Zonguldak için son şans

Geçtiğimiz günlerde güncel nüfus bilgilerimiz yayınlandı. Kozlu ilçesindeki sınırlı bir miktar artışa karşın tüm ilçelerde nüfus erozyonu yaşanmış. Hal böyle olunca esnafında müşterisi, dolayısıyla satışları azalıyor. Esnaf deyip geçmeyin, bir şehrin güçlenip geliştiğinin en önemli göstergesi esnafın keyifli olmasıdır. Zonguldak’ta esnaf mutsuz ve huzursuz…

1980’lerden sonra oluşan yeni dünya düzenine maalesef Zonguldak ayak uyduramadı. Türkiye’nin en gözde en düzenli illerinden biriyken, diğer şehirler Zonguldak’ı bir bir geçtiler. Geçenlerde gözüme bir araştırma çarptı; bu araştırmaya göre Zonguldak insanların en mutsuz olduğu şehirlerin en başlarındaydı. İçinde yaşayanların mutsuz olduğu bir şehre dışarıdan insan gelmesi beklenir mi? Tabii ki hayır?

Geçen gün şehir merkezinde bir kafe işleten bir esnafımızla sohbet ederken, oğlunun İstanbul’da özel bir üniversitede okuduğunu öğrendim. Dedim ki “Yahu esnaf olarak kan ağlıyorsun, bizim buradaki o bölüm çok daha iyi olmasına rağmen çocuğunu dışarı göndermişsin. Sen böyle yaparsan dışarıdan öğrenci buraya niye gelsin. Bizim insanımız buradan giderse sen kime satış yapacaksın”. “Ne yapayım hocam çocuk burada durmak istemedi” dedi.

İşte mevcut durumumuz bu. Bu bakımdan önümüzdeki seçimler Zonguldak için son çıkış olabilir. Keza diğer şehirler olan ara giderek açılıyor. Dolayısıyla belediye başkanı olacak arkadaşımızın işi çok zor. Eğer kararlı adımlar atılmaz da herkese mavi boncuk dağıtılmaya devam edilirse vay Zonguldak’ın haline. Adayların hepsi çocukluğumuzdan beri tanıdığımız ağabeylerimiz, arkadaşlarımız tanıdığımız sevdiğimiz insanlar. Kendilerine başarılar diliyorum. Kim seçilirse seçilsin kararlı adımlar atmak isteyen herkesin yanında olmak görevimiz.

Bilemiyorum nedendir Erdal Ata Valimizin döneminden başlayarak Sayın Erol Ayyıldız, Sayın Ali Kaban ve Sayın Ahmet Çınar’ın ilgi ve alakalarına mahzar oldum. Toplantılarda kendi mesleki birikimim yettiğince, yeterli olmadığı noktalarda ilgili meslektaşlarıma yönlendirmeler yaparak yardımcı olmaya çalıştım. Zaman zaman atılan güzel adımların içinde yer almaktan mutluluk duydum. Ama bazen Zonguldak’ın önünü açması gereken insanların Valilerimizin ısrarlı çabalarına karşı nasıl tepkisiz ya da engelleme girişimleri içerisinde olduklarını hayretler içerisinde izledim.

Bir örnek vermek gerekirse, hangi Valimiz döneminde idi hatırlayamıyorum ama Zonguldak’a 69 Ambarları’nın bulunduğu yere şehir hastanesi yapılması söz konusu idi. İlgili bakanlıktan üniversitemize zemin uygunluğu için rapor başvurusunda bulunulmuştu. İlgili arkadaşlarımız zemin de gerekli tedbirlerin alınması kaydıyla uygundur raporu vermişlerdi. Hepimiz Şehir hastanesinin bu bölgede yapılmasını beklerken, bir anda projenin değişerek Hastanen mevcut yerde genişletileceğine karar verildiğini öğrendik. Şaşkınlıklar içindeydik. Sonra öğrendik ki bir grup insan kendi ticari kaygıları nedeniyle Ankara’nın yollarını aşındırmış ve projeye taş koymuş idi.

Yıllarca 69 Ambarları zemin kötü diye atıl tutuldu. Sonrasında Vali Ali Kaban döneminde durumun anlatıldığı gibi olmadığını ifade ettikten sonra, Sayın Valimiz Zonguldak’ın belki de geleceğini değiştirecek cesur bir çalışmanın içerisine girdi. Neticesinde her geçtiğimde orada bitmek üzere olan binaları görmekten keyif alıyorum. Bu binalar faaliyete geçtiğinde Zonguldak yeni bir merkeze kavuşmuş olacak. İşim bozulmasın diye küçük hesaplarla Zonguldak’ı Gazipaşa Caddesi’ne hapsetmek isteyen arkadaşlarımız bilmelidirler ki, Zonguldak böyle devam ettiği sürece kaçış sürecek. İnsan kalmayınca kime satış yapacaksınız anlayamıyorum.

Her türlü yeni düzenlemeye, planlamaya karşı çıkan, bulunduğu yere kazık çakan, ben buradan başka yere gitmem diyenler bencil düşünceleri ile Zonguldak’ı ve kendilerini top yekün bitirmektedirler bunu bilmeliler.

Bu noktada Belediye başkan adaylarımıza yardımcı olmak geçen hafta Lavuar ve Valilik Binası’nın bulunduğu alanlarla ilgili önerilerime kaldığım yerden devam etmek istiyorum. Fevkani Köprüsü Zonguldak’ın son dönemde en çok tartışılan konularından biri… Bu köprünün yapıldığı yıllarda Zonguldak’ta çok yoğun trafiği olduğu için köprülerde arzulanmayan bir şekilde zeminden yükseltilerek yapılmıştır. Bu nedenle de şehir tarafından bakıldığında bakan kişinin ufkunu daraltmakta ve ister istemez düşünsel bir sınır oluşturmaktadır. Köprünün endüstriyel miras olarak tanımlanacak bir özelliği de yoktur. Az ilerideki demiryolu köprüsü endüstriyel miras bakımından daha nitelikli bir yapıdır (Hakan hocada her şeyi biliyor diyenler olacaktır. Ancak bu görüşler benim değil, zamanında uzmanlarına köprü gösterilerek alınmış bilgilerden ibarettir). Köprü kaldırıldığı takdirde kentin önü Çaydamar ve Karaelmas yönlerinde açılacaktır ve şehre bir rahatlama gelecektir.

Gelgelelim köprünün altında doksan esnafımız mevcuttur. Bu kriz zamanında onların memnun edecek bir çözüm bulunmadan bu işin yapılması zordur. Bu noktada bir kısım esnaf 69 Ambarları bölgesinde faaliyete geçecek bölgeye kaymayı bir ticari öngörü olarak değerlendirebilir. O bölgeye gitmek istemeyenlerden küçük metrekareli dükkanları olanlara kentin işlek noktalarında şık ahşap köşkler yapılabilir. Belediyenin karşısında otopark olarak kullanılan boş alan kademeli teraslı şık bir yapı tasarımıyla değerlendirilebilir; bu yapıya daha geniş metrekareli mobilya ve kahvehane tarzı dükkanlar taşınabilir. Yine hemen çaprazındaki itfaiye binaları Çaydamar bölgesine taşınıp, o alan güzel bir bina ile köprü altı esnafı için değerlendirilebilir. Yıkılan tekel binasının alanı (Nergis Park) bu haliyle duracağına güzel bir ahşap Arasta binası ile güzelleştirilebilir. 69 ambarları yeni devlet kurumları merkezi olacağına göre şehrin göbeğinde kalmış Belediye Binası Karaelmas tarafına 69 Ambarlarının karşısındaki uygun alanlara taşınabilir, boşalan bina ayakkabıcılar ve tuhafiyeciler çarşısı olarak değerlendirilebilir. Binanın dış görüntüsünün çirkinliği de dış cepheye yapılacak renkli sanatsal kaplamalarla giderilebilir.

Böylece köprünün kaldırılmasının önündeki engeller aşılmış olur. Köprü kaldırıldıktan sonra ortaya çıkacak boş alanlar sayesinde minibüs duraklarımız biraz daha içeri kaydırılarak dere kenarından Çaydamar ve Karaelmas tarafına kadar yaya ve bisiklet yollarının önü açılmış olur. Medeni hiçbir kentte ırmak kenarlarının sürekliliği durak ve benzeri yapılarla kesilmez. Köprünün kaldırılması neticesinde dere boyuna yapılacak şık kemerli çelik köprülerle dere boyunca trafik geçişleri sağlanabilir (DSİ’nin bu tip köprüleri mevcut) ve şehir trafiği rahatlamış olur. Ayrıca Fevkani köprüsün yanında esilen tarihi Ankara köprüsü de kendini gösterme imkanı bulmuş olur.

Zonguldak’ı kurtarmak için öyle devasa şaşalı ayağı yere basmayan projelere ihtiyaç yoktur. Geçen hafta Lavuar alanı için yaptığım öneri ve bu yazımdaki gibi basit birtakım düzenlemelerle şehri yaşanabilir kılmak mümkündür. Bu nedenle müstakbel Belediye Başkanımıza yardımcı olmak adına önümüzdeki haftalardaki yazılarımda önerilerimi paylaşmaya devam edeceğim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İhsan
İhsan - 10 ay Önce

Bu şehir birmiş bu şehirden bir şey olmaz. Son kalesi umudu üniversiteydi. Onunda geldiği nokta çok bekleneni karşılar durumda değil. Genel sekteterin keyfine göre yönettiği kurum haline geldi.

Nesrin sagir
Nesrin sagir - 10 ay Önce

Harika bu fikirler doğma büyüme oralıyım şimdi Ankarada yaşıyorum ama oralıyım Hakan hocam cook ıyi dedi hatta üniversite güzel sanatlar öğrencileri yapılacak binaları boyayabilir bir sayfa açılabilir fikirler sunulur iyiler oylanır biseyler yapılır Ayy adaylar bisey yapacaksanız aday olun şehir böyle kalacaksa oy istemeyin kıçca üniversite orda işbirliğine açık olalım

Mustafa Sari
Mustafa Sari - 10 ay Önce

Lavuar dururken biz TTK dan lavuarin yikilmasi ve yerinin bize yani Ticaret odasina tahsis edilmesini istedik. Fakat TTK herzaman oldugu gibi köstek oldu. Biz o alani Ticari Serbest bölge yapacaktik olmadi. Ukrayna ile karsilikli ticaret baslatacaktik olmadi. Sizin önetilerinizi de yerinde buluyor ve takdir ediyorum. Önetilerinizin devamini nekliyorum.

Akp
Akp - 10 ay Önce

Bunlar yapilirsa ancak zonguldakimizin onu acilir hocam gercekleri anlatmissiniz fakat elimizi kolumuz malesef kisa geliyor proyenin tumune katiliyorum