtımı da yetersiz olduğundan dışarıdan yatırımcı da gelemiyor. Bu noktada turizm konusunda ilk yatırımları yerel yönetimlerimiz ve kurumlarımız yapmak durumundadır. Turistin gelmeye başladığını ve bu işten para kazanılabileceğini görünce yatırımcılar da kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Dünya’nın ve ülkemizin pek çok yerini görmüş bir insan olarak turizm Zonguldak için iyi bir alternatif sektördür, bu treni de kaçırmayalım diyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Övgün Ahmet Ercan
Övgün Ahmet Ercan - 4 ay Önce

Biz Boğaziçi Gezginler Topluluğu olarak gezdik. Çok sevdik çok mutlu olduk

Erman Acar
Erman Acar - 4 ay Önce

Çok güzel tespitler. Tüm bunların gerçekleşmesi için kastamonu gibi bütünleşmiş bir organizasyona veya Karabük gibi en az Mehmet Ali Şahin gücünde Zonguldak sevdalısı bir siyasetçiye ihtiyaç var. Biri Zonguldak 'a sahip çıkacak ve Hakan hoca gibi kentin iyiliğini düşünen bir kaç aydına dileyin benden ne dilerseniz diyecek. Z

Turgut Somalı(Buyukada)
Turgut Somalı(Buyukada) - 4 ay Önce

Hakan hocam,inanilmaz guzel bir yazı.Düşuncelerinize tamamen katiliyorum.Kaleminize saglık.İyi ki varsınız.Saygilarimi iletiyorum.

Tunç
Tunç - 4 ay Önce

Bu branşta lisans egitimi almiş biri olarak bazi gözlemlerimi aktarayim. Zonguldakta bolgesel burokratik anlaşmazlik sorunu var once bunun ustesinden gelinmeli cunku iki il çikartmis bir bolge.Bu başlibaşina bir hataydi cunku tek bir vali olsa yatirimlar daha iyi idare edilirdi. (Zonguldak Bartin Karabük)Akçakocada tanitim olsa dahi gidenler pişman oluyor emin olun.Bu durumuda ancak cevre ve sehir duzenlemesi ile firsata cevirebiliriz ki bize kaymalar olsun.Alternatif, yayla ve kultur turizmi potansiyeli cok yuksek fakat merkezi bolge ile bu destinasyonlar arasinda bağlanti kopuk egitim gorenler degilde ihale kazananlar işletmecilik ve idarecilik yaptigi surece devlet altindan da otel yaptirsa kimse kusura bakmasin bu iş yurumez buda en başta değindiğim olaydan kaynakli diye dusunuyorum. Her parayi basan Bakanliktan belge alipta tesis açamamali...

Romorkor
Romorkor - 4 ay Önce

Hocam turistler gelsin saydiginiz gercekten onemli turizm degerlerimizi tanisinlar gorsulerde
Neyle gelip neyle gidecek bunlar
Denizden ve deniz ulasimini isler hale getirmeden hic bir hollandali arabasina binip porsuk agacini gormeye gelmez hic bir iskocyali teknesine atlayip gokgolu gormeye gelmez

HALİL BADEM
HALİL BADEM - 4 ay Önce

Güzel bir tanıtımı olursa neden olmasın Şenol Hakan Kutoğlu Hocam??? Zeki MÜREN Olmasaydı kim bilir di BODRUM'u ????

Nusret Çetin
Nusret Çetin - 4 ay Önce

Turizmi profesyonelce yapacak girişimcilere ihtiyacımız var...sermayesi olan girişimciler kısa zamanda harekete geçmeli...yatırımın dönütü kısa sürede olacaktır inancındayım...
Doğa,tarih,spor,deniz zenginiyiz...değerlendirelim artık...