UYUŞTURUCU... İNTİHAR... FUHUŞ VE ZONGULDAK

21 yaşındaki üniversite öğrencisi İsmail Tuncay’ın intiharının ardından ortaya çıkan ayrıntılar, uyuşturucu bağımlılığını kentte ulaştığı boyutu da gözler önüne derdi.
Bu son intihar vakasıyla birlikte gözler yeniden, üniversite öğrencilerinin yoğunlukla yaşadığı İncivez Mahallesi'ne çevirdi.
Ben de İncivez Mahallesi'nin sakinlerindenim.
İntihar ederek yaşamına son veren üniversite öğrencisi İsmail Tuncay ile aynı apartmanda oturuyorum.
Tabi çok üzücü bir olay.
Uyuşturucu belasına bulaşmış, gencecik bir çocuk koptu gitti hayattan.
Benim de üniversitede okuyan bir kızım var.
İnsan kolay yetişmiyor.
Bin bir zahmetle, yoklukla yetiştirilen gencecik insanlar öyle kolay kaybediliyor ki...

Yaşanan bu son üzücü olayla birlikte, uyuşturucu ve fuhuş ticareti bir kez daha mercek altına alındı.
Bu sorun sadece Zonguldak'ta değil, üniversitesi olan bir çok şehirde var.
Zonguldak'ta fuhuş deyim yerindeyse 1+1 evlerle birlikte anılıyor.
Oysa öğrencilerin nerdeyse tamamı 1+1 evlerde ikamet ediyor.
Bu yanlış bir algı.
Öyle ki tüm 1+1 evlerde oturan öğrencileri zan altına sokuyor.
Ne yani fuhuş 2+1 veya 3+1 evlerde yapılmıyor mu?
Sadece 1+1 evlerde mi uyuşturucu partileri ve alemler düzenleniyor?
Veya Zonguldak'ta fuhuş sektörü sadece öğrencilerden mi oluşuyor?
Bu tür haberleri kaleme alırken, çok hassas olmak gerekir.
Zonguldak'a okumak için gelmiş öğrencileri ve onların ailelerini de göz önünde bulundurmak gerekir.
Bir kaç olay üzerinden tüm öğrencileri, bir mahalleyi, bir sokağı hedef tahtasına koymak, hem o mahalle sakinlerine, hem bu kentte okumaya gelen öğrencilere hem de Bülent Ecevit Üniversitesi'ne büyük haksızlık olur.
Bu durum; Bir gazeteci mesleğini kötüye kullanıyor, millete şantaj yapıyor diye bütün gazetecileri şantajcı ilan etmeye benzer.
Bu hataya düşmemek gerekir.
Ayrıca fuhuş meselesinde, bir bölgeyi, bir mahalleyi, bir sokağı adres göstermek bu sektöre ilgi duyan, zaafı bulunan insanların da gösterilen adrese akın etmelerine neden olur.

İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün istatistiklerine göre 2018 yılında Zonguldak Emniyet Müdürlüğü uyuşturucu operasyonlarında Karadeniz Bölgesi'nde Samsun'un ardından ikinci olmuştu.
İşte asıl sorun burada.
Asıl incelememiz gereken ayrıntı bu istatistik olmalı.
Neden mi?
Bu istatistik Zonguldak'ta, uyuşturucu ticaretinin çapını gösterir.
Eğitim başarısında, üniversite kazanma sıralamasında, kalkınmada, teşvik sıralamasında yerlerde sürünen Zonguldak, uyuşturucu operasyonlarında Karadeniz'in ikincisi.
Bu başarıya rağmen 20'ye yakın insanımızı uyuşturucudan kaybetmişiz.
İşte kenti yönetenler ve biz gazeteciler bu durumu mercek altına almalıyız.
Gençlerimizi uyuşturucu ve fuhuş bataklığına iten sosyal nedenlere parmak basmalıyız.
İşin emniyet boyutu sadece bataklıktaki sivri sineklerle savaşmaktan öteye gitmez.
Emniyet, bu işin ticaretini yapanlarla mücadele ederken, yani sivri sineklerle savaşırken, kent valisi, siyasetçisi, üniversitesi, sivil toplum kuruluşları ve medyasıyla birlikte topyekun bataklığı kurutmanın bir yolunu bulmalı.
Bu arada, İncivez bölgesinde faaliyet gösteren kafeteryalar ve oyun salonlarının kapanış saatlerini kontrol altına almak, tekel büfelerinin alkol satış saatlerine uymalarını da sağlamak gerekir.
Alkol satış yasağı sonrası evlere servis alkol satışı yapıldığını biliyoruz.

Başa dönersek; Ben de başta olmak üzere İncivez Mahallesi sakinleri ve üniversite öğrencileri, mahalle üzerinde oluşturulan bu algıdan ciddi derecede rahatsız.
Uyuşturucuyla, fuhuşla anılmak istemiyorlar.
Haklılar da.
Bu sorun sadece bir mahallenin değil, tüm Zonguldak'ın sorunudur.
Bülent Ecevit Üniversitesi öğrencileri ile fuhuş ve uyuşturucuyu bir arada anmak, hem üniversitenin kurumsal kimliğine zarar verir, hem de üniversiteyi tercih edecek öğrenci sayısını olumsuz yönde etkiler.

CHP KONGRESİ'NDE SON VİRAJ
Cumhuriyet Halk Partisi'nin Zonguldak İl Başkanlığı Kongresi'nde artık son viraj dönülüyor.
İlçe başkanlarının toplantısından ortak bir karar çıkmadı.
Ama toplantı sonrası, hangi ilçe başkanının hangi adayı desteklediği netleşti.
Ereğli, Alaplı ve Kilimli ilçe başkanları Murat Pulat'ı destekleyeceklerini belirtirken, merkez ilçe, Kozlu, Gökçebey ve Devrek ilçe başkanları Hakkı Güney ismi üzerinde karar kıldı.
Çaycuma ilçe başkanı ise adaylardan Turhan Oral'ı destekliyor.
Adaylardan Murat Pulat'ın aday çıkmasındaki en büyük etken ise eski milletvekili Şerafettin Turpçu olarak kamuoyuna yansıdı.
Bilindiği üzere Turpçu, Muharrem İnce ile hareket ettiği için Kemal Kılıçdaroğlu tarafından aday gösterilmemişti.
Hal böyle olunca, 'Ereğli, Alaplı ve Kilimli ilçe başkanları Muharrem İnce ile mi hareket ediyor' sorusu geliyor akıllara.
Öyle ki CHP tabanında, Ereğli İlçe Başkanı Dr. Eylem Ertuğrul'u, Muharrem İnce'nin telefonla arayıp, adaylardan Murat Pulat'a destek istediği iddiası da konuşuluyor, tartışılıyor.
Murat Pulat'ın üst kurul delegeliği listesinde, Şerafettin Turpçu isminin yer alacağı da ortaya atılan iddialar arasında.
Yani sizin anlayacağınız bu yarış sadece il başkanlığı yarışı değil.
Bu yarış aynı zamanda genel başkanlık yarışı.
Bu yarış aynı zamanda milletvekili adaylığı yarışı.
Bu yarış aynı zamanda Parti Meclisi adaylığı yarışı.
Bu yarış aynı zamanda belediye başkanı adaylığı yarışı.
Bu telaş, bu kargaşa, bu mücadele bundan kaynaklanıyor.
Mesela adaylardan Murat Pulat kazanırsa, Şerafettin Turpçu üst kurul delegesi olduğu an, Muharrem İnce'nin de desteğini arkasına alarak, büyük ihtimalle Parti Meclisi Üyesi olmak için kolları sıvayacak.
Yani sizin anlayacağınız, bu kongrede delegeler dışında herkesin bir hesabı var.
Bakalım kimin hesapları tutacak.


 

YORUM EKLE