Toplumsal Tsunami: Madde Bağımlılığı Sorunu

İnsanlık tarihi ile başlayıp yüzyılımıza damgasını vuran ve 2018 yılı biterken hala önemli bir toplumsal sorun olan madde bağımlılığı belası evde, okulda, işyerinde, sokakta ne yazık ki sıklıkla karşımıza çıkmakta ve pek çok kişinin canını yakmaktadır. Bir sağlık dramı ya da toplumsal tsunami desek sanırım yanlış olmaz.

Madde bağımlılığıyla yapılan mücadelede 2017 yılı kamu harcamaları 1 milyar TL' ye yaklaşmıştır. Alo 191 Uyuşturucu ile mücadele danışma ve destek hattından 2017 yılı için destek alan yaklaşık 50 bin kişinin yarısı bu beladan kurtulmak için tedavi talebinde bulunmaktadır.

Ülkemizde halen 57 ilde bulunan 100 merkezde, madde bağımlılığı nedeniyle geçen yıl ayaktan tedavi edilen kişi sayısı 211 bin ve hastanede yatırılarak tedavi olan kişi sayısı 13 bin civarındadır.

Tedavi görenlerin yüzde 95' i erkek olup bunların yaklaşık yarısı 19 yaş altı genç veya çocuk yaştaki bağımlılardan oluşmaktadır. Yüzde 86' sının lise altı okul seviyesinde olması bu çağda hala akıl almaz bir eğitim eksikliğini gözler önüne sermektedir.

Yıl içinde 120 bin kişi uyuşturucu ile ilgili olarak güvenlik güçlerince yakalanmış, bunların % 77'si kullanıcı olduklarını ifade etmişlerdir. Tüm kişiler değerlendirildiğinde yüzde 66' sının düzenli bir geliri yoktur.

Madde kullanımı ile ilişkili bozukluklar iki gruba ayrılır:

İlki madde kullanım bozuklukları,madde bağımlılığı ve maddenin kötüye kullanımı; ikincisi ise madde kullanımının yol açtığı bozukluklar yani madde kullanımının yol açtığı zehirlenme, madde yoksunluğu, deliryum, kalıcı demans, psikotik bozukluk, duygu durum bozukluğu, anksiyete bozukluğu, cinsel işlev bozukluğu ve uyku bozukluğudur.

Bağımlılık yapan maddelerin ortak özellikleri;

1. Uyuşturucu madde alındığında davranış, düşünce ve duygu durumunda değişme yapar; bağımlılık yapıcı maddeler her ne kadar farklı özellikli olsalar da tümünün insan beyni işlevlerinden duygu, düşünce, tutum ve davranışlar üzerinde etkileri hemen hemen aynıdır.

2. Alan kişi kısa süreliğine gerçeklerden kopar; maddeler ilk alındığı zaman ortaya çıkan rahatlama, yatışma, keyif alma, sarhoşluk, uyarılma, hayal alemine dalma, hoşnutluk ve bunun gibi birçok belirtiler nedeni ile kişi dış dünya yerine bu sahte hayal ortamını tercih etmeye başlayabilir. Bu durum kişinin gerçeklerden kopmasına yol açar.

3. Kişi karşı koyulması çok zor bir istek ile madde arama davranışı içine girer; bu madde kullanımı ile elde edilen sahte iyilik halini tekrar tekrar elde etme isteği o maddenin daha sık kullanılma isteğini doğuracağı için kişi karşı koymakta zorlandığı bir istekle o maddeyi arama davranışı içine girer.

4. Giderek alınan maddenin miktarı artar; kişi maddeyi kullanma sıklığını ve kullandığı miktarını gittikçe artırmak zorunda kalır. Çünkü gittikçe alınan doz ve sıklık, ihtiyaç duyulan sahte iyilik halini oluşturamayacaktır.

5. Tüm bu sözü edilen süreçler bir araya geldiği zaman ise sonuç bağımlılık gelişir.

Madde bağımlılığının insan bedeni üzerindeki etkileri şunlardır:

Zeka seviyesinde gerileme, hafıza, dikkat, koordinasyon ve kontrol kaybı, korku ve öfke, hafızanın erimesi, solgun cilt ve ciltte kırışıklık, döküntü ve sivilceler, cilt yaşlanması, nefes darlığı, akciğer hastalıkları, ağız kokusu ve gırtlak kanseri, diş çürümeleri, diş eti hastalıkları, diş kaybı, enfeksiyon hastalıklarına meyil, kalp krizi, koma ve ölümdür.

Bütün maddeler kişiye ilk defa teklif edilirken sigara içinde veya sigaraya benzetilerek sunulur. Ancak uyuşturucu sigaradan çok farklıdır. Kişinin zaafına göre bu maddenin teklif ediliş şekli de değişiklik gösterir. Mesela kendini ifade etmekte zorlanan birisi “Al, bu maddeyi kullan, kız ya da erkek arkadaşına kendini daha kolay ifade edeceksin” gibi sözlerle ikna edilmeye çalışılır. Madde insanı daha cesur yapmaz.

Madde kullanım süreci gencin sosyal çevresindeki değişimle başlar. Kişinin bu maddeleri ve zararlarını bilmesi çoğu zaman akran baskısının direncini kırmaya yetmez.

Madde bağımlılığı sürecinde ilk adım merak ve denemedir. Maddenin denenmesine kadar kişide merakın yanı sıra korku da mevcuttur. “Bir kereden bir şey olmaz” diyerek ilk denemeyi gerçekleştirdiğinde korku azalır. İlk teklif çoğu zaman yakın bir arkadaştan gelir. Maddenin zararlarını herkes bilir ve kimse tek başına kullanmaya cesaret edemez. Bu maddelerin nasıl kullanılacağını insana ancak güven duyduğu biri öğretebilir. İlk kullanım ile diğer kullanımların da önü açılır. Merak ve korku aşamasında sigara ve alkol kullanıp kullanmamak da belirleyici bir faktördür. Sigara ve alkol kullanmayanların diğer maddeleri kullanma ihtimalleri daha düşüktür.

Kişi her seferinde bir daha denemeyeceğine dair kendine söz verir ancak çoğu zaman bu mümkün olmaz. Öte yandan bağımlı olduğunu asla kabullenmez. Yetişkin gözetiminden ve sosyal kontrolden uzak bir yaşam sürmeye başlayarak, madde kültürünü yaşam tarzına dönüştürür. Alışmaya ve bağımlı olmaya doğru ilerler.

Ergenlik bireyin çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı dönemdir. Ergenlik süreci değişim demektir. Her türlü riskli davranış bu dönemde gözlenebilir. Uyuşturucu madde kullanımı da bu dönemde ergenlerin denemiş oldukları davranış değişikliklerinden sadece birisidir.

ABD’de 12-17 yaşlarındaki gençlerin yaklaşık olarak dörtte birinin yasadışı ilaç kullandığı, 17 yaşındaki ergenlerin üçte birinin sigara içtiği, 13 yaşındaki erkeklerin üçte birinin, kızlarınsa dörtte birinin alkol kullanımını denediği bilinmektedir. Sigara ya da alkol kullanan ergenlerin sigara içmeyenlere göre uyuşturucu kullanımı açısından 65 kat fazla risk taşıdığı ortaya konmuştur.

Madde Kullanımına Yatkınlıkta bazı ortak özellikler bulunmaktadır;

Ailesel Özellikler; ailede madde kullanımı, psikiyatrik sağlık sorunu olan aile üyeleri, geniş ve kalabalık aileler, aile içi stresin fazla olması, aile içi şiddet, parçalanmış aileler, ebeveynlerden birisinin kaybı, baskıcı ya da aşırı koruyucu/kollayıcı aile, idealize edilen bir ebeveynin olmaması gibi faktörler.

Çevresel Faktörler; gelir durumu, uygunsuz barınma ve sağlık koşulları, işi olmamak, madde kullanımının yüksek olduğu muhitlerde yaşamak gibi faktörler.

Davranış Sorunları; duygularını ifade etmede güçlük, aşırı duyarlılık, stres ile başa çıkmada yetersizlik, ilişki kurmakta güçlük, özgüven düşüklüğü, isyankarlık, otoriteye tahammülsüzlük, dürtüsellik, kendini kontrol edememe, okul başarısızlığı, saldırgan davranışlarda bulunma, içe dönüklük, suç işlemeye yatkınlık, psikiyatrik sorunlar.

Olumsuz Ergenlik Deneyimleri; özgüven eksikliği, başarısızlık duyguları, umutsuzluk, aile bireyleri ile kötü ilişkiler, değer görmemedir. İnsan bilmediği bir şeyi yapmaya karşı güçlü bir direnç gösterir. Bu direnci kıracak en güçlü anahtar “Bir kereden bir şey olmaz” benzeri söylemlerdir. “Sen olmazsan buranın tadı tuzu kaçar.”, “Gidersen bir daha yüzüne bakmam.”, “Ne olur, hatırım için bir kez... Beni kırma!”, “Kesinlikle seni bırakmayız!”, “Hadi süt çocuğu sen de!”. Bu gibi cümlelere prim verilmemedir.

Aşağıdaki cümlelerle kişiler baskı altına alınırlar.

“Benim iradem güçlüdür, ben bağımlı olmam”; herkes bağımlı olabilir. Bunun irade güçlülüğü ya da zayıflığı ile bir ilişkisi yoktur. Bu inanç, madde kullanmaya başlamanın ilk adımıdır. Bağımlılık potansiyeli yüksek olan maddeler dışında bağımlılık, maddenin bir süre kullanımı ve bu davranışın pekiştirilmesi sürecinde oluşur.

“Ara sıra kullanmakla bir şey olmaz”; bağımlılık yapıcı maddeler, ara sıra kullanılsa bile vücuda hızla zarar verir ve ara sıra kullananların çoğu bağımlı hâle gelir.

“Herkes kullanıyor, bir şey olmuyor ya da gençlikte olur böyle şeyler,dener bırakır. ”; insanların ve gençliğin büyük çoğunluğu bu çeşit maddeleri kullanmamaktadır.

“Ottur, zararı yoktur, bağımlılık da yapmaz ya da bir kere kullanmaktan bir şey çıkmaz”; ilaçlar da bitkilerde yapılır ancak hekim dışı kontrolsuz ve uygunsuz kullanımında tedavi edici ilaçlar bile öldürücü zararlar verebilirken bu tür bağımlılık yapıcı zararlı bitkiler şiddetli psikolojik yoksunluk belirtileri ortaya çıkararak çok kuvvetli ruhsal bağımlılık oluşturur ve öldürücü olabilir.

“Sadece zayıf ve iradesiz insanlar bağımlı olur ya da benim çocuğum böyle şey yapmaz”; kişi, zayıf olduğu için bağımlı olmaz. Bağımlı olduktan sonra zaman içinde zayıf bir insan hâline gelir. İradenizi bu tür maddelerle test etmeyiniz. Madde kullanımı irade ile ilişkisizdir, çoğu kez deneme ile başlar ve pekiştirilmiş bir davranış haline gelir. Hayatının birçok alanında iradeli davranabilen kişilerde de bağımlılık gelişebilir. Çoğu birey bu davranışı kontrol edebileceği inancı ile davrandığı için yardım almada gecikebilmektedir.

“Çocuğum tedavi olunca bir daha asla kullanmaz”; deneme ve kötüye kullanım aşamasındaki gençler için kullanımı tetikleyen faktörleri tespit ve kontrol bu sonucu sağlayabilir. Ancak bağımlılık gelişen bireylerde, bağımlılığın tekrar edici bir hastalık olması sebebi ile her zaman bu sonuca ulaşmak mümkün olmamaktadır.

Kişi, bağımlı olduğunu fark ettiğinde veya madde kullanan diğer kişilerin telkinleri nedeniyle düzelemeyeceğini düşünerek tedaviye başvurmaz. Ve kendini bir madde bağımlısı kabul ederek madde odaklı bir yaşama başlar. Bu aşamada bağımlı kişi gerekli parayı sağlayabilmek için her türlü suçu işleyebilir. Ne yazık ki kendi veya başkasının hayatına son verebilir. Lütfen kendinizi yalnız ve çaresiz hissetmeyiniz, yardım istemekten ve profesyonel destek almaktan çekinmeyiniz.

Uyuşturucu bağımlılığı bir sağlık sorunudur. Tıpkı şeker hastalığında olduğu gibi tedavi edilmezse ömür boyu sürebilen kronik bir hastalıktır. Ancak kişi bu hastalığını kontrol altına alabilir ve hayatına devam edebilir. Ancak bazen içsel ve dışsal faktörlere bağlı olarak hastalık alevlenebilir ve tekrarlayabilir.

Tüm uyuşturucu bağımlılarının tedaviye ücretsiz ve hızla ulaşması sosyal devletin bir sorumluluğu olarak kabul edilmelidir. Başta Sağlık, Aile, Çalışma ve İçişleri Bakanlıklarının, Yeşilay'ın ortak çabaları büyük önem arz etmekle birlikte kişinin kendisi, aile ve sosyal çevresinin katkıları olmazsa başarıya ulaşmak hiç de kolay olmayacaktır.

Bağımlılık aklı ve iradeyi çalışmaz hale getirir ve bu nedenle uyuşturucu özgürlüğün sonudur. Madde bağımlılığından korunmanın en kolay yolu hiç başlamamaktır.

Destek ve daha ayrıntılı bilgi almak için en yakın sağlık kuruluşuna ve ilgili sağlık personellerine başvurabilirsiniz.

Sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmeniz dileğiyle esen kalın...

YORUM EKLE