Yusuf Yılmaz ve diğerleri!

Elmas TV’deki programlarda ve bu sütunlarda kentin acı gerçeğini haykırmaya çalışıyoruz.
Antalyaya göçe zorlanan Çaycı Kenan ile ilgili yorumun ardından Zonguldak’ın çok yakından tanıdığı Yusuf Yılmaz’ı telefonla yayına aldık.
Bu şehirden önce Banvit Yusuf Yılmaz gitti şimdi de Açık Çarşı Yusuf Yılmaz!
Zonguldak’ta 150 civarında istihdam sağlayan, Pazar tezgahından büyük mağazalara erişmiş ve İstanbul’da imalata başlamış Açık Çarşı Yusuf Yılmaz çok önemli şeyler anlattı.
Tabii ki anlayana!
*
Gün içerisinde gittiğim pek çok noktada Yılmaz’ın bu açıklamalarının yarattığı yankı ile karşılaştım.
Dönem dönem bazı eleştirilere kalmış olsa da ömrünü Zonguldak’a vermiş, her zaman Zonguldak’ı dert etmiş bir insan beş kardeşini ve çocuklarını alarak şehri neden terke der!
Bu şehirden yapılan sürgünün son halkası neden olur?
*
Canlı yayında sorularımı yanıtladı.
“Ne oldu da Zonguldak yatırımlarını bir kenara bırakıp kardeşleriniz ve çocuklarınız ile İstanbul’a göç ettiniz? Şehri neden terk ettiniz?” diye sormuştum.
*
Cevabı şöyle oldu;
“Biz Zonguldak’ı terk etmedik.
Bizim işimiz Zonguldak’tan gitti. Biz de işimizin peşine takıldık. Önce onu özetleyelim.
Çünkü burayı terk etmek; buraya küsmek ve buradan beklentinin bitmesi gibi olur.
Asla biz bu şehre küsmedik.
Yüreğimiz, ruhumuz bu şehirde ama işimizin gereği biz İstanbul’dayız.
*
Bu ne kadar devam eder bilmiyorum.
Açık söylüyorum ben oralarda pek fazla yaşamak istemiyorum. İşimizi kurarız, yemek gelir burada yaşarız; bu işin bir başka tarafı.
*
Ancak tabi ben Zonguldak’ı hep eleştirdim.
Şehri, siyaseti, kamuoyunu, kendimi eleştirdim.
Çünkü hep kısır döngü içerisindeyiz.
Uzun yıllar ben siyaset yaptım.
Siyasetçinin sermayesidir, benimde öyleydi.
*
Kurum, kömür, Filyos, Fevkani Köprüsü.
Bakarsanız her dönem aynı şeyleri tartışır dururuz.
Ama tartışmanın başladığı noktalar doğru değil, tartışmanın içeriği doğru değil.
Analizler yok, tespitler yok, sağlayacağı faydalar yok, zararlar yok, stratejik planlama yok, hiçbir şey yok.
Önce bizim bu kısır döngüden çıkmamız lazım, siyasetçinin de çıkması lazım.
*
Artık şunu iyi biliyoruz ki, bütün dünyada, doğu bloğunun bitmesi ile beraber kamu eli ile istihdam stratejileri rafa kalkmıştır. 
Dünyanın hiçbir yerinde artık devlet istihdam kapısı değildir. Şehrin yapacakları da çok zor değildir bana göre.
Şehrin önderleri, siyaset yapan insanlarımız, sivil toplum örgütlerimiz, kamu, hepsinin destek olması lazım.
Burayı sadece yatırımcıya cazip hale getirmemiz gerekiyor. Bunun kavgasını vermemiz gerekiyor.
*
Siz şehri veya bölgeyi nasıl cazip hale getirirsiniz?
Bunun da yolları bellidir, zor değildir.
Teşvikler vardır,  muafiyetler vardır, altyapı desteği vardır, insan kaynaklarını oluşturursunuz veya sektörler belirlersiniz. Mesela ben zamanında sektörlerden bahsetmiştim.
Bir tekstil sektörü, iki mobilya sektörü, üç makine sektörü.
*
Neden bu sektörler?
Bir, biz dünyada bu sektörlerde rekabetçi olabiliyoruz. 
İki, bu sektörlerde biz hammaddeye çok yakınız.
Üç, altyapımız müsaittir.
Dört, bu sektörlerde yoğun istihdam vardır.
*
Her sene TTK ’ya işçi alacağız diyoruz.
Şimdi bin kişi aldık, 500 kişi alacağız.
30 bin kişi alsak ne olur?
Eğer bir gelecek vadetmiyorsa, o zaman bizim geleceğe yatırım yapmamız lazım. 
Dünya ile rekabet edebileceğimiz sektörlerde olmamız lazım.
*
Bakın insan kaynaklarımızı kaybediyoruz.
İlk giden insanlarımız kalifiye insanlardır.
En önemlisi şu ki kalifiyeli insanı kaybettikten sonra toparlanmak çok zor”
*
Asıl mesele!
Bu sütunlardan kentin gerçek ve önemli konularını ele almaya çalışıyoruz.
Mücadele ediyoruz.
Kent, insan, ekmek, istihdam, sağlıklı çevre, sosyal kent için çaba sarf ediyoruz.
Zonguldak bir alem!
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet
Mehmet - 5 ay Önce

şehrin nitelikli kalifiye insanları zonguldaktan göç ediyor. bu göç durmayacak gibi. göç edenleri bir araya getirip zonguldaka katkı verme imkanı da yok. Zonguldak siyasileri koltuk derdinden. koltuk kaybetme korkusundan insanlarla temas kurmuyorlar. Ankara da bir sürü değerli bürokrat var ama Zonguldak bunlardan faydalanamıyor.