SOKAK SİMİDİ

Simit, kahvaltı ve çay kültürünün vazgeçilmez bir unsuru.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde, siyasi bir yiyecek halini de alan Simit, kahvaltı ve çay kültürünün vazgeçilmez unsuru.

Belediye yetkililerinin simitçileri sokaklardan yok etmek için yıllarca sürdürdükleri mücadeleye rağmen bunu başaramamaları, sonunda camekanlı tezgahlarda satılmasına izin verilmesi bile simit tüketiminde toplumun vazgeçilmezi olduğunu ortaya koymuş.

Özellikle ülkemizde Çay-Simit tüketimi oldukça yaygındır. 2011 yılı rakamlarına göre, İstanbul'da 1244 simitçi kayıt altına alınmış. Bu gün bu rakam kuşkusuz çok daha fazladır.

Susamlı simidin tarihsel gelişmesine bakıldığında 1795 yılı kayıtlarında ortaya çıktığı, tarihte ilk defa 18. yüzyılda halka-i simit yerine adı almış ve daha sonra Simit'in yanındaki "halka" kelimesi kaybolarak tek başına kalmış. İlk tezgahta simitçi kaydı 1901'de karşımıza çıkıyor. 1950'lerde sadece İstanbul'da 544 simitçi kayıtlara girmiş.

Simit kültürü Avrupa ülkelerine sıçradı ve pek çok ekmek fırınlarında üretilerek tezgahlarda yerini almakta. Başlı başına sektör haline geldiğini söylemek mümkün. Doyurucu ve ucuza mal edilmesi nedeniyle, her yerde halk fırınlarında pişirilerek sokak satıcıları sayesinde şehirlerde her köşede satılır.

Peki, açıkta satışı hijyen açısından ne kadar önemli? Aslında bu sorunun cevabı, sağlık uzmanları tarafından en iyi şekilde değerlendirilir. Elinde sepet, içi simitlerle dolu satıcılara rastladığımızda gevrek görüntüsü, tadı cezbedici olsa da muhafaza edilmemiş simit tüketimi sağlığa zararlı olduğu kadar, imalathanedeki hijyeniği de çok önemli.

Belki dikkatimizden kaçıyor ama önemi oldukça fazla. Önümüzde yaklaşan yaz mevsiminde Belediyelerin ihmal etmemesi gereken bu konu dikkatlerden kaçırılmamalı diye düşünüyorum.

Sağlıklı kalınız.

YORUM EKLE